Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Şimdiye kadar neler yapıldı? İşte NATO dalkavukluğu için alınan tedbirlerin listesi

Batı’nın gözüne gireceğiz diye kendilerini kaybettiler. Halkın onurunu ayaklar altına aldılar. Zirveye hâlâ bu kadar süre varken atılan adımlar, tarihi bir rezaleti ortaya koyuyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 26.06.2026 , 11:38 Güncelleme Tarihi: 26.06.2026 , 15:46

NATO Zirvesi yaklaşıyor. Zirve, AKP hükümetinin Türkiye’yi yeniden tam boy batıcı bir çizgiye çekmeye çalıştığı döneme denk geliyor.

Hem bu yüzden hem de tepkilerden protestolardan duyulan korkuyla iktidar, Türkiye halkını aşağılayan, ulusal egemenliği yabancıların memnuniyeti için peşkeş çeken, Batı karşısında kendisinden utanıp sıkılırken kendisini beğendirmeye çalışan bir zavallılık görüntüsü veren adımları peş peşe atmaya başladı.

soL, arka arkaya gelen ve takip etmesi dahi güçleşen o adımları derledi.

İş, inşaatla başladı. Trump ve suç ortaklarının uçakları rahatça gelebilsin diye, sanki Ankaralılar kullanacakmış gibi adına “Ankara Havalimanı” denildi. 

KYK yurtları tahliye edildi, öğrencilere “Dolapları boşaltın, kilitleri açın, yoksa kırarız” denildi. 

O tarihlerde şehrin boşalması isteniyordu. Beş milyon insanın tahliyesi mümkün olmayınca, evden çıkmasınlar bari denildi. Kamuda çalışanlara idari izin verildi. Sınav, sempozyum, panel, mezuniyet töreni, şenlik, konser, eğlence, kutlama ve benzeri kamuya açık etkinlikler yasaklandı. 

Esnafa çalışmalarının tamamen durdurulması yönünde bir yazı ulaşmasa da fiili yasaklar iş yapmalarını imkansız kılıyor. Yedi gün boyunca şantiyelerde inşaatların durdurulması istendi. İşçi, esnaf yalnızca özgürlüğünden değil, ekmeğinden de edildi.

Üstüne, “ayak altında dolaşacakların” sayısı azalsın diye, o tarihlerde hastanelerdeki randevuların aralığı yıllardır olduğu gibi beş dakikadan, tam yirmi dakikaya çıkarıldı

Çankaya’da kreşler kapatıldı, üç yaşında bebeler dahi yasaklamalardan nasibini aldı. 

Ankara merkezinin neredeyse tamamında sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Her köşe başına yüksek teknolojili gözetim sistemleri yerleştirildi. Sokaklarında ya silah şirketi reklamları ya kamera ve gözetim cihazları olan şehir, şimdiden bir distopyayı andırır hale geldi.

Boşaltılan şehirden utanılıyordu da. O yüzden apar topar düzeltilmeye girişildi, düzeltilemeyen kısımları da görünmesin istendi.

Bir vatandaşın “Ankara'da senelerdir yapılmayan çukurlu yollar NATO zirvesi için yapılıyor. Biz bu şehirde neyiz hamam böceği mi?” paylaşımı, başkent sakinlerinin ortak hissiydi. 

Gecekondu mahalleleri görünmesin diye yolların kenarına setler çekildi. 

Tüm bunlara, NATO’cuları rahat ettirme gayretleri eşlik etti. Fransız Macron’un sabah koşusu için parkların halka kapatılması kararı çok ses getirdi. 

Dikmen Vadisi’nin kapatılmasını protesto etmek için Macron karşıtı pankart bastırmak isteyen Dikmenliler, Ankara’daki ozalitçilere “NATO karşıtı hiçbir şey basmayın” talimatı gittiği gerçeğiyle yüz yüze geldi.

Hastanelerin vatandaştan “arındırılması” yeterli gelmedi. İl Sağlık Müdürlüğü, hastanelere gönderdiği genelgeyle zirveye katılacak konuklara VIP muamelesi yapılmasını, acil servislerde izole alan oluşturulmasını ve stokların tamamlanmasını istedi. 

Türkiye devleti böyle yapınca, yabancılar da havaya girdi. Yabancı heyetler hastanelerde denetime çıktı, talimatlar yağdırmaya başladı. Bazı katların, hatta yatakların her ihtimale karşı "rezerve" edilmesi dahi talep edildi. 

Bu arada zirveye Türkiye’deki gazetecilerin ekseriyetinin alınmayacağı öğrenildi. Bizzat Cumhurbaşkanlığı’ndan akreditasyonu olan gazeteciler, NATO tarafından reddedildi. NATO, dalga geçer gibi “inisiyatif Türkiye’de” dedi. Böylece Cumhurbaşkanlığı’nın aşağılandığı ülkemizin ulusal egemenliği dalga konusu haline geldi.

En büyük korkuysa, protesto ve eylemler. Daha şimdiden gözaltı dalgası başladı. 60 ila 79 yaş arası TEMA Vakfı gönüllüleri dahi gözaltına alındı, dahası tutuklandı. Eylem, gösteri ve mitingler yasaklandı.

İş ifrada varıp da devlet de tepkilerin büyüdüğünün farkına varınca, apar topar, çoğunluğu soL’dan duyurulan tedbir haberleri engellenmeye ve yalanlanmaya çalışıldı.

Zirveye hâlâ 11 gün var.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.