Sayfa yolu
SPK borsa krizinde topu eski yönetime atmaya çalıştı: ‘Başkan değişiminden sonra hızlandık’
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 18.09.2026 , 17:28 Güncelleme Tarihi: 18.09.2026 , 17:32
Borsada yıllardır büyümesine göz yumulan balon patladı.
Olağanüstü getiri oranları sunan ve topladıkları paralarla kısa süre içerisinde Türkiye’nin en değerli holdingleriyle yarışır hale gelen portföy şirketlerinin bu zenginliği spekülasyon ve manipülasyona borçlu oldukları ispatlandı.
İspatlandı, çünkü hisselerdeki büyümenin suni olduğu herkes tarafından bilinen ve zaman zaman da dile getirilen bir gerçekti.
Bu yüzden kriz patlak verdiğinde akıllara aynı soru geldi: Şirketleri denetlemekle yükümlü olan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) “dur” demek bunca yıl neyi bekledi?
SPK bu soruya kendince yanıt verebilmek için bu sabah bir açıklama yayımladı.
İhaleyi eski yönetime yıkmayı denediler
Açıklamada aslında balona iğneyi batıran SPK düzenlemesinin nasıl hazırlandığı anlatılıyor. Böylece “biz zaten üzerimize düşeni yerine getirmek için uğraşıyorduk” mesajı verilerek kurum aklanmaya çalışılıyor.
Metinde en çok dikkat çeken ise şu kısa cümle oldu:
“Bu süreçte, Mayıs 2026 tarihinde Kurulumuz Başkanlığında yaşanan değişimden sonra, çalışmaları devam etmekte olan Rehber Taslağının hazırlıkları aralıksız sürmüştür.”
Mevcut SPK yönetimi, bu cümleyle gecikmenin faturasını eski yönetime kesti.
2022’de SPK Başkanlığına getirilen İbrahim Ömer Gönül’ün 4 yıllık görev süresi 18 Nisan’da sona ermişti. Yerine 9 Mayıs tarihinde Mahmut Sütçü atanmış, Haziran ayında da üst yönetim değişmişti.
Sütçü yönetimi, bugün yaptığı açıklamada söz konusu düzenlemeye 2025 sonundan itibaren ihtiyaç duyulduğunu ancak hazırlıkların yönetim değişikliğinden sonra hızlandırıldığını söyledi. Başkanlık koltuğundaki değişimden bir ay sonra düzenlemenin SPK tarafından onaylandığı ve adım adım uygulanmaya başlandığı kaydedildi.
Ancak bu savunma mevcut eleştirilere yanıt vermekten bir hayli uzakta.
Çünkü borsadaki serbest fonlarda gözlenen hareketlilik 2025 yılının son aylarından çok daha öncesine uzanıyor. Üstelik tüm bu süreç boyunca Mahmut Sütçü SPK’nın ikinci başkanıydı.
Öte yandan SPK'nın "harekete geçtik" dediği tarihler ile uluslararası finans sermayesinin tehditle karışık uyarıda bulunduğu tarihlerin aynı olması tesadüften ötesine işaret ediyor.
İktidarın sansür kararı sonrası açtığımız yeni X hesabımızı https://x.com/soLPortal2026 adresinden takip edebilirsiniz. Bu saldırılara boyun eğmeyeceğiz. Yanımızda olmak, desteğinizi sunmak için soL'a abone olun.
Bu noktaya nasıl gelindi?
Borsadaki kriz yatırım fonlarında patlak verdi. Bu fonlar binlerce kişinin paralarını bir araya getirdikleri ortak bir havuz gibi görülebilir. Havuzu oluşturan portföy şirketleri biriken parayı hisse senetlerine, altına veya farklı finansal araçlara yatırarak değerlendiriyordu. Burada amaç paranın değerini korumak ve kısa yoldan kazanç sağlamaktı.
Fakat bazı özel fonlarda görülen uçuk rakamlar son yıllarda dikkat çekiyordu.
Örneğin geçen yıl Ağustos ayında elindeki 1000 lirayı enflasyon karşısında erimemesi için faize yatıran bir kişi tam bir yıl sonra, yani kriz patlak vermeden hemen önce 320 lira getiri elde etti. Aynı dönemde doların getirisi 170 lira, altının getirisi 530 lira oldu. Krizin merkezindeki şirketlerden Tera Portföy’ün bir numaralı fonu ise bu süreçte tam 6710 lira kazandırdı.
Elbette yoksul emekçilerin bu oranda kazanç elde etmesine izin verilmedi. Zaten tezgah, yüksek getiri oranları vaat ederek yurttaşın cebinde kalan son kuruşa el konulması üzerine kuruluydu.
Kim kazandı, kim kaybetti?
Her şey, dışarıdan yeni yatırımcı almayan, kapalı kutu fonlarla başlıyordu. Bu fonlar, borsada işlem gören ve halka açıklık oranı son derece düşük olan bazı şirketlerin hisselerini topluyordu. Ardından, kendi aralarında yaptıkları küçük ve kontrollü alımlarla bu hisselerin fiyatını yavaş yavaş yukarı tırmandırıyorlardı.
Bu sırada işin reklam boyutu devreye sokuluyordu. "Bu hisse uçacak" söylentileriyle heyecanlanan küçük yatırımcı, yüksek kazanç vaadiyle adeta ateşe çekiliyordu. Değeri yapay olarak göklere çıkarılan bu fonlar nihayet halka açıldığında, binlerce insan büyük bir ümitle içeri dalıyordu. Oysa tezgahı kuran uyanıklar çoktan ceplerini doldurup masadan kalkmıştı bile. Gerideyse ne zaman patlayacağını bilmedikleri bir balonla baş başa kalan yurttaşlar kaldı.
Ne var ki SPK'nın 28 Ağustos'ta duyurduğu düzenlemeler, yeni kurallar getirerek ilk deliği açtı. Sadece birkaç gün içinde sistemden yüz milyarlarca lira buhar olup gitti.
Borsayı çöküşe sürükleyen para çıkışını durdurmak için 7 şirkete ait 223 fon işleme kapatıldı. Tam 932 bin kişinin katıldığı bu fonların toplam değeri 1,1 trilyon lira. Bu paranın yarısı krizde başı çeken Tera ve Pusula’nın fonlarında.
Faturayı halka ödetecekler
Krizin yarattığı tahribatı giderme görevi devlete düştü. Şimdi batık fonlardaki tüm varlıklar bu iş görevlendirilen Ziraat Bankası ve İş Bankası tarafından tek tek satılıp nakde çevrilecek. Ardından da parasını geri alabilmek için bekleyen yüzbinlerce insana payları oranında ödeme yapılacak.
Fakat hisselerin büyük kısmı, gerçeği yansıtmayan, yapay olarak şişirilmiş kağıtlardan ibaret. Bu hisseleri elden çıkarmaya başladıklarında değerleri tıpkı bu hafta olduğu gibi çakılacak. Doğal olarak fonlar da eriyecek. Yurttaş ise parasını hem günlerce bekleyerek hem de epey azalmış bir halde geri alabilecek.
Pusula Holding bünyesindeki Katılımevim ve Birevim’e peşinat vererek borçlanmış çok sayıda yurttaş var. Bu iki kurum da kamuya ait Emlak Katılım tarafından satın alınacak.
Ayrıca borsadaki düşüşe set çekebilmek için Ziraat Portföy ve Varlık Fonu'nun kaynakları kullanılarak borsada yüklü miktarlarda hisse alımı yapıldı. Merkez Bankası ise bankalararası piyasada para musluklarını açarak yaşanan likidite krizini hafifletmek için düğmeye bastı.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.