Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Siyaset, aşiret, ticaret: Kürt aşiretler AKP'li yıllarda yeniden güçlendi

Aşiretlere yakından bakınca AKP'nin Kürt siyasetinin fotoğrafı ortaya çıkıyor. Aşiret, siyaset ve ticaret üçgeninde ilerleyen AKP feodal yapıyı kullanırken muhalefet duruma ayak uyduruyor.

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 25.10.2023 , 08:01 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10

Geçtiğimiz gün Ağrı'nın Doğubeyazıt ilçesinde bir trafik kazası nedeniyle iki aşiretin karşı karşıya gelmesi, akıllara AKP'li yıllarda gün geçtikçe otoritesini arttıran ve yer yer kurumsal kimlikler kazanan aşiret yapılarını getirdi. En ufak siyasi bir etkinlikte sokakları kuşatıp sokağa çıkma yasakları ilan eden kolluk kuvvetlerinin aşiretlerin gövde gösterisine sessiz kalması, sürecin nasıl ilerlediğine dair ipuçları veriyor. 

Yaşanan sorunları, AKP'nin aşiretleri nasıl kullandığını ve muhalefetin sessiz kalışını çeşitli aşiretlerin içinde bulunan kişilere ve eski vekil ve yazar Mahmut Alınak ile soL için konuştuk. 

AKP Cumhuriyet'i yıkarken aşiretçiliği yeniden canlandırdı

Türkiye burjuvazisinin 1923 devrimiyle birlikte cumhuriyetin kuruluşuna eşlik eden sürecinde bazı muhalif aşiretler yerlerinden edilmiş, ekonomik ve siyasi kuvvetleri geriletilmiş ve tarımla olan bağları göçle ortadan kaldırılmıştı. Ancak bunun yanı sıra 1923 yılını takip eden süreçte Türkiye sermayesi bu işlevsel alanı değerlendirmek istemiş ve hükümetin yanında yer alan aşiretlerle ilişkilerini sürdürmüştür. Marshall Yardımları olarak bilinen kimi ekonomik katkıların bazı aşiret ağalarına gittiği ve köylülerin bunlardan yararlanmamadığı gibi örnekler tarihin hafızasındaki yerini koruyor. 

Fakat kimi "makbul olmayan" aşiretlerin etki alanının üzerine gidilirken, aşiretlerin kültürel kalıntılarına dokunulmadı. Dinci, gerici ve feodal ilişkiler devam ederken sadece bunun ekonomik ve hukuki alana sirayet etmemesine özen gösterildi. 

Bu dönemde Kürt medreseleri kapatıldı, muhalif aşiretlerin topraklarına el konuldu ve aşiret mensupları göç ettirildi. Osmanlı'nın son yıllarından itibaren bazı aşiretler ve reislerinin isimleri öne çıkmaya başladı. Kör Hüseyin Paşa Heydaran Aşireti'nde, Ferzende Bey Hesenan Aşireti'nde, Şakir Ağa Ertoşi Aşireti'nde, Halid Paşa Cibran Aşireti'nde, Bedirhan Beylerden Kamil Paşa ve Abdurrahman Paşalar Cizre'de adını duyurmuş ve çeşitli isyanlarda öne çıkmış isimlerdi. 

AKP 2000'li yılların başından itibaren cumhuriyetin kazanımlarını tasfiye ederken bu süreçte Kürt desteğini sağlamanın yollarını arıyordu ve yöntem olarak Kürt aşiretlerini yanına çekmeye çalışmıştı. Siyaset sahnesinde kapatılan medreseler, 1925 Şeyh Sait isyanı gibi bazı dini ağırlığı olan konular AKP'nin argümanları haline gelmişti. Diyarbakır meydanına Şeyh Sait'in adının verilmesi, siyasette bireylerin değil doğrudan ve açıktan aşiret ağalarının muhatap alındığı örnekler bu dönemle yeniden kendini hissettirmişti. 

Aşiretlerin sosyal medya dönemi

Aşiretlerin sosyal medyanın gelişmesiyle birlikte kendilerini duyuracak alanlar inşa ettikleri özellikle de çeşitli gövde gösterilerini bir tür klip olarak hazırladıkları paylaşımlarla sosyal medyada etkileşimlerini arttırdıkları örnekler son dönemde sık sık görülüyor. Sosyal medya alanı bir tür aşiretlerin vitrinine dönüşmüş durumda. 

Sosyal medyada yapılan klipler, drone'lu çekimler ve aşirete ait logoları taşıyan hediyelik eşyalarla birlikte lüks, şatafatlı ve milyonluk arabalarla yapılan sosyal medya duyuruları aşiretler için bir tür gövde gösterisine dönüşüyor.

Aşiretlerin lüks arabalar ve konvoylarla paylaştıkları fotoğraflar dikkat çekiyor

Aşiretlerin sosyal medyada yaptığı açık paylaşımlarda ağır makinalı silahlar ya da profesyonel olarak kullanılan uzun namlulu tüfekler dikkat çekiyor. Ancak bunlar hakkında başlatılan herhangi bir hukuki süreç bilgisi kamuoyunda yer almıyor.

Aşiretlerin sosyal medya içeriklerinde koruma ya da güvenlik oldukları tahmin edilen mensupları tarafından uzun namlulu silahlarla paylaşımları yer alıyor.

Aynı şekilde hemen hemen her aşiretin sosyal medyada verdikleri mesajda, arkalarında güçlü bir devlet desteğinin olduğu ya da aynı manaya gelmek üzere aşiretlerin tüm ilişkilerini devletin görmezden geldiği üzerinden ibareler yer alıyor. Haliyle bunun yolu da devlet büyükleriyle ve eski bakanlarla çekilen fotoğraflardan geçiyor. AKP, iktidarını sağlamlaştırmak için sadece tarikatları değil aynı şekilde aşiretleri de aktif olarak kullanıyor. 

Aşiret reisleri yine aşiretin kurumsal sosyal medya hesaplarından eski bakanlarla ya da AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yan yana geldikleri pozları paylaşıyorlar.

'Devlet dairesinde işleri çözüyorlar, yalnız bırakmıyorlar'

Konuyla alakalı soL'a konuşan Celali ve Hesenan aşiretine mensup kişiler, "işlerin aşiretler sayesinde çözüldüğüne" ve "düğünde ve cenazede yalnız kalmadıklarına" dair ifadeleri sık sık tekrar ediyorlar. 

Mehmet K. kendini Celali aşiretine mensup biri olarak tarif ediyor. Kendisi inşaat işçisi. Neden aşiretle birlikte devindiğini şu sözlerle anlatıyor: "Aşiret eskisi gibi değil abi. Eskiden zalimlik diyorlar, cehalet diyorlar ama artık öyle değil. Mesela bir cenazemiz olduğunda yüzlerce insan geliyor aşiretten. Herkes kendi arasında bir şeyler yapıyor. Cenazemiz ortada kalmıyor mesela. Başkası olunca da biz yardımcı oluyoruz. E tabii eş dost tanıdık olunca devlet dairesinde de işlerimiz çözülüyor. Mesela diyelim ki köyde çöpler toplanmadı. Ya da ne bileyim diyelim ki bir şey oldu vali ya da kaymakama rica edeceğiz ya. Nüfuzlu biri gidiyor abim, hemen çözülüyor işler. Eskiden olsa yaz dilekçe yaz. Gelmezdi kimse. Ama aşiret araya girince her şey çözülüyor."

Benzer şekilde kimi aşiretlerin iktidarla kurdukları ilişkiler neticesinde bulundukları yerelliklerde birçok kamu ihalesini ya da teşvikini aldıkları da kamuoyuna yansıyan haberler arasında yer alıyor.

'Devlet erkânından isimler kendini aşiret mensubu olarak tanıtıyor'

Hesenan aşiretine mensup olduğunu söyleyen Namaz, genç bir öğrenci. Kendisi zaman zaman aşiretinin düzenlediği etkinliklere katılıp orada yer almış. Bazı yemek davetlerine ve düğünlere gelen kaymakam, savcı ya da çeşitli devlet görevlilerinin bu tür aşiret buluşmalarında kendilerini de "falanca aşirete üyeyim" diyerek tanıttığını ifade ediyor. 

Namaz "Mesela abi bir meclis kuruluyor mesela bir mevlit yemeği falan var ya diyelim. Oraya gelen bazen bir savcı oluyor bazen kaymakam falan geliyor. Onlar da diyor mesela ben de falanca aşirete mensubum ya da ben de sizin aşirettenim aslında. İnsan böyle devlet erkânından isimler kendini aşiret mensubu olarak tanıtınca bir gurur duyuyor. Diyorsun ki bak işte kimler var bizimle beraber. Kıvanç duyuyorum ben de" diyor.

Aşiretlerin yeni var oluş biçimi: Dernekler

Son yıllarda aşiretler, yasal hüviyet kazanmak ve ticari ya da teknik işlerini kolaylaştırmak için dernekleşmeye başladı. Dernekler yasal bir zeminde aşiretlerin devinmesine kolaylık sağlarken aynı zamanda devlet görevlililerinin de aşiretleri muhatap alırken dernekler üzerinden temas sağlandığı için yasal ya da hukuki bir soruna da yol açmıyor. 

Derneklerin gerçekleştirdiği programlara vali, kaymakam gibi devlet bürokrasisinin eşlik etmesi dikkat çekerken aşiret üyelerinin bir ifade biçimi olarak "biz de varız" dediği belirtiliyor. Şehir şehir dernekleşen aşiretlerin ilerleyen dönemlerde bir tür dernekler federasyonuna geçmeleri bekleniyor. 

Şanlıurfa’da, çocuk yaşta evliliklerin önüne geçebilmek için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, 4 aşiret lideriyle protokol imzalamış ve aşiret resileri protokol olarak karşılanmıştı.

'AKP aşiretleri muhatap aldı ama muhalefet de buna eşlik etti'

Konuya dair soL'a konuşan eski milletvekili ve yazar Mahmut Alınak, iktidarın aşiretlerle ilişkisini eleştirirken, muhalefetin de benzer şekilde temaslar kurmasına dikkat çekiyor. Alınak "Normalde hangi aşirettensin ya da Türk müsün Arap mısın gibi soruların olmaması gerekir. Eskiden biz ilerici misin değil misin diye bakmaya çalışırdık. Bu aşiret mantığını yıkmak gerektiğini vurgulardık. Mesela benim Kars'tan aday olup da milletvekili seçildiğim dönemde hiçbir aşiretin adı öne çıkmasın diye özenle çalıştık. Ama zaman geçtikçe buraya dair bir sürü yatırım yapıldı. Aşiretçilik eskisi gibi diyemem ama kültürel manada yine canlandırıldı. Çeşitli aileler, bazı kalabalık kesimler muhatap alındı. Bu doğru değil. Evet AKP falanca aşireti bağlıyor kendine ama muhalefet de bunu eleştirmek yerine gidip diğer aşireti kendine bağlamaya çalışıyor. Bunu CHP'si, HDP'si (HEDEP) maalesef hepsi yapıyor artık. Böyle olunca da aşiretçiliğin önü açılıyor" diyor.

Siyasetçi ve yazar Mahmut Alınak

Aşiretler ve bunlarla kurulan ilişkiler siyasette bir tür pozitif ilişki olarak lanse edilse de bu yaklaşım tehlikeler barındırıyor. Geçtiğimiz gün bir trafik kazası nedeniyle Ağrı'nın Doğubeyazıt ilçesinde karşı karşı gelen iki aşiret bunun bir işareti. AKP cemaat ilişkilerinde olduğu gibi işlevli olduğu müddetçe yanında problem yarattığı takdirde de karşısında yer alarak bu tür yapıların kurumsal varlıklarını koruyor. 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.