Sayfa yolu
'Mültecilere nefret söylemleri' davasında tutuklu sanıklara tahliye
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 03.01.2024 , 17:53 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Sosyal medyada mültecilere yönelik nefret söylemleri içeren paylaşımlar yaptıkları suçlamasıyla 10'u tutuklu, 30 sanığın yargılanmasına başlandı. Mahkeme, tutuklu sanıkların tahliyesine, tutuksuz sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına karar verdi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında, mültecilere yönelik nefret söylemleri içeren paylaşımlar yaptıkları iddia edilen 30 şüpheliden 10'u, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı. 30 şüpheli hakkında toplu halde, zincirleme şekilde, basın ve yayın yoluyla 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma', 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' ve 'halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit' suçlarından 15 yıla kadar cezalandırılmaları talebiyle düzenlenen iddianame, Ankara 7'nci Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmişti.
DHA'nın haberine göre 2 gazetecinin de aralarında bulunduğu 10'u tutuklu, 30 sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşmaya tutuklu sanıklar, taraf avukatları, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve sanıkların yakınları katıldı.
Tutuklu sanıklardan Eray Ertürk, 13 yıldır sosyal medya hesabının herkese açık olduğunu ve daha önce benzeri bir suç nedeniyle tutuklanmadığını söyledi. "Türkiye'nin Suriye gibi olmaması için" bir yazı yazdığını söyleyen Ertürk, "Ortada bir suç yok. Kaldı ki suç olsa bile 4 aydır yatarı olmayan bir suçtan tutuklu bulunuyorum. Söz konusu paylaşımlara itirazım yok, kabul ediyorum" dedi.
'Sadece Ümit Özdağ'ın söylediklerini paylaştım'
Tutuklu sanıklardan Hüseyin Dicle ise "eski bir asker olarak 4 aydır tutuklu olmanın kanına dokunduğunu" söyledi. Yalan bir şey paylaşmadığını, sadece Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın söylediklerini paylaştığını belirten Dicle, "Tüm bu yazılanları toparlayıp suç unsuru yapmışlar. Dosyada olan her şey cımbızlanarak konmuş. Buradaki suç unsurunu ben hala çözemedim" ifadelerini kullandı.
Tutuklu gazeteci Serkan Kafkas ise dosyaya konu olan haberlerin tamamını ulusal basından görerek yazdığını ve tüm haberlerin kaynaklı olduğunu söyleyerek, "'Suriyeli', 'Afgan' gibi ifadeler kullandığımız için etnik sınıfını belli ettiğimiz için mi buradayız? Benzer bir olay Almanya'da olsa ve bir Türk suça karışsa kişinin Türk olduğu haberde yine belirtilir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Buradan çıktığım zaman da milliyetçi paylaşımlar yapmaya devam edeceğim" dedi.
Tutuklu gazeteci Süha Çardaklı da meslek hayatı boyunca herhangi bir ceza almadığını, tek yalan haberinin olmadığını belirterek, yazdığı haberlerin arkasında olduğunu savundu.
Sanık ve avukat beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu 10 sanığın tahliyesine, tutuksuz sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin de kaldırılmasına karar verildi. Duruşma, 20 Mayıs'a ertelendi.
İYİP'ten duruşma öncesi açıklama
Öte yandan AA'nın haberine göre duruşma öncesi adliye önünde açıklama yapan İYİP Hukuk ve Seçim İşleri Başkanı Hakan Şeref Olgun, şunları kaydetti:
"Gazeteci arkadaşlarımızın yaptığı haberler dava konusu haline getirilmiştir. Yapılan haberlerin gerçeği yansıtmadığına dair herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır. Soruşturma dosyasına giren tutanak ve araştırma raporları, açıkça milliyetçiliğin cezalandırılmaya çalışıldığını ortaya koymaktadır. Gazi Mustafa Kemal'in Türkiye'de yaşayan herkese vasiyet ettiği, anayasamızın da ikinci maddesine göre Cumhuriyetimizin temel ilkelerinden olan milliyetçiliğin cezalandırılmaya çalışılmasını kabul etmiyoruz."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
