Polis müdürleri tutuklandı, Kaplan hakim karşısına çıktı: Gizli tanık ifadesini geri çekti

Bora Kaplan 10'uncu kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada bir mağdur "Yerlikaya'ya güvendiğim için buradayım" dedi, bir gizli tanıksa ifadesini geri çekti.

Haber Merkezi

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin davanın 10’uncu duruşması görülüyor.

Dün Bora Kaplan'ı gözaltına alan polis müdürlerinin aralarında bulunduğu 7 kişi tutuklanmıştı.  

Bugün gerçekleşen duruşmada "Ü5W1G8K6L3" kod adlı gizli tanık ifadelerini geri çekti. Gizli tanık, Bora Kaplan için çalışan kişilerin isimlerini tek tek vermiş, işlenen bazı suçlara katıldığını belirterek Kaplan'ın bu suçlara bizzat azmettirdiğini söylemişti.

İddia: AKP'li patrona yaranmak için işkence yapmış

Mahkeme heyeti, Bora Kaplan tarafından işkenceye uğradığını söyleyen Erkan Doğan'ı dinlendi. Eski patronu Barış Kurt'la yaşadığı anlaşmazlıktan sonra Bora Kaplan'ın kendisini iki gün alıkoyduğunu ve dişlerini söktüğünü anlatan Doğan, "Ayhan Bora Kaplan, siyasetçi olduğu için Barış Kurt’a yaranmak için bana bunları yaptı" dedi. Barış Kurt, AKP Ankara İl Başkan Yardımcılığı yapmıştı.

Doğan kendisine işkence uygulayanlar arasında Muhammed Kaplan'ın da olduğunu söyledi. Muhammed Kaplan, Doğan’a bağırdı ve salonda gülüşmeler oldu.

Alıkonulduğu yerden kaçarak kurtulduğunu aktaran Doğan, başvurduğu polislerin kendisini tehdit ettiğini, savcınınsa anlattıklarını kayda geçirmediğini söyledi.

Mağdur: Yerlikaya'ya güvendiğim için buradayım

Doğan, ''Kaplan’ı şikayet ettiği süreçte polise ve yargıya inancının kalmadığını'' ifade ederek, “Yeni emniyet kadrosuna, yeni İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya güvendim ve o yüzden buradayım" dedi.

Muhammed Kaplan, Erkan Doğan’a "Organize Şube polisleri size en son ne zaman ulaştı, bu 2-3 gün içerisinde ulaştılar mı?" diye sordu. Doğan, "Resul Aydoğdu isimli polis memuru ulaştı" dedi. Bunun üzerine Muhammed Kaplan, "Yönlendiriyorlar Erkan Doğan’ı" iddiasında bulundu.

Erkan Doğan, açıklamalarının sonunda Barış Kurt’un yakınlarının, televizyonlara çıkmaması için aradığını ve dün akşama kadar kendisine bazı meblağlar sunulduğunu öne sürdü. Doğan, istendiğinde bunları mahkemeye sunabileceğini de belirtti.

Erkan Doğan'ın ifadesine karşılık savunma yapan Ayhan Bora Kaplan ise "Erkan Doğan denen tanık eline almış kağıdı okuyor. Neden ezbere anlatmıyor? Çünkü kurgu var. Erkan Doğan’a kağıdı vermişler ‘okuyun’ diyorlar. O da okuyor. Erkan Doğan’ı dövdükten sonra Barış Kurt’la samimi olduğumu, sonra da örgüt olduğum söyleniyor. Başka işim gücüm yok örgüt mü kuracağım" dedi.

'Benim oğlumu öldürdüler, Ayhan Bora'nın kara kutusuydu'

Duruşmanın devamında Kaplan'ın talimatı ve bilgisi doğrultusunda öldürüldüğü öne sürülen Semih Arslan'ın annesi Adalet Arslan dinlendi.

"Oğlum kendini öldürecek bir insan değildi. Benim oğlumu öldürdüler" diyen anne Arslan, oğlunun Ayhan Bora Kaplan'ın yanında çalışmasını istemediğini ifade ederek, "Bize bir şey söylemiyordu. Oğlumun iki tane tuşlu bir tane android telefonu vardı. Biriyle Ayhan Bora ile diğeriyle arkadaşlarıyla mesajlaşıyordu" dedi.

Semih Aslan'ın banka borçları yüzünden Ayhan Bora Kaplan'ın yanında işe girdiğini ve Semih Arslan'ın üzerinde taşıdığı silahların Ayhan Bora Kaplan'a ait olduğunu iddia eden Adalet Arslan, "Oğlum suçlu olabilir ama cezasını adalet verecekti. Benim elime geçseydi oğlumu ben kendim teslim edecektim. Oğlum Ayhan Bora'nın kara kutusuydu. Onu yok ettiler. Davaya katılmak istiyorum" diye konuştu.

Semih Arslan'ın kardeşi Sercan Arslan da abisi Semih Arslan'ın intihar etmediğini, öldürüldüğünü öne sürdü. Mahkeme başkanının, "Abin Semih sana hiç Ayhan Bora'nın uyuşturucu ticareti işi yaptığını söyledi mi?" sorusu üzerine, Sercan Arslan, abisinin kendisine anlatması nedeniyle bu durumdan haberi olduğunu belirtti.

Duruşmaya ara verildi

Duruşmada, "Bora Kaplan'a ait bir eğlence mekanında bir gün güvenlik olarak çalıştığını, iş yerinin sorumlusu tarafından aralarında yaşanan anlaşmazlık nedeniyle silahlı suç örgütü tarafından kasten yaralandığını" öne süren ve iddianamede müşteki olarak yer alan Emirhan Bostancı da dinlendi. Bostancı, şikayetçi olmadığını ve emniyetteki ifadesini polislerin zoruyla verdiğini iddia ederek, davaya katılmak istemediğini bildirdi.

Müşteki beyanlarının ardından mahkeme başkanı, duruşmaya yarın devam etmek üzere ara verdi.

Bugüne nasıl gelindi?

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın göreve gelmesinin ardından suç örgütlerinden Ayhan Bora Kaplan ve çetesi hedefe konuldu.

Kaplan’ın eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yla yakın olduğu iddia ediliyordu. Bu iddia çok konuşulunca MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Soylu’ya sahip çıkmıştı.

Kaplan ve ekibi 7 Eylül’de Ankara Esenboğa Havalimanı’nda yurtdışına kaçmak üzereyken gözaltına alındı. Kaplan, hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kasten yaralama" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından yakalama kararı bulunuyordu.

Gözaltına alınan Kaplan, 12 Eylül’de çıkarıldığı Ankara Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı. Operasyonda gözaltına alınan diğer 28 kişiden 13’ü tutuklanırken, 15 şüpheli hakkındaysa adli kontrol kararı verildi. Genişletilen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 2’nci sınıf Emniyet Müdürü N.A.Ç de adli kontrolle serbest bırakıldı.

Soruşturma kapsamında Yargıtay üyesi Yüksel Kocaman’ın da adı çok konuşuldu. Kaplan’ın, Kocaman’a lüks bir villa ile otomobil hediye ettiği iddia edildi. Kocaman, Kaplan’la görüştüğünü doğruladı ama hediyeleri yalanladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın soruşturmayla ilgili MİT’ten özel rapor istediği de kulislere yansıdı. Erdoğan’ın, Kaplan ile görüştüğü ortaya çıkan Yargıtay üyesi Yüksel Kocaman’a da randevu vermediği söylendi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik soruşturmayı tamamladı. 28’i tutuklu 61 şüphelinin yargılandığı davanın sanıklarını, Kaplan ve ona bağlı çalışan adamları oluşturdu. Kaplan hakkında, iki cinayet suçundan ağırlaştırılmış müebbet ile 169 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi. Kaplan, tüm suçlamaları reddetti. Duruşmalar sonucunda 8 şüpheli tahliye edildi.

Bu sırada Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde görevli üç polis müdürü Ayhan Bora Kaplan soruşturmasında gizli tanığı, bakanları suçlamaya zorladığı gerekçesiyle gözaltına alındı. İktidar yanlısı gazeteler hükümete "darbe" hazırlığı yapıldığı yorumlarını yaptı. 

Üç müdürü göreve getiren İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ise yaşananları "darbe girişimi" olarak değil, Cumhurbaşkanına "oyun ve tuzak kurma" olarak nitelendirdi. Yerlikaya, "Kimler, terör örgütleri ve onların uzantılarıyla, organize suç örgütleriyle bir olup, FETÖ taktikleriyle Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize, sosyal medya destekli ‘oyun kurmaya' çalışıyorsa; onların oyunlarını da kurdukları tuzakları da yerle bir edeceğiz" dedi.

İçişleri Bakanlığı, idari soruşturmayı tamamlayarak polisler hakkında son kararı verecek. Diğer yandan soruşturmada gözaltına alınan 7 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında Kaplan'ı yurt dışına kaçarken Esenboğa Havalimanı'nda gözaltına alan Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, yardımcısı Şevket Demircan ve komiser Ufuk Gültekin de buluyor. 

Cezaevine götürülenlerden biriyse Kemal Kılıçdaroğlu'nun eski danışmanı Ramazan Kubat. Kubat aynı zamanda eski MHP Ankara İl yöneticisi. 

Gözaltına alınan Organize Suçlarla Şube Müdürü Kerem Gökay Öner'in serbest kalması dikkat çekti. Öner, soruşturmaya kendisinin dahil edilmek istenmediğini anlattı ve Ankara Emniyet Müdürü Engin Dinç'i işaret etti.
 

Aydemir Güler