Sayfa yolu
Okuyan: Tarikat ve cemaatleri vergilendirilmeyen şirketler olarak görmeliyiz
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 14.07.2023 , 10:25 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan dün akşam Tele1'de Gökmen Karadağ'ın sorularını yanıtladı. Tarikat ve cemaatlerin devlet içindeki gücüne dikkat çeken Okuyan, "Gülen Cemaati'nin kaç oyu vardı? Ama muazzam bir güçleri vardı, hâlâ daha da öyle. Türkiye'de cemaatleri ve tarikatları tıpkı büyük şirketler gibi ele almak gerekiyor. Zaten şirketler" dedi.
"Türkiye'de TÜSİAD sermayesinin oy tabanı nedir? Sonuçta azınlıklar ama TÜSİAD sermayesi bu ülkeyi yönetiyor. İktidar onlarda. Tarikat ve cemaatlere de böyle bakmalıyız. Para aynı zamanda iktidar demek. Türkiye'de tarikat ve cemaatlerin vergilendirilmeyen şirketler olarak görülmesinde fayda var" diyen Okuyan, söz konusu yapıların yalnızca ekonomik faaliyet yürütmediğine de dikkat çekti.
Tarikat ve cemaatlerin yeni kabineyi paylaştığına işaret eden Kemal Okuyan, "Cenazeye katılan sayısı elbette önemli ama Menzil tarikatının ya da başka tarikatların asıl gücü sayılarda değil. Türkiye'nin kritik noktalarını yönetme becerisinde. Muhalefet partilerinin de açık laiklik diye bir dertleri olmadığı için tarikat ve cemaatler içerisinde kendilerini güçlendirmeye çalışıyorlar. Nitekim seçimde bazı tarikat ve cemaatler de muhalefet partilerini desteklediler. Türkiye'de aslında tarikat ve cemaatler yasak" şeklinde konuştu.
Bakan Tekin'in açıklamalarına tepki
TKP Genel Sekreteri Okuyan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in karma eğitimi hedef alan açıklamalarına da tepki gösterdi. Okuyan, "Kapitalizm kaynakların yoksullardan alınıp patronlara verilmesidir. Peki ama bu nasıl sürdürülecek? Yerel seçimler de geliyor. Halkın ilgisi başka yerlere çekilecek, kutsallıklar öne çıkarılacak. Eğitim, kültür alanında toplumun daha muhafazakarlaşmasına, dinsel referansların her alana yerleştirilmesine mecburlar. Ekonomi bunu gösteriyor" ifadesini kullandı.
Laikliğin ayaklar altına alan uygulamaların arkasında ekonomik nedenlerin de olduğunu söyleyen Okuyan, "Bakan lütfeder gibi 'Kız okulları açacağız' diyor. Sonra da 'Biz özgürlükçüyüz isteyene öyle okullar da açık olacak' diyor. Bu bir mücadeledir ve yeni başlamadı. Bu mücadele ileri-geri kavgasıdır. Eninde sonunda insanlık kazanacak. Tarihi mutlak şekilde geriye mahkum edemezler. AKP'nin ahlak bekçiliğine itirazımız var ama aynı zamanda paranın girdiği her şey de çürütüyor. AKP kendi bu alanı çürütüp, 'Bakın ahlaksızlara' diyor" diye konuştu.
'Erdoğan kaynak arıyor, İsveç kararı bu arayışın ürünü'
NATO'nun genişleme sürecine ve Erdoğan'ın açıklamalarına da yanıt veren Okuyan, "NATO'dan çıkılması iyi bir şeydir ancak Türkiye NATO'dan çıkamaz. Erdoğan'ın Batı'yla gerilimi sonlandırmasını, kendisi için en ihtiyaç duyduğu anda ABD ve NATO'yla ilişkileri düzeltmek için hamle yapacağını biliyorduk. İlişkilerde mutlak olarak düzelme olmaz. Ya da Rusya'yı tamamen karşısına alamaz" dedi.
Okuyan, "Türkiye'nin paraya ihtiyacı var. Ciddi döviz girmesi gerekiyor. Ülkeye 10-12 milyar dolarlık para gireceğine dair söylentiler var. Erdoğan kaynak arıyor, bu kaynağı sadece Körfez ülkelerinden, Rusya'dan sağlaması mümkün değil. İsveç kararı bu arayışın ürünü. NATO'dan, ABD'den ve AB'den Türkiye'ye hiçbir yarar gelmez" ifadesini kullandı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
