Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Polonez Direnişi'nde umudu filizlendiren kadın emekçiler: 'Birlikte mücadele edersek birlikte kazanacağız'

"Selam olsun, hiçbir baskıya ve şiddete boyun eğmeden hakları için, gelecek için en ön saflarda sınıfının yanında mücadele eden, mücadeleleriyle cesareti ve umudu filizlendiren tüm kadın emekçilere!"

Filiz Acar*

Yayın Tarihi: 26.09.2024 , 08:20 Güncelleme Tarihi: 23.10.2024 , 15:52

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Komünist Partisi olarak direnişlerinde 60 günü geride bırakan ve kazanana kadar direnmeye devam edeceklerini cesaretle dile getirip boyun eğmeyen Polonez işçilerini ziyaret ettik.

Polonez işçileri insanca ücret ve çalışma koşulları için Tek Gıda-İş Sendikası'nda örgütlenmeye başlamış, işçilerin hak arayışı ve örgütlenme faaliyetlerini zararlı bulan patron, sendikal faaliyet içerisinde bulunan işçileri işten çıkarmıştı.

Ziyaretimiz sırasında hakları için direnen işçilerden biri olan Sevgi ile sohbet etme fırsatı yakaladık. Sevgi, babasını kaybettikten sonra, geçim derdini sırtlanıp 14 yaşında çalışma hayatına atılmış, o gün bugündür de çalışmaya devam ediyor. Tekstil ve gıda başta olmak üzere çeşitli sektörlerde 30 yılı aşkın süredir çalışan Sevgi, çalışma hayatından şöyle bahsediyor;

"Önceden sendikal faaliyet ve örgütlülük daha kuvvetliydi, o zaman koşullarımız da bugüne göre daha iyiydi. Örgütlülük ve mücadele zaman içinde zayıfladıkça, koşullarımız da kötüleşiyor, haklarımız elimizden alınıyor. Çocuklarımızın geleceğinden kaygılıyım, bugün burada olmamın bir nedeni de çocuklarımızdır, geleceğimizdir.”

'Çocuklarımız için, geleceğimiz için bugün mücadele etmek zorundayız'

Hakları için verdikleri mücadeleyi “açgözlülük” olarak nitelendirenler, haklı mücadelelerini karalamak isteyenler olduğundan bahsediyor ve bu eleştirilerin çoğunlukla kadın emekçilere yöneltilmiş olmasından da ayrıca şikayetçi. “İstiyorlar ki kadın evde otursun, çalışmasın, mücadele etmesin, kocasının eline baksın. Üretmeyen insana insan denir mi? Hem iş hayatından uzaklaşan kadın, hayattan da uzaklaşıyor, saçını bile tarayası gelmiyor evde oturan kadının” diyerek gülümsüyor. Emeğinin değerinin farkında bir emekçi olarak daha iyi koşullar için mücadele etmeye devam edeceğini fakat bunun bireysel bir mücadele olmadığını üstüne basa basa vurguluyor: “Bizim direnişimiz patronları korkuttu bölgedeki fabrikalarda ücretlerin artmaya başladığını duyuyoruz. Bu bir kazanımdır, birlikte mücadele edersek birlikte kazanacağız.”

“Sen de çocukların da fişlendin artık, hiçbir yerde iş bulamazsınız” diyenlere de gülüp geçiyor. “İşsizlik almış başını yürümüş, iş bulanlara da üç kuruş veriyorlar. Biz hırsızlık mı yaptık da fişlendik? Asıl bu koşullara ses çıkarmazsak ileride çocuklarımız hangi koşullarda yaşayacak? Çocuklarımız için, geleceğimiz için bugün mücadele etmek zorundayız, mücadelemiz yalnızca bugünün konusu değil” diyor.

Polis şiddetine olan tepkisini ise şu sözlerle dile getiriyor:

“Ülkede katiller, hırsızlar ellerini kollarını sallayarak dolaşırken, emekçiler anayasal haklarını kullanabilmek için polis şiddetine maruz kalıyor. Polis, patronun koruması mı ki bize, emekçi halka böyle düşmanca saldırıyor? Biz ne yaptık da ters kelepçe ile gözaltına alındık, gözaltında kötü muameleye maruz kaldık?”

Kelepçelerin bilinçli olarak sıkıldığını, birçok arkadaşının bileklerinin morardığını, ilaç içmek için dahi su verilmediğini öfkeyle anlatıyor. 

'Umut ancak mücadele ile var olabilir'

Sevgi son olarak, dayanışmaya ve direnişlerinin yaygınlaştırılmasına duydukları ihtiyaçtan bahsediyor. Kimi zaman direniş alanında yanlarına gelip kalpten desteklediklerini söyleyenlere şöyle sesleniyor: “Var olun fakat kalpten destek bir işe yaramıyor, hiçbir şey yapamıyorsanız bile sessizce oturmak yerine alkışlayın, ses çıkarın.”

Sevgi ve direnen diğer tüm emekçiler ışıl ışıl bakan gözleriyle, emeklerine verdikleri değerle, direnişleriyle, “Bu ülke insanından hiçbir şey olmaz, bu ülke artık düzelmez” diyenlere inat, umudun ancak mücadele ile var olabileceğinin kanlı canlı kanıtı gibiydiler. 

Selam olsun, hiçbir baskıya ve şiddete boyun eğmeden hakları için, gelecek için en ön saflarda sınıfının yanında mücadele eden, mücadeleleriyle cesareti ve umudu filizlendiren tüm kadın emekçilere! 

Yaşamak ve çalışmak

Yaşamak ve savaşmak

Yaşamak ve hayatı sevmek

Leylak dalındaki arılar gibi

Bahçe ağaçlarındaki kuşlar gibi

Çayırdaki cırcır böcekleri gibi1

*İstanbul Kurtuluş Kadın Dayanışma Komitesi Üyesi

  • 1Sevgi Yolları,3 Öykü, Alexandra Kollantai, sf.157

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.