Sayfa yolu
'Nâzım’ın Kavgaları': Nâzım Hikmet 63. ölüm yıldönümünde anıldı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 04.06.2026 , 22:21
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
Nâzım Hikmet, dün akşam İstanbul Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen bir programla anıldı. "Nâzım’ın Kavgaları" başlığıyla düzenlenen etkinlikte, Nâzım Hikmet’in edebi mirası işgale, emperyalizme, faşizme, sömürüye ve gericiliğe karşı yürüttüğü tarihsel ve politik mücadeleleri üzerinden ele alındı. Sunumlara, dönemin atmosferini yansıtan arşiv belgeleri, fotoğraflar ve görseller eşlik etti.
Türkiye Komünist Partisi adına açılış konuşması yapan TKP Parti Meclisi üyesi Oğuz Kavala, Nâzım Hikmet’in Anadolu yolculuğuna ve bu sürecin şairin fikir dünyasındaki yerine dikkat çekti. Anadolu’da tanık olunan gerçeklerin Nâzım Hikmet’in politik bilincini şekillendiren temel unsur olduğunu belirten Kavala, şairin mücadele azmine vurgu yaptı. Kavala, "Nâzım’ın içinde bulunduğu dönem hiç kolay değildi, hatta belki çok daha zor günlerden geçiyordu. Ancak şair bu zorluklarla mücadele etmeyi ve baş edebilmeyi başardı. Bunu sağlayan yegane unsur, onun komünist bir ufka ve hülyaya sahip olmasıydı. Bizim de bugün karşı karşıya olduğumuz zorluklarla baş edebilmemizin yolu aynı hülyadan geçmektedir" ifadelerini kullandı.
Çağrı Kınıkoğlu ve Kaya Tokmakçıoğlu’nun sunduğu etkinlik, Nâzım Hikmet’in fikir dünyasının şekillendiği 1908-1928 yılları arasındaki erken dönemle başladı. Balkan Savaşları, İstanbul’un işgali ve Ekim Devrimi’nin genç Nazım üzerindeki etkilerinin anlatıldığı sunumun ardından, dönemin ruhunu yansıtan Feryad-ı Vatan ve 19 Yaşım şiirleri seslendirildi.

1928-1938 kesitinde ise 1929 Büyük Buhranı ve dünyada yükselen faşizm karşısında şairin edebiyat alanında açtığı cepheye odaklanıldı. Bu bölümde sömürgeci saldırganlığı hedef alan Taranta Babu’ya Mektuplar ve yerleşik sanat anlayışına karşı kaleme alınan Cevap şiirlerinden bölümler paylaşıldı.
Programın devamında, şairin 1938 mahkumiyetiyle başlayan cezaevi yılları ve bu süreçte geliştirdiği "büyük insanlık" kavramı işlendi. Sahnede Yirminci Asra Dair şiiri ve Memleketimden İnsan Manzaraları’nın "Memleketimi seviyorum" bölümü aktarıldı.
Son bölümde ise Soğuk Savaş dönemi, Türkiye’nin NATO’ya girişi ve Kore Savaşı ekseninde, şairin vatandaşlıktan çıkarılmasına yol açan süreç anlatıldı. Sürgün yıllarındaki antiemperyalist mücadelesinin kronolojik sunumlarla aktarıldığı bu kesit; 23 Sentlik Askere Dair, Vatan Haini ve Türkiye İşçi Sınıfına Selam şiirleriyle tamamlandı.
Program boyunca kronolojik akışa uygun olarak seçilen bu şiirleri Ayça Güngör Aşık, Müge Saut, Nazlı Deniz Korkmaz, Nevzat Süs, Şükrü Veysel Alankaya ve Yener Aydın seslendirdi.
Dönem sunumlarına eşlik eden arşiv görsellerinin ve dökümanların aktarıldığı gecenin kapanış konuşmasında, Nâzım Hikmet’in mücadelesinin geçmişte kalmadığı, bugünün dünyasindeki sömürü ve savaşlara karşı hâlâ güncelliğini koruduğu ifade edildi.
Etkinlik, Güneş Yüzak, Günselin Seda Çetinkaya ve Nurevşan Kırçiçek’in şairin şiirlerinden bestelenen eserleri seslendirdiği bir müzik dinletisiyle son buldu.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.