Breadcrumb
Sütaş'ta neler oluyor? 'İşçiler hak arıyor diye kapıya gübre döktüren bir patrondan bahsediyoruz'
Sancak Yıldız
Yayın Tarihi: 16.04.2022 , 10:35 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Sütaş işletmelerinde 2012 yılından beri tüm baskılara ve işten atmalara rağmen devam eden sendikalalaşma çalışmalarına karşı patronun işçi düşmanı adımları devam ediyor. Sendikal örgütlenmeye yönelik artan talepler sonrası işten çıkarmalar yeniden başladı.
İki Sütaş işçisi daha sendikaya üye olmalarının ardından işten çıkarıldı.
Sendikalaşma çalışmasının başladığı günden bu yana işten atılan işçilerin sayısı 100’ü geçmiş durumda.
On yılı aşkın süredir aralıklarla da olsa devam eden sendikal örgütlenme sürecinde patronun hak gaspları ve sendika tahammülsüzlüğü, ilk günkü gibi devam ediyor.
Sütaş işçileri düşük ücret ve kötü çalışma koşullarına karşı 2012 yılında anayasal haklarını kullanarak Tek Gıda-İş Sendikası’na üye olmaya karar vermişti. Patronun bu süreci durdurma çabalarına karşı Sütaş işçileri 2014 yılında yasal çoğunluğu sağlayarak yetki alacak aşamaya kadar gelmişti.
Bu süreçte patronun işçilerin örgütlüğüne karşı attığı adımlar iyice hızlanırken, işçilerin yanıtı direniş olmuştu.
Sütaş işletmelerinin sahibi Muharrem Yılmaz, işçiler hakları için eyleme başlayınca çareyi direniş çadırının kurulduğu yere gübre dökmekte bile aramıştı.
İşçiler sendikalı oldukları için oturdukları yere gübre döktüren Yılmaz, aynı dönemde TÜSİAD’ın da başkanlığını yürütüyordu.
Karacabey fabrikasının önüne gübre döktürmekle kalmayan Yılmaz, Aksaray’da ise Valilik vasıtasıyla sendika yetkililerinin fabrika bir yana, organize sanayi bölgesine bile girmesini yasaklatmıştı.
'Bu mücadele sadece Sütaş işçilerinin değil, tüm işçi sınıfının mücadelesidir'
Takip eden yıllarda da işçilerin hak mücadelesini ve örgütlenme çalışmalarını engelleyen Sütaş'taki son durumu Tek Gıda-İş Sendikası örgütlenme uzmanı Suat Karlıkaya ile konuştuk.
Sütaş işçilerinin örgütlenme mücadelesi uzun yıllara dayanıyor. Bugün yeniden işçi çıkarmalarla gündemde Sütaş. Neler oluyor?
Son dönemde artan işçi hareketleri bu noktada önemli bir sebep. Ayrıca işçilerin aldıkları ücretlerle geçinememeleri Sütaş işletmelerinde üyelik olarak döndü bu süreçte.
Bugün geldiğimiz noktada üyelik artışları başlayınca Aksaray fabrikasında üyelerimiz işten çıkartılmaya başlandı.
Kaç işçi işten çıktı peki?
Perşembe biri, Cuma günü diğeri olmak üzere iki arkadaşımız peş peşe çıkarıldı.
Sütaş örgütlenmesinin evveliyatı da var ama. Bugüne kadar, Sütaş’ta yüzün üzerinde işçi davamız oldu ve eklemeliyim ki yine 100’ün üzerinde dava kazandık burada.
'İşçiler hak arıyor diye kapıya gübre döktüren bir patrondan bahsediyoruz'
Sayı çok yüksek. Dün böyle davranan patronun bugün de bu sayıyı artırmasını bekliyor musunuz?
İşçiler hak arıyor diye kapıya gübre döktüren bir patrondan bahsediyoruz. Bu tavırda bir işverenden ne beklenir ki?
Peki içeride durumlar nasıl?
Burada biriken yıllara dayanan deneyim ve örgütlenme emeğimiz var. Bunlara ek olarak da tabii ki son süreçteki yoksullaşma ve geçinememeye duyulan öfkeden dolayı üyelikler ivme kazandı.
Bundan sonrası için nasıl bir mücadele süreci yürütmeyi düşünüyorsunuz?
Bundan sonraki süreç adına net olarak şunu büyük harflerle söyleyebilirim. Biz Tek Gıda-İş Sendikası olarak ne mücadeleden ne de örgütlenmeden asla vazgeçmeyeceğiz.
Bir de bizim Sütaş yönetiminden beklediğimiz işçilerin anayasal haklarına saygı duyulması.
Aksi taktirde mücadeleyi sadece örgütlenme alanında değil eylem alanında vermekten de kaçınmayacağımızı belirtmek isteriz.
Çünkü; bu sadece Sütaş işçilerinin mücadelesi değil. Ülkemizde işçiler haklarını aradıkları zaman hep aynı muameleye maruz kalmaktadırlar.
İşverenler sendika üyelerini işten atıyorlar, sonra mahkeme bir ceza veriyor. Bu ceza maddi olduğu için işveren kolaylıkla ödüyor ve sendikalaşmanın önüne geçiyor. Artık bunların önüne geçmeliyiz. Hep beraber kazanana kadar mücadele etmeliyiz.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
