Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Oğlunun katiline verilen 'iyi hal indirimi'ne tepki göstermişti: Menderes Gündüz'e para cezası

Bisikletçi Umut Gündüz'ün babası Menderes Gündüz, oğlunun katiline 'iyi hal indirimi' verilmesine tepki gösterdiği için yargılandığı davada 8 bin 840 lira para cezsına çarptırıldı.

Can Kuyumcuoğlu

Yayın Tarihi: 10.01.2023 , 15:47 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10

 19 yaşındaki bisikletli Umut Gündüz'ü trafik kurallarını ihlal ederek alkollü şekilde kullandığı araçla arkadan çarparak katleden Çağdaş Şenyüz mahkeme kararıyla serbest bırakılmıştı. 

Anne Asuman Gündüz hakkında Çağdaş Şenyüz'ün şikayetiyle oğlunun katiline "katil" dediği için soruşturma açılmıştı. Soruşturmada Başsavcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. Umut Gündüz'ün babası Menderes Gündüz'e ise mahkemenin "iyi hal indirimi" kararına tepki gösterdiği sözleri nedeniyle dava açılmıştı. 

Menderes Gündüz'ün yargılandığı davada karar duruşması bugün yapıldı.

Duruşma sonucunda mahkeme Menderes Gündüz'e 8 bin 840 lira para cezası verdi. Gündüz'ün karara karşı üst mahkemeye gitme hakkı bulunuyor.

Gündüz'ün avukatı Aydın Yürek, duruşmanın ardından soL'a yaptığı açıklamada, mahkemenin, bir öncekinde olduğu gibi yalnızca yasayı uygulamakla yetindiğini söyledi.

Gündüz ailesinin çok uzun zamandır süren hak mücadelesinin ve adaletsiz kararlara karşı verdikleri eleştirilerin dava sürecinde dikkate alınmadığını vurgulayan Yürek, "Hukukçuların yalnızca yasa uygulayıcısı değil, insanların adalet arayışı noktasına göre karar veren kişiler olması gerektiği kanaatindeyiz. Bu noktada kararın hatalı olduğunu düşünüyoruz" dedi.

Menderes Gündüz: 'Ölen ölsün, kalanı kurtaralım' mantığıyla işleyen bir tek tip yargılama var

Davanın ardından soL'a değerlendirmelerde bulunan Menderes Gündüz de, önümüzdeki günlerde istinaf mahkemesine başvuru sürecinin başlatılacağını söyledi.

Gündüz, kendisine açılan davaya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Oğlumun ölümüne sebep olan sürücünün yargılandığı davada iddianame 9 ayın sonunda hazırlandı. İlk duruşma, birinci yılın bitiminde yapıldı. Alelacele yapılan ikinci duruşmada dosyayı kaçırırcasına bir karara bağlamaya çalıştılar. Üçüncü celseyi biz uzatarak istediğimizde bir eleştiride, bir tespitte bulundum. Yürüttüğümüz adalet mücadelesi ve mağdur diğer ailelerle görüşmelerimizde, onların dosyalarını incelediğimizde, ülkede tek tip bir iddianamenin hazırlandığını, tek tip yargılamanın yapıldığını tespit ettik.

Bunun adına adalet diyerek aslında cezasızlıkla, 'ölen ölsün, kalanı kurtaralım' mantığıyla işleyen bir hukuk sisteminin olduğunu tespit ettik. Her biri birbirinden farklı korkunç cinayet, ama hepsi bir iddianamede bilinçli taksirle, asli cezada üst sınırı 6, alt sınırı 2 yıl arasında yargılandığını fark ettik.

'Mücadeleyi bırakmamız için bize ve mağdur ailelere gözdağı verdiler'

Karar duruşmasında da karar okunurken ben mırıldanmaya başladım diğer ailelerin davalarında verilen kararın aynısını. Karar açıklandıktan sonra ise 'Bu kararla katilleri koruyorsunuz, cesaret veriyorsunuz. Oğlumu öldüren katilin elinde kan vardır, siz de büyük bir hukuk katliamı işleyerek annesini babasını öldürüyorsunuz. Sizin de elinizde kan var. Ama unutmayın ki iz mücadelemize devam ederek kimin burada kusuru, kastı varsa eninde sonunda üst mahkemede mücadelemizi sürdüreceğiz, suçlu kimse sanık sandalyesine onlar çıkacak' dedim.

Bu sözlerimden dolayı 'mahkemeye tehdit' olarak ivedilikle, hemen 10 gün sonrasında ifadeye çağrıldım. 30. gün de iddianame işleme konuldu. Yaklaşık 60 ila 65. günde de il celsemiz görüldü. Bu denli muazzam, hızlı işleyen bir sistemle karşılaştık. Bizim açtığımız dava ağır aksak işlerken, bize karşı olan dava süreci çok hızlı işledi.

Aslında bu süreçte bizim ve diğer mağdur ailelerin mücadelesinin düşmesini beklediler. Oluşturduğumuz Adalet Platformu'nda yer alan bir ailelere göz dağıydı. 

Oğlumun ölümüne sebep olan kişinin yargılanması 2 celse sürerken, bana bir sözden kaynaklı açılan davayı 4 celse yaptılar. Bunu bilinçli bir şekilde yaptılar. 'Pişmanız, biz yanlış yaptık, bizi affedin' demeyi beklediler.

Biz ise ısrarla dik durduk. Biz, net duruşumuzu ifade ettikçe bu işi uzattılar. Her mahkemeyi bizim için bir psikolojik savaşa dönüştürdüler.

'Hakim kamu gücünü arkasına alarak kişisel hesap peşinde koştu'

Mahkemeler sırasında kamu gücünü, kamu hakkını, kamu etkisini kendi lehine kullanan bir hakimle karşılaştık. Hakimin, idaresindeki mübaşir ve katibi şahit gösterebilecek pervasızlaştığını gördük. Bu işte o kadar duygusal davrandı ki... 29 yaşında, liyakat sahibi olup olmadığı tartışmalı bir hakim, kişisel duygularını kamu gücünü kullanarak öne çıkarmaya çalıştı. Bir üst salondaki mahkemeye beni şikayet etti.

Burada aslında yargılanan ben değildim. Türkiye Cumhuriyeti adaletinin işlevsizliği yargılandı. Bir hakimin kamu gücünü arkasına alarak bir aileden nasıl intikam almaya çalıştığı yargılandı. Burada hukukun bir iç hesaplaşma yaşaması gereği de açığa çıkıyor. İktidarın yargı üzerindeki etkisinin, kişiler üzerinden nasıl bir silaha dönüştürdüğünü, sıradan bir hak arayışının nasıl bir zulme dönüştürüldüğünü, alenen bize yargı ile zulüm yapıldığını gördük.

Birkaç ay önce bir katilin oturduğu sanık sandalyesine bir babayı oturttular. Bu korkunç bir şey.

Bize vermeye çalıştıkları gözdağına aldırmadan dik durduk. Söylediklerimizin hep arkasında durduk.

'Cezayı kabul etmiyoruz, mücadelemizi sürdüreceğiz'

Savcı, bize yüksekten ceza verilmesi konusunda çok ısrarcı oldu. Ancak bizim 4 celsedir gösterdiğimiz duruş, avukatları savunması hakimler üzerinde ciddi bir etki yarattı. Aslında hakkaniyetli bir karar verecek olsa, gözü kapalı beraat kararı verecekti. Ancak bir üst salondaki meslektaşını çiğnememek adına bir ceza vermesi gerektiğini düşündü. Nihayetinde bize 8 bin 840 lira para cezası verdi.

Biz bu cezayı da kabul etmeyeceğimizi, bunu istinaf mahkemesine taşıyacağımızı, sonrasında da AİHM'ye başvuracağımızı, bunun bir hak ihlali olduğunu söylüyoruz. AİHM'de çıkacak karara bağlı olarak, kamu gücünü kullanan kamu görevlisinin hatasıyla devlet bir tazminle karşı karşıya kalabilir. Böylece kamuda görevli hakimin, kamuyu aslında ne kadar zarara uğrattığı ortaya çıkacak.

Biz mücadelemizi tüm kararlılığımızla sürdüreceğiz. Sanık sandalyesinde asıl kimlerin oturması gerekiyorsa, onlar hesap verecek."

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.