Sayfa yolu
Süleymancılar soruşturması: Çocuklar valizli kurye yapılıp yurtlara sokuldu, iktidar tarikatı aklama derdine düştü
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 18.08.2026 , 12:06 Güncelleme Tarihi: 18.08.2026 , 12:09
AKP iktidarı "cemaate yönelik değildi" diyerek "suç örgütü" olarak lanse etmeye çalıştığı Süleymancılar'a operasyonla ilgili detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor.
Yandaş Yeni Şafak, "grup üyeleri" dediği cemaat mensuplarının "gizli haberleşme uygulaması"na dikkat çekti. Buna göre kullanılan "Glopper" isimli uygulama, örgütün üst yönetimine özel, kapalı bir haberleşme ağı olarak tasarlandı. Uygulamaya 3 kademeli doğrulamayla girilebildiği, Google Play ve App Store’da kaydının bulunmadığı belirlendi.
Glopper’ın belirli kişilerin telefonlarına özel yöntemlerle yüklendiği değerlendirildi. Soruşturma kapsamında araştırılanlar arasında uygulamada şüpheli ticari işlemler, para transferleri ve örgütsel faaliyetlerin koordine edilip edilmediği araştırılıyor.
Romanya'dan kontrol edilen para trafiği
Sabah'tan Halit Turan ise haberinde, soruşturma kapsamında ifadesi alınan itirafçılara yer verdi. Romanya'daki döner zincirine bir dönem ortaklık yapan G.K, ifadesinde, Romanya sorumlusu Ahmet Uğur Pakcan'ın, örgütün kara para trafiğini yönettiğini söyledi ve yöntemlerini anlattı.
Kuriş'in "sağ kolu" olduğu söylenen tutuklu Ahmet Uğur Pakcan, örgütün Romanya sorumlusu ve tüm Balkanlar operasyonlarının kilit ismi olarak anıldı.
'Çocuklar para transferi için kullanıldı' iddiası
Çocuk tacirliği yaptığı ortaya çıkan Süleymancılar'ın öğrencileri para aktarımı için de kullandığı iddia edildi.
İtirafçı G.K.'nin ifadesine göre, örgütün finansal ve ideolojik merkezi haline getirilen yurtta kalan öğrenciler, Türkiye'ye tatile gönderilerek para transferi yapıldı.
İddiaya göre, İstanbul'da yapılanmanın avukatı M.A'nın yanına yönlendirilen öğrencilerin valizlerine, gizlice yüklü miktarda dolar, avro ve sterlin yerleştirildi.
Habere göre, öğrencilere "Valizleri Romanya'ya varana kadar açmayın" talimatı verildi. Kaçak yollarla çıkarılan Bükreş'e götürülen paralar, örgüt yöneticileri tarafından teslim alınarak sisteme sokuldu.
G.K. ifadesinde, "Romanya'da ortak olduğum döner zincirine gittiğimde, ortağım olan döner dükkanlarından birini işleten arkadaşım ile 'Süleymaniye Eğitim Kültür Vakfı' yazan işyerine gittik. 15'e yakın Türk iş adamı vardı. Orada Pakcan ile tanıştım. Yurtta geçirdiğim sürede öğrencilerle sohbet etme imkânım da oldu. İsmi Emre olan bir öğrenci ile konuştuk. Emre bana 'Her perşembe yapılanma üyeleri toplanıp hükümete beddua seansı yaparlar' dedi. Ortağım olan arkadaşıma bunu sordum. O da beddua seanslarını doğruladı" ifadelerini kullandı.
Tanık, Bolu Gövem Köyü mevkisindeki "Binbir Evler Villa Sitesi"nin örgütün koordinasyon merkezi olduğunu ve illegal toplanan paraların burada istiflendiğini öne sürdü.
Pakcan'ın Kuriş'in talimatıyla "Fetullah Gülen'in cenazesine katıldığını ve bu durumun yurtdışı giriş-çıkış kayıtlarıyla da sabit olduğunu" da belirtti.
Cemaatin AKP'li kanadının 'Denizolgun öldürüldü' iddiası
Daha önce de konuşulan bir iddia soruşturmayla birlikte yeniden gündeme geldi.
Önceki gün eski AKP Milletvekili ve Ahmet Arif Denizolgun’un yeğeni Fatih Süleyman Denizolgun’un, amcasının ölümünün aydınlatılması için Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’na başvurduğunu açıklamasının ardından, dosyaya ilişkin bir ifade ortaya çıktı.
Doğduğundan beri tüm akrabalarıyla birlikte cemaat içinde bulunduğunu belirten Rüstem Şahin ifade verdi. Şahin, tarikatın asıl lideri Kemal Kaçar’ın ölümünden sonra başa geçen Ahmet Arif Denizolgun’un öldürüldüğünü iddia etti.
8 Eylül 2016’da İstanbul Beykoz’daki çiftlikte rahatsızlanan Denizolgun’dan 36 saat haber alınamadığı, sonrasında hastaneye kaldırıldığı ve burada beyin kanaması sonucu öldüğü belirtiliyor. Olayla ilgili verdiği ifadede Şahin, şunları kaydetti:
Denizolgun 2016 yılında Beykoz'da at çiftliğinde öldürüldü. Öldürüldü diyorum çünkü bu olay yaşanmadan önce cemaat mensubu Doktor Hakan Rauf Tüfekçi’nin arkadaşı İsmail Ünal bana, Kuriş'in Tüfekçi’ye ‘Beni cemaatin başına getirecekler, benim altyapım yok’ diye dert yandığını söyledi. Benim şüphem, dayısının öldürüleceğinden Alihan Kuriş’in haberi vardı.
'İmamoğlu’ndan CHP'yi desteklemek üzere kayıt dışı yüklü miktarda para aldı'
Ekrem İmamoğlu’ndan CHP'yi desteklemek üzere kayıt dışı yüklü miktarda para aldı. Bunun karşılığında seçimlerde Antalya başta olmak üzere tüm Türkiye'deki cemaat mensuplarının olduğu yerlerde herkesten CHP'yi desteklemelerini istedi. İmamoğlu’ndan oy vaadiyle almış oldukları parayı kayıt dışı olarak yurtdışına çıkardılar. Medyada belirtilen 100 milyar TL, devletin tespit edebildiği miktar ve çok az. Kayıt dışı olarak yıllarca toplanan para yurtdışına çıkarılmıştır.
'Ulaştırma Bakanlığı yapmıştı, Adli Tıp Raporu'nu verenler arasında FETÖ'cü doktorlar vardı'
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi de Denizolgun’un ölümünü bugünkü köşesine taşıdı ve ölümünün şüpheli olduğunu söyledi. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuyla ilgili yürütülen bir soruşturma olduğunu hatırlatan Selvi, şu ifadeleri kullandı:
Arif Ahmet Denizolgun bir dönem Refah Partisi’nden milletvekilliği yaptı. Meclis’te saygınlığı olan bir isimdi. Ulaştırma Bakanlığı yaptı. Devleti de siyaseti de cemaatleri de tanıyan bir isimdi. Arif Ahmet Denizolgun’un hayatının son dönemlerinde Süleymancılar’ın finans sistemini yönetenlerin FETÖ’yle ilişkilerini tespit ettiği söyleniyor. Antalya’da yapılan toplantıda, 'Siz bana ihanet ettiniz. Ben sizinle beraber değilim' diyerek toplantıyı terk edip Beykoz’daki evine döndüğü söyleniyor.
Kayıtlara normal ölüm olarak geçti. Ama kardeşi ve yeğeni buna itiraz etti. Adli Tıp raporunu veren heyet içinde daha sonra FETÖ’cü olduğu tespit edilen doktorların olduğu ortaya çıktı.
Selvi, "Bunlar klasik bir dini cemaat değil. Zaten İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin belirttiği gibi, zaten bu operasyon Kuran eğitimi veren Süleymancılar’a yönelik yapılmış bir operasyon değil. Alihan Kuriş suç örgütüne karşı yapılmış bir operasyon" sözleriyle yandaş medya gibi cemaati aklama işine de girişti.
"Bu operasyon, Türkiye’ye operasyon yapan uluslararası istihbarat servislerine verilmiş bir mesajdır. Adamını tanıyoruz, sobelendiniz, kulağından tuttuğumuz gibi içeri attık mesajıdır" diyerek cemaatin Almanya ayağına da dikkat çekti.
Cemaatin AKP kanadının başındaki isim: 'Camianın tabanının çoğu masum'
Cemaatin AKP'li ismi olan ve Kuriş'in karşısında yer alan Fatih Süleyman Denizolgun ise yandaş Türkiye gazetesine konuştu. Tutuklanan Alihan Kuriş’in Türkiye’ye ihanet eden bir aparat olduğunu söyleyen Denizolgun, "camianın tabanının çoğunun masum olduğunu" öne sürdü. "Provokasyonlara alet olmasınlar. Devletimize ihanet içine girmesinler" dedi.
Çocuklara ne oldu?
Yandaş medya, operasyonun "mali" kısmına odaklanırken iktidarın göz yumduğu tarikatların çocuk tacirliği bir kez daha çarpıcı şekilde ortaya saçıldı.
Yurtlara yerleştirilen yabancı çocuklardan, turist vizesiyle Türkiye'de tutulmalarından, para transferi için kullanılmalarından bahsedildi ama çocukların akıbetinden söz edilmedi.
Yurtdışından Türkiye'ye getirilip yurtlara yerleştirilen öğrencilere ne olduğu bilinmiyor.
"Biz herhangi bir tarikata operasyon yapmadık" diyen iktidardan henüz bir ses çıkmadı.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
İLGİLİ HABER
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.