Sayfa yolu
SDG HTŞ tarafından nasıl ilhak edildi: Haftada üç saat Kürtçe eğitim ve cihatçı Şara’nın danışmanlığı
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 28.08.2026 , 09:28 Güncelleme Tarihi: 28.08.2026 , 11:02
HTŞ’nin dayandığı temel, DAİŞ’in yıkımını sürdürmekten başka bir şey değil. Aynı zihniyet, aynı kadın düşmanlığı, aynı vahşetle varlığını sürdürüyor. (Kendisini boy aynasında tartmamış bu vizyon fukarası güruh, Kürtler gibi İskender’e boyun eğmemiş, özgürlüğünü tüm değerlerin üstünde tutan bir halkı yöneteceğini iddia eder…)”
Aktardığımız bu sözler ve aşağıda yer alan haberlerin tamamı PKK çizgisine yakın Yeni Yaşam’dan…
“Suriye’de Colani yönetimi DAİŞ’e nefes oldu”, “DAİŞ türevi HTŞ’nin suç karnesi bir hayli kabarık. HTŞ döneminde Hevrîn Xelef ve birçok kişinin katili orduda göreve getirilirken, binlerce Alevi ve Dürzi vahşi bir şekilde katledildi”, “Efrînli göçmenler BM’ye yürüdü: Colani ve DAİŞ birdir.”
Ve bu sözlerin, manşetlerin hiçbiri yıllar öncesinden değil, sadece aylar öncesinden.
Peki, bu tabloya ve “Rojava’yı çetelere bırakmayacağız” çıkışlarına rağmen nasıl oldu da SDG cihatçı HTŞ’ye ilhak olma kararı aldı?
soL’da kısa süre önce bu sürecin yıllara yayılan serüvenine odaklanmıştık.
Bu haberdeyse “büyük kazanım” olarak sunulan Şara-Abdi anlaşmasının detaylarına bakacağız.
Bu topraklara kimse giremez çizgisinden üç tugaylı entegrasyona
Önce askeri entegrasyondan başlayalım.
Uzun süre bölgeye hiçbir HTŞ unsurunun giremeyeceği, bölgenin sadece SDG tarafından korunacağı açık açık söylendi.
Ancak çatışmaların ardından varılan anlaşma kapsamında 2 ve 3 Şubat tarihlerinde Haseke ve Kamışlı’ya HTŞ birimleri girdi.
Sonrasında SDG’ye bağlı üç askeri tugayın 60. Tümen bünyesine entegre edileceği açıkladı. Aynı zamanda 60 SDG’li tutuklunun serbest bırakılması çalışmalarına başlandığı açıklandı.
Bu arada tam burada bir parantez açalım.
HTŞ'nin bu başlıktaki entegrasyon adımı sadece SDG'ye özel değil.
Suriye'ye emperyalist saldırı sırasında çullanan tüm cihatçı çeteler, benzer yöntemlerle HTŞ'nin "merkezi" ordusuna entegre edildi.
Ve bunun ödülü olarak da SDG komutanlarından olan Sipan Hemo, Suriye Savunma Bakanı Yardımcısı oldu.
Hemo da görev sonrası yukarıda işaret ettiğimiz gerçeğe değindi: "Şu an Suriye ordusunun inşa aşamasındayız. Demokratik Suriye Güçleri orduya dahil olduğu gibi, onlarca başka askeri oluşum da katıldı; ancak koordinasyon hâlâ bir sorun ve henüz ordu için genel bir askeri şemaya ulaşmış değiliz."
SDG'nin feshi, üç saat Kürtçe eğitim ve Şara'nın danışmanlığı
Bu ilk "büyük adımı" tüm bölgenin HTŞ'ye tam entegrasyonu takip etti.
SDG komutanları kısa süre önce AKP’ye yakın Türkiye gazetesine örgütü feshedeceklerini söyledi.
Ve tabii bunun Türkiye’deki çözüm süreciyle ilişkili olduğunu ifade ettiler.
Sonrasında da SDG lideri Mazlum Abdi, Şara’nın Sarayı’nda örgütü feshettiklerini duyurdu.
Bu anlaşma sonrası Kürtçe’nin resmi dillerden biri olduğu, Abdi’ye de Şara’nın danışmanlığının teklif edildiği duyuruldu.
Ancak bu duyurudan kısa süre sonra HTŞ kontrolündeki Eğitim Bakanlığı Kürtçe’nin resmi dil değil, ulusal dil kategorisine alındığını, bölgede İngilizce ve Arapça dışında haftada ortalama üç saat Kürtçe eğitim olacağını açıkladı.
Söz konusu kararda, "Kolaylık sağlamak adına, uygulamanın ilk yılında öğrenciler Sosyal Bilgiler, Tarih, Coğrafya ve Felsefe derslerini Kürtçe veya Arapça dillerinden diledikleriyle okuyabilecek ve bu dillerde sınava girebilecekler" denildi.
Ardından da Şara’nın Abdi’yi danışmanı yaptığı resmi kararname ortaya çıktı.
Yıllarca çete lideri diye tarif edilen, yukarıda aktardığımız suçlamaların merkezinde yer alan isim, artık SDG liderini kendi danışmanı olarak ilan ediyordu.
Gazeteci Hasan Sivri, Abdi'nin yeni görevinin tanımına dair sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
- Danışmanın herhangi bir bağımsız yürütme yetkisi yoktur.
- Ataması cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya kararı ile yapılır.
- Danışman doğrudan Cumhurbaşkanına bağlıdır; Başbakan'ın veya bakanlıkların otoritesine tabi değildir.
- Danışmanın hükümet kararları çıkarma, resmi kararnameleri imzalama veya bakanlıklara emir verme hakkı yoktur.
- Kağıt üzerinde icracı olmasa da hazırladığı raporlar ile yürütmeyi aşan fiili bir güç olabilir.
- Danışman, kendisinden talep edildiğinde görüşlerini ve uzmanlığını Cumhurbaşkanına sunar.
- Danışman, devlet işlerini ilgilendiren belirli konular (dosyalar) hakkında raporlar ve çalışmalar hazırlar.
Yeni Osmanlıcılık yükleniyor
Peki, bu süreç PKK cephesinde nasıl tarif ediliyor, nasıl gerekçelendiriliyor?
Son süreçte Öcalan'ın açıklamaları aslında bu yönelimi çok net şekilde ortaya koyuyor.
AKP ve MHP tarafından başlatılan, arkasında Türkiye sermaye sınıfının da bulunduğu Yeni Osmanlıcı çıkışa, ümmetçi bir çizgideki Türk-Kürt-Arap ittifakına tam uyum.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.