Sayfa yolu
Şirket kadınları sakladı, işçiler Eyfel'i kapattı: Paris'e giden Hint tarikatı ve arkasındaki sömürü gerçeği
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Yayın Tarihi: 09.09.2026 , 11:48 Güncelleme Tarihi: 10.09.2026 , 11:45
Eyfel Kulesi’nin ziyaretçilere açılmasına az kalmıştı. Paris’in en tanınmış yapısında kadın çalışanlardan görev yerlerini terk etmeleri istendi. Gişelerde, güvenlik noktalarında ve ziyaret güzergâhındaki bazı bölümlerde bulunan kadınların, göz önünden çekilmesi gerekiyordu. Yerlerine erkek çalışanlar geçirildi.
Çünkü kuleye yaklaşık 100 kişilik özel bir heyet gelecekti. Heyetin bağlı olduğu tarikatın erkek din görevlileri, kadınlarla karşılaşmak istemiyordu.
Eyfel Kulesi yönetimi bu talebe karşı çıkmadı. Dini heyeti, kadınlarla aynı ortamda bulunmak zorunda bırakmak yerine, orada çalışarak hayatını kazanan kadınları kaldırmayı seçti.
Paris’in ve Fransa Cumhuriyeti’nin simgesi sayılan yapı, birkaç saatliğine Hindistan merkezli BAPS tarikatının kurallarına göre düzenlendi.
Fakat Cumartesi sabahı görünmez olmaları istenen kadınlar iki gün sonra iş arkadaşlarıyla birlikte kendilerini fazlasıyla görünür hale getirdi.
Kule çalışanları pazartesi günü greve çıktı.
‘Kadınların yerine erkekler getirildi’
Bochasanwasi Akshar Purushottam Swaminarayan Sanstha, kısa adıyla BAPS’a bağlı yaklaşık 100 kişilik heyet, 5 Eylül cumartesi günü Eyfel Kulesi’ne özel bir ziyaret düzenledi.
CGT sendikası temsilcisi Diane Davoine, heyet ilerledikçe kadın çalışanlara görev yerlerini terk etmelerinin söylendiğini aktardı:
Heyet geçerken kadınlardan görev yerlerinden ayrılmaları istendi ve onların yerlerini erkekler aldı.
Olay çalışanlar arasında hafta sonu boyunca öfke yarattı. Pazartesi sabahı bir araya gelen işçiler hem yönetimden hesap sormak hem de kadın çalışanlara bir daha aynı muamelenin yapılmayacağına ilişkin güvence almak istedi.
Kulenin girişine başlangıçta “operasyonel nedenlerle açılışın geciktiğini” bildiren tabelalar konuldu. Ancak asıl “operasyonel neden”, yönetimin bir tarikatın gerici ve cinsiyetçi talebine boyun eğmesi ve çalışanların buna karşı iş bırakmasıydı.
Eylem nedeniyle kule pazartesi günü ziyaretçilere kapalı kaldı, salı günü yeniden açıldı.
Eyfel Kulesi’ni işleten SETE daha sonra BAPS heyetinin ziyaret sırasında “kadınlarla etkileşimin sınırlandırılmasını” istediğini kabul etti. Yönetim, bu koşulların kabul edilmesinin hata olduğunu açıkladı.
BAPS ise ziyaretin, kalabalık heyet diğer ziyaretçileri rahatsız etmesin diye açılış saatine konulduğunu savundu. Örgüt, kendi bilgileri dahilinde kimsenin kuleye girişinin engellenmediğini ileri sürdü; buna karşın yaşanan “acı ve rahatsızlık” için özür diledi.
İktidarın sansür kararı sonrası açtığımız yeni X hesabımızı https://x.com/soLHaber2026 adresinden takip edebilirsiniz. Bu saldırılara boyun eğmeyeceğiz. Yanımızda olmak, desteğinizi sunmak için soL'a abone olun.
Tarikatın düzeni kamusal işyerine taşındı
BAPS’ın erkek din görevlileri "bekârlık" adını verdikleri kurallar gereği kadınlarla temastan ve fiziksel yakınlıktan kaçınıyor. Tarikatın yalnızca erkeklerden oluşan dini hiyerarşisiyle, kadınlar arasındaki ilişki ayrı mekânlar üzerinden kuruluyor; kadınların din görevlilerine ulaşması da büyük ölçüde erkek aracılarla sağlanıyor.
Dinci tarikatın gerici kuralı, çalışanların haklarının önüne geçirildi. Üstelik bu gerici uygulama, çoğunluk hissesi Paris Belediyesi’ne ait bir şirkette gerçekleştirildi.
Olayın ardından Fransa’da laiklik, kadın-erkek eşitliği ve “cumhuriyet değerleri” üzerine çok sayıda açıklama yapıldı. Ulusal Meclis Başkanı Yaël Braun-Pivet, “Fransa’da kadınlar kamusal yaşamda bütünüyle vardır. Kimse onlara görünmez olmalarını söyleyemez” dedi. Paris Belediye Başkanı Emmanuel Grégoire soruşturma başlatılacağını duyurdu.
Fakat kadınlara görünmez olmalarını zaten birileri söylemişti. Paris yönetiminin denetimindeki şirket de bu talebi yerine getirmişti.
Uygulamayı sona erdiren ise sonradan yapılan cumhuriyetçi açıklamalar değil, kadın ve erkek çalışanların birlikte üretimden gelen güçlerini kullanması oldu.
Paris’e neden geldiler?
BAPS heyeti Fransa’ya yalnızca Eyfel Kulesi’ni görmek için gelmemişti. Paris’in yaklaşık 30 kilometre doğusundaki Bussy-Saint-Georges’da inşa edilen dev Hindu tapınağının açılışı için kentteydi.
Geleneksel taş mimariyle yapılan yapı, Fransa’nın bu nitelikteki ilk büyük Hindu tapınağı ve BAPS’ın kıta Avrupası’ndaki en büyük ibadet merkezi olarak tanıtıldı.
Tapınağın kutsama törenini tarikatın ruhani lideri Mahant Swami Maharaj yönetti. BAPS mensupları Maharaj’ı sıradan bir din adamı olarak değil, Tanrı’ya ulaşmanın yaşayan rehberi ve Swaminarayan’ın ruhani silsilesinin günümüzdeki temsilcisi olarak kabul ediyor.
Ancak Paris’teki törenin yalnızca dini değil, açık bir siyasi anlamı da vardı.
Hindistan Başbakanı Narendra Modi açılışa video bağlantısıyla katıldı. Yeni tapınağı Hindistan ile Fransa arasındaki ilişkilerde bir “kilometre taşı” olarak gösteren Modi, yapının iki ülkenin “kültürel ve siyasi bağlarını” güçlendireceğini söyledi.
Başbakanın anlatımında BAPS’ın tapınağı bir tarikatın ibadet merkezi olmaktan çıkıyor, Hindistan devletinin Fransa’ya uzanan kültürel köprüsüne dönüşüyordu.
Modi’nin tapınak diplomasisi
BAPS’ın Modi’yle yakınlığı tesadüf değil. Hem tarikat hem Modi, Hindistan’da Hindu milliyetçiliğinin laboratuvarı haline gelen Gujarat eyaletinden çıktı.
Modi, Gujarat başbakanlığı döneminden bu yana BAPS yöneticileriyle yakın ilişkiler kurdu, örgütün törenlerine katıldı ve farklı ülkelerde inşa ettiği tapınakları Hindistan’ın uluslararası nüfuzunun simgesi olarak sahiplendi.
BAPS: 80’i aşkın ülkede faaliyette olan tarikat
BAPS bugün 80’i aşkın ülkede faaliyet yürüten, dünya genelinde binlerce ibadet ve etkinlik merkezine sahip son derece zengin bir örgüt. Londra’dan Toronto’ya, Los Angeles’tan Abu Dabi’ye uzanan görkemli tapınaklar yalnızca dini mekânlar değil. Aynı zamanda Hindistan sermayesinin, zengin diasporanın ve Modi yönetiminin Hindu milliyetçisi “yumuşak güç” siyasetinin buluşma noktaları.
Modi iktidarı “Hindistan kültürünün dünyaya tanıtılması” söylemiyle dinsel örgütlenmeleri dış politikanın araçlarından biri haline getiriyor. Tapınak açılışları devlet törenlerine dönüşüyor; tarikat yöneticileri siyasetçilerle, büyük sermaye sahipleriyle ve diaspora örgütleriyle aynı kürsülerde buluşuyor.
Paris’te açılan tapınak da bu stratejinin yeni halkasıydı. Modi’nin konuşmasında yapı, “insanlığın ortak değerlerinin” ve “Hindistan-Fransa dostluğunun simgesi” ilan edildi.
Bu “ortak değerlerin” Eyfel Kulesi’ndeki ilk somut sonucuysa kadın çalışanların görev yerlerinden kaldırılması oldu.
Görkemli tapınakların altında kimin emeği var?
BAPS’ın dünyanın dört bir yanında inşa ettiği dev taş tapınaklar, örgütün zenginliğini ve siyasi gücünü sergiliyor. Ancak New Jersey’deki BAPS tapınağının inşaatı, bu ihtişamın altında nasıl bir emek rejiminin bulunduğuna ilişkin ağır iddiaları ortaya çıkardı.
ABD’de federal ajanlar 2021 yılında BAPS’ın Robbinsville’deki dev tapınak şantiyesine girdi. Operasyonun ardından çoğu Hindistan’ın en ağır ayrımcılığa uğrayan kastlarından Dalit topluluklarına mensup yüzlerce işçi adına dava açıldı.
İşçilerin anlatımına göre Hindistan’dan ABD’ye "dini görevli" vizesiyle getirildiler. Kendilerine ne tür bir iş yapacakları ve ne kadar ücret alacakları konusunda yanlış bilgi verildi. ABD’ye ulaştıklarında pasaportlarına el konuldu, dış dünyayla ilişkileri sınırlandırıldı ve şantiyeden serbestçe ayrılmaları engellendi.
Haftada yaklaşık 90 saat çalıştırıldılar
Dava dosyasına göre bazı işçiler haftada yaklaşık 90 saat çalıştırılıyor ve saat başına 1,20 dolar civarında ücret alıyordu.
İşçiler yalnızca ücretlerinin gasp edildiğini söylemedi. Taş keserken yeterli koruyucu ekipman verilmediğini, yoğun silika tozuna maruz kaldıklarını ve hastalandıklarında dışarıdaki sağlık kuruluşlarına ulaşmalarının engellendiğini anlattılar. Bazılarında tedavisi bulunmayan silikozis hastalığı tespit edildi. En az iki işçinin ölümünün çalışma koşullarıyla bağlantılı olduğu söylendi.
BAPS ise onları işçi olarak değil, “seva” adı verilen dinsel hizmeti yerine getiren gönüllüler olarak tanımladı. Örgüt bütün sömürü ve insan ticareti suçlamalarını reddetti; barınma, yemek, ulaşım, sağlık hizmeti ve koruyucu ekipman sağladığını savundu.
ABD Adalet Bakanlığı 2025’te ceza soruşturmasını suçlama yöneltmeden kapattı. Ancak bu karar işçilerin iddialarının yargı tarafından asılsız bulunduğu anlamına gelmiyor. Ceza soruşturması nedeniyle bekletilen ücret ve tazminat talepli hukuk davası yeniden işlemeye başladı.
BAPS’ın savunmasında “dini gönüllülük” olarak sunulan emek, işçilerin anlatımında pasaportlarına el konularak, açlık sınırındaki ücretlerle ve sağlıkları pahasına sürdürülen bir çalışma düzeniydi.
Görünmez kılınanların üzerine kurulan ihtişam
BAPS’ın Paris’teki yeni tapınağı iki farklı yüzüyle ortaya çıktı.
Bir yüzünde elle oyulmuş taşlar, gösterişli törenler, uluslararası konuklar ve Modi’nin “uygarlıklar arası köprü” sözleri vardı. Diğer yüzündeyse kadınları kamusal alandan uzaklaştıran gerici bir düzen ve aynı tapınak imparatorluğunu kuran Dalit işçilerin sömürü iddiaları bulunuyordu.
Bu iki yüz birbirinden bağımsız değil. BAPS’ın dini kurallarını Eyfel Kulesi yönetimine kabul ettirebilmesini sağlayan, yalnızca ziyaretçilerin inancı değildi. Arkasında uluslararası ölçekte örgütlenmiş büyük bir servet, güçlü bir diaspora ağı ve Hindistan devletinin açık siyasi desteği vardı.
Paris yönetimi bu gücün talebini kabul etti. Kadın çalışanların eşitliği, güçlü ve zengin bir dini heyete sunulan ayrıcalığın gerisinde kaldı.
Fakat hikâye yönetimin planladığı gibi bitmedi.
Cumartesi günü bir tarikat liderinin görmemesi için geri çekilen kadınlar, pazartesi günü iş arkadaşlarıyla birlikte Eyfel Kulesi’ni durdurdu. BAPS’ın görünmez kılmak istediği çelişki de o anda ortaya çıktı: Devletlerin ve sermayenin önünde kapılarını açtığı gericiliğe karşı gerçek engeli, yine örgütlü emek çıkardı.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.