Sayfa yolu
SÖYLEŞİ | Karaoğlu: Patronlar çok kazanıyorsa, çok sömürdüğü içindir
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Sancak Yıldız
Yayın Tarihi: 22.06.2022 , 10:45 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Esenler'deki bir A101 mağazasında çalışan 26 yaşındaki Muhammed Ali Yaşar, geçtiğimiz günlerde depoda çıkan yangın sonrasında hayatını kaybetmiş, yaşanan iş cinayetine ilişkin açık ihmallerin ortaya çıkması sonrasında tepkiler artmıştı.
Sadece yeni mağaza açma duyuruları paylaşan market zinciri, bir işçinin ölümününün ardından tek bir açıklama dahi yapmadı.
Esenler A101 mağazasında yaşanan iş cinayeti sonrasında yeniden gündeme gelen market emekçilerinin çalışma koşulları, ücretleri ve sorunlarına dair çözüm yollarını Birlik Sendikası Genel Başkanı Zehra Güner Karaoğlu ile konuştuk.
'İş cinayetlerinin tamamı önlenebilir kazalardan kaynaklanıyor'
Geçtiğimiz günlerde genç bir market emekçisi çalıştığı marketin deposunda hayatını kaybetti. İşçi ölümleri, iş cinayetleri giderek artıyor. Öncelikle bu başlıkta neler söylersiniz?
Her şeyden önce bir işçinin önlenebilir bir kazadan ölmesi kabul edilemez. İş cinayetlerinin tamamı önlenebilir kazalardan kaynaklanıyor. Kazalar ise alınmayan önlemlerden.
O kadar çok duyar olduk ki, sanki yalnızca tek sorumlu işçiymiş gibi davranılıyor, söyleniyor.
Bu durum patronların almadıkları önlemlerin sorumluluğunu işçinin üzerine atmasını kolaylaştırıyor.
Oysa bir işyerinde, tüm önlemleri almaktan patronlar sorumlu. İşçilerin uzun sürelerle çalıştırılmaları, verim artıracağız diyerek işçilerin iş yüklerinin artması da iş güvenliğini ve işçilerin sağlıklı koşullarda çalışmasını etkiliyor.
'Büyüme rakamları, işçilerin kölelik koşullarında çalıştırılmasının üzerinde yükseliyor'
Market işçileri pandemiyle birlikte birçok başlıkta büyük hak gaspları yaşadılar, yaşıyorlar. Bu ve benzeri ölümlerin burayla ilişkisi ne düzeyde sizce?
Perakende sektörü özellikle gıda perakendeciliği ve buna bitişik gelişen lojistik sektörü de, pandemi döneminde büyümeye devam eden sektörlerden oldu. Perakendecilik Türkiye’de ve dünyada hizmet sektörünün en önemli kollarından birini oluşturuyor. Ayrıca, gıda sektöründeki perakendecilik, tedarik zincirinin her aşamasında katma değer oluşturma yeteneğine sahip.
Market patronları da bu yılki fahiş karlardan payını aldı o zaman?
Elbette; bakın bu yılın şubat ayında açıklanan bir sektörel rapora göre, gıda perakendesi geçen yıl toplam 5 bin 272 yeni market açılışıyla pandemide tarihinin büyüme rekorunu kırmış.
Rapora göre, 2011 yılı sonunda ülkemizdeki market sayısı 12,166. 2021 yılının başında 38,387 olan toplam market sayısı yıl sonunda yüzde 13.73’lük artışla 43,659’a yükselmiş. Önümüzdeki 7 yılda en az 18 bin yeni market açılışı ve yüzde 40 büyüme beklendiği ifade ediliyor, aynı raporda.
Bu baş döndürücü büyüme rakamları, işçilerin kölelik koşullarında çalıştırılmasının üzerinde yükseliyor. Verimi artırmak için az sayıda işçi ile yoğun çalışma, uzun çalışma saatleri…. Sömürüyü artıracak her türden ağır çalışma koşulları altında çalışmak zorunda bırakılan işçiler..
Düşük ücretlerle ve her an işten çıkarılacak şekilde istihdam etme. İşte patronları stratejisi, bu.
'Patronlar çok kazanıyorsa çok sömürdüğü içindir'
Her mahalleye market açtılar. Bir işçi aynı mahallede bir haftada iki farklı markette çalışmaya gönderilebiliyor.
Düzenli bir çalışma biçimi yok çoğunlukla işçilerin.
Depoya, reyona, kasaya bakıyor, temizlik yapıyor. İşçilerin bu şekilde çalıştıranların iş güvenliği önlemlerini almasını beklemek mümkün değil.
Patronlar çok kazanıyorsa, çok sömürdüğü içindir.
Sömürüyü artırmak, karlarını katlamak, daha fazla market açmak için işçilerin; hayatı, canı değil, patrona ne kadar kazandırdığına bakar patronlar.
Market işçilerinin basına yansıyandan çok daha fazla sayıda iş kazası geçirdiğini söylemek de çok mümkün.”
'Market işçileri arasında da örgütlenmelerimiz sürüyor, işçileri, sendikamıza çağırıyoruz'
Market işçilerine dair çalışmalarınız, metinleriniz ve örgütlenme çalışmalarınız oldu, devam da ediyor. Sonuç olarak market işçilerinin sorunlarını nasıl bir anlayış ve mücadele çizgisi çözebilir, Birlik Sendikası ne söylüyor bu açıdan?
Market işçileri arasında da örgütlenmeye devam ediyoruz.
Biraz önce bahsettiğim koşullarda çalışma, market işçilerinin günlük yaşamlarını çok belirliyor.
Bu ağır koşullarda çalışan işçilerin çalışma koşullarını düzeltmek, insanca çalışma ve yaşam koşullarına ulaşmalarını sağlamak istiyoruz.
Bu koşullara öncelikle işçilerin örgütlenmesi ile ulaşabiliriz. İşçilerin birlikte hareket etmelerini sağlamak için çalışma yürütüyoruz. İşçilerin birlikte hareket etmesi çok önemli.
'Patronla işçi arasında orta yol bulmaya çalışan sendikalardan biri değiliz'
İkincisi, işçiden yana tutum belirlenmeli. Patronla işçi arasında orta yol bulmaya çalışan sendikalardan biri değiliz. İşçilerin hakları için, işçilerle birlikte mücadele ediyoruz.
Market işçileri arasında örgütlenmenin görece kolay yönlerinden biri mahallede istediğiniz markette işçilere ulaşabiliyorsunuz. İşçilerin de bize ulaşması kolay oluyor.
Market işçileri arasındaki dayanışmayı artırmaya çalışıyoruz. Bunun için belirli planlamalar yapıyoruz. Bu dayanışma ile işçilerin birlikte hareketi hak alıcı eylemlere, mücadeleye dönecektir.
Patronlar pandemide kârlarını katladı. Madem öyle, şimdi, mücadele ile market işçilerinin de kazançlarını, haklarını artırmanın zamanı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
