Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Sinoplular halk kürsüsünden seslendi: 'Şeffaf, laik ve kamucu bir yönetim istiyoruz'

Sinop'ta KENTSAV Kent Hakları Derneği tarafından kurulan serbest kürsüde, tüm kamusal alanların halktan koparılacak şekilde kullanıma sokulduğu vurgulandı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 09.09.2023 , 23:40 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Sinop’ta Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından 2021 yılında başlatılan Kent Meydanı Millet Bahçesi Projesi’nin bugüne kadar tamamlanamaması nedeniyle geçen hafta protesto eylemi yapan yurttaşlar, bu kez KENTSAV Kent Hakları Derneği’nin aynı meydanda kurduğu serbest kürsüde sorunlarını konuştu.

Hafta boyunca halka çağrıda bulunan KENTSAV, 2 Eylül Cumartesi günü aynı meydanda bu kez Serbest Kürsü programı düzenledi. KENTSAV’ın açılış konuşmasının ardından aralarında siyasi parti ve STK temsilcilerinin de yer aldığı kent sakinlerinin konuşmalarına geçildi. Katılımcılarının çoğunlukla kadınlardan oluştuğu serbest kürsüde, projenin başlangıçtan bugüne geçirdiği evreler de anlatılarak asıl sorununun eğitimden sağlığa, turizmden tarihe tüm kamusal alanların halktan koparılacak şekilde kullanımı olduğunu vurgulandı.

'Hep parası olanlar mı yaşayacak?'

Bir kent sakininin “Sinop halkına yakışır bir kent istiyoruz. Bakın sahillerin hepsi satılık. Biz insan değil miyiz? Hep parası olanlar mı yaşayacak? Halka ait yerler satılamaz” sözleri izleyenlerden destek gördü. Projenin aşamalarını anlatan bir şehir planlama uzmanı ise “Ana caddeler daraltılıp asfalt yerine küp taşlar döşenerek trafik zorlaştırıldı. En önemlisi bir aydının, Uğur Mumcu’nun adı meydandan silinerek kentin asıl ve asil meydanı halktan uzaklaştırıldı” dedi.

Sanat tarihçisi bir başka KENTSAV üyesi “Bu kente deniz yoluyla turistler geliyor ve ilk gördükleri manzara birbirinden sakil binaların kondurulduğu, bir tarafta çocuk parkı hemen yanında mescit, tuvalet ve tostçunun olduğu bu pespayelik. Sinop’un Taksim Meydanı sayılabilecek yerine adım attıklarında karşılaşacakları şey bu. Sinop tarih öncesine dayanan antik bir kent. Ayrıca turizmi geçelim bu, kent halkına bir hakarettir. Bu alenen bir küfürdür” dedi.

'Çirkin, tehlikeli ve yaşanmaz bir hale dönüştü'

Kürsüde konuşan genç bir avukat, “Kente bakıyorum, yapıldığı söylenen hiçbir proje ve çalışmanın kamu yararına olmadığını görüyorum. Hamsaroz’dan bu meydana, sahillerden yollara kadar her yer sadece turistlere yönelik değiştiriliyor. Halkı değil turizmden gelecek geliri düşünerek yapılmış işler” şeklinde konuştu.

Bir başka kent sakini ise “Şu caddeden geçerken her seferinde ağlıyorum. Kentin bu halinden çok rahatsızız. Öyle bir dönüşüm ki mesela eskiden her akşam turladığımız şu sahil yoluna artık çıkmaya korkuyorum. Artık çirkin, tehlikeli ve yaşanmaz bir hale dönüştü” dedi.

'Her yer 'parasıyla' sermayeye teslim'

Serbest kürsüde söz alan Türkiye Komünist Partisi üyesi Arzu Kayhan Dizdaroğlu, “Hiçbirimiz çocukluğumuzun ve gençliğimizin kenti Sinop’u tanıyamıyoruz artık. Ancak tüm ülkede benzer bir talan sürüyor, örüntü aynı” dedi. Bir kentin halktan koparılacak şekilde yeniden inşasına vurgu yapan Dizdaroğlu, “100. yılını kutlayacağımız Cumhuriyet ve onun değerleri de aynı bu kent gibi yok edildi. Bağımsız değiliz, laiklik yerle bir edildi. Ekonomiye gelince biliyorsunuz her şey satılık, her yer 'parasıyla', eğitim de sağlık da doğa da huzur da, hepsi sermayeye teslim.” dedi.

Sözlerini, “Meselemiz, bir yönetim meselesi. Üstelik yerel de değil ulusal. Eldeki kaynakların emeğe, insana, doğaya, yaşayana ve üretene, kısacası bu dünyayı var edene hizmet edecek şekilde kullanılmaması. Bu beceriksizliğin kendini gizlemek için kullandığı yöntem her zaman olduğu gibi halkı ayrıştıracak şekilde topyekün bir düşmanlığın sessiz ve derinden inşası. Bir karşı devrim. Bunun adı halk düşmanlığıdır” şeklinde sürdüren Dizdaroğlu, “İnsanın insanı sömürmesi ahlaksızlıktır, bir kenti halkından koparmak ahlaksızlıktır. Kamusal alanının düzenlenmesinde iktidarla el ele verip buradan cebini doldurmak ve şikayet gelince mağduru oynayıp makamları suçlamak büyük ahlaksızlıktır. Bu ahlaksızlığa son vermenin yolu da ilkeli, omurgalı sağlam duruşlu bir mücadele olmalı. Bunun da tek yolu örgütlenmek. Bağımsız, laik ve kamucu bir anlayışla örgütlenmek” dedi.

Serbest Kürsünün kapanışında KENTSAV’ın bu kürsüyü tekrar kurarak halkın nasıl bir Sinop ve nasıl bir yerel yönetim istediğini dile getirebileceği imkanlar yaratılacağı vurgulandı.

Ne Olmuştu?

Bir hafta önce Kent Meydanı Millet Bahçesi Projesine minyatür boyutta tenekeden bir minarenin plandaki işlevi kesin olmayan yapıya eklenmesi için yüklenici firma çalışmaya başlamıştı. Sabah saatlerinde bir kent sakini montaj alanına gelerek proje kapsamında bu yapıya minare eklenmesinin mümkün olmadığını, buraya mescit veya cami yapılamayacağını, projeye aykırı uygulamaya yurttaş olarak izin vermeyeceğini söyleyerek montaj işlemini durdurdu. Ardından KENTSAV (Kent Hakları Derneği) üyeleri, Emek, Demokrasi ve Barış Platformu bileşenleri ve yurttaşların yer aldığı bir grup, adı geçen projenin yeşil alanları rant merkezine çeviren benzer uygulamalarını protesto etmişti.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.