Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

MSB 9 askerin ölümünden 'Mehmetçik sorumlu' demeye getirdi!

Savunma Bakanlığı uzun uzun "her türlü ekipmanı, eğitimi sağlamıştık Mehmetçiğe" dedi, "PKK kalleşçe saldırdı" dışında gerekçe sunmadı, işgaller konusunda yalan söyledi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 18.01.2024 , 15:01 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında çok sayıda askerin yaşamını yitirdiği Irak'ın kuzeyindeki Pençe operasyonları hakkında soruları yanıtladı.

Bakanlık, önce 12, ardından 9 askerin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan sürece dair "her şey tamdı, Mehmetçik her şeye sahipti" dedi. Tüm eleştirileri reddetti. Dile getirilen tek "sebep", birkaç kez tekrar edilen "PKK kalleşçe saldırdı" ifadesiydi. Bakanlığın yanıtları, ölümlerin sebebine dair geriye tek seçenek bıraktı: Ölmeleri, Mehmetçiğin hatasıydı.

Bakanlıkta düzenlenen bilgilendirme toplantısında kaynaklar, Pençe-Kilit harekat bölgesi"nde 22-23 Aralık ve 12 Ocak'taki saldırılara ilişkin "Üs bölgelerimize gerçekleştirilen alçak saldırılar, olumsuz hava koşullarında ve görüş mesafesinin olmadığı bir ortamda kalleşçe gerçekleştirilmiştir. Eş zamanlı olarak Irak kuzeyindeki birçok üs bölgemize de saldırı girişiminde bulunulmuştur. Tüm bu saldırılarda, teröristlerin sızma eylemlerinde bulundukları bölgelerde, kendilerine müzahir sivil yerleşim yerlerini de örtü olarak kullandıkları görülmektedir" ifadelerini kullandı.

'İHA uçmasa da termal kamera, foto kapan, radarlar... her şeyimiz var'

AA'nın aktardığına göre bakanlık kaynakları şunları söyledi:

"İHA'ların mevsimsel koşullar nedeniyle uçamadığı durumlarda kritik yaklaşma istikametleri teknoloji-yoğun sistemler (termal kamera, foto kapan, bulut altı mini İHA) ile gözetlenmekte, harekete duyarlı radar sistemleri ile üs bölgelerinin etrafı takip edilmekte, ateş destek vasıtaları 24 saat esasına göre görev yapmaya devam etmekte, silah üstü termal kameralar ile teçhiz edilmiş yakın emniyet unsurları tarafından üs bölgesi etrafında pusu/dinleme ve keşif/gözetleme gayretleri artırılmakta, üs bölgelerinin etrafına fiziki engel sistemleri (jiletli tel, fens teli, aydınlatma mayını vb.) inşa edilmekte, havada bekler bulunan savaş uçaklarıyla bölgede hava devriyesi icra edilmektedir."

'Mehmetçiğimiz ihtiyaç duyduğu, emniyetini sağlayacak her türlü sisteme sahiptir'

Bakanlık kaynakları, üs bölgelerinin termal kamera ve benzeri gözetleme sistemleri bakımından yeterli olup olmadığına dair soruya da şu cevapları verdi:

"Kahraman Mehmetçiğimiz, üs bölgelerinde ihtiyaç duyduğu gündüz ve gece çepeçevre emniyetini sağlayacak her türlü keşif/gözetleme ve dinleme sistemlerine sahiptir. Ayrıca tek er seviyesinde dahi personele silah üstü sistemler verilmektedir. Hain PKK'lı teröristler tarafından üs bölgelerimize gerçekleştirilen alçak saldırılar, olumsuz hava koşullarında ve görüş mesafesinin olmadığı bir ortamda kalleşçe gerçekleştirilmiştir.

Bu saldırıların tamamına yakınında teknolojinin sağladığı imkanlar da etkin şekilde kullanılarak, üs bölgelerimize yaklaşan teröristlerin birçoğu etkisiz hale getirilmiştir. Ayrıca teröristlerin sızma eylemlerinde bulundukları bölgelerde, kendilerine müzahir sivil yerleşim yerlerini örtü olarak kullandıkları görülmektedir."

Askerlere ilk müdahale kimler tarafından yapıldı?

Bakanlık kaynakları, operasyon bölgelerinde yaralanmalara karşı ilk müdahalenin nasıl ve kimler tarafından yapıldığına dair soru üzerine, şunları kaydetti:

"Harekat alanında yaralıya ilk müdahale, birliklerin kendi sağlık personeli (tabip, acil tıp teknikeri (ATT), muharebe cankurtaranı ve muharip sıhhiye) tarafından yapılmaktadır. Müteakiben öncelikle helikopterle seyyar sahra hastanesi ya da bölgedeki devlet hastanelerine yaralı personel tahliye edilmektedir.

Altın saat olarak tabir edilen ilk 10 dakikada yaralıya yapılması gereken kanama kontrolü ve hava yolunun açılması işlemleri birliklerdeki muharebe cankurtaranı ve/veya muharip sıhhiye tarafından yapılmaktadır. Harekata katılan birliklerin muharebe cankurtaranı ve muharip sıhhiye personelinin eğitimi devamlı tazelenmektedir."

İlk 1 saat içinde yaralıya yapılması gereken gelişmiş tıbbi yardımın birliklerdeki tabip veya ATT personel tarafından yapıldığını belirten kaynaklar, "Birliklerimizdeki ATT kadrolarının yüzde 71'i muvazzaf personelle geri kalanı yedek astsubay personelle karşılanmaktadır. Birliklerimizdeki tabip kadrolarının yüzde 8'i muvazzaf personelle, yüzde 2'si yedek subay personelle geri kalanı Sağlık Bakanlığından geçici olarak görevlendirilen sivil tabiplerle karşılanmaktadır" diye konuştu.

Kaynaklar, ilk 2 saat içinde yaralıya yapılması gereken travma cerrahisinin yaralının tahliye edildiği Işıklı Seyyar Sahra Hastanesi ya da bölgedeki Çukurca, Derecik, Hakkari, Yüksekova Şırnak ve Şehit Aydoğan Aydın Devlet Hastanelerinin sağlık personelince yapıldığını söyledi.

'En zor hava ve arazi şartları için tüm imkanlar sağlanmıştır'

Bakanlık kaynakları, sınır ötesindeki üs bölgelerinde tahkimatın yetersiz olduğu ilişkin iddialar hakkında şunları söyledi:

"Mehmetçiklerimiz bir bölgeye adım atar atmaz öncelikle emniyetlerine yönelik olarak mevzilenmekte, mevzileri tahkim edilmekte ve uygun silah, tespit, sensör, algılama, görüntüleme sistemleriyle geliştirilmekte, emniyetin tesisini müteakip hava ve karadan personelin temel ihtiyaçlarından başlamak üzere ikmal sistemi kurulmaktadır.

En zor hava ve arazi şartlarında icra ettiğimiz operasyonlarda, Mehmetçik ileri seviye teknoloji silah, teçhizat ve sistemle donatılmış, her türlü arazi ve iklimde görev yapacak şekilde eğitilmiş ve 2000 metre rakımın üzerinde harekat icra edecek şekilde ikmal, iaşe ve barınma imkanları sağlanmıştır."

'Hava harekatlarının sayısını açıklıyoruz'

Bakanlık kaynakları, "Yapılan hava harekatları terör saldırılarından sonra mı yapılıyor" sorusu üzerine şunları söyledi:

"Hedef tespiti ve imha süreci sürekli bir faaliyettir. Yapılan hava harekatlarının sayısını açıklıyoruz, hedefteki etki kıymetlendirmeleri tamamlandığında EHG sayılarıyla kullanılamaz hale getirilen mağara, sığınak veya diğer tesis bilgilerini veriyoruz.

Her kademede Hedef Analiz ve Değerlendirme Grupları tarafından icra edilen günlük hedef toplantılarında duyum, İHA tespitleri ve sinyal istihbarat verileri analiz edilerek hedefler belirlenmekte ve ateş altına alınmaktadır. Son 3 aylık sürede 452 hedef (günlük ortalama 5 hedef) hava harekatıyla vurulmuş, buna ilave olarak dinamik olarak tespit edilen 99 terör hedefine Ani Hava Harekatı, 36 terör hedefine S/İHA atışı icra edilmiştir."

'O ülkelerin egemenliğine karşı bir faaliyet değil'

Türkiye'nin, Irak'ın ve Suriye'nin kuzeyinde örgüte yönelik icra ettiği tüm harekatların, söz konusu ülkelerin egemenliğine karşı bir faaliyet değil, "terörle mücadele bağlamında uluslararası işbirliği" olarak görülmesi gerektiğini savunan bakanlık kaynakları, şöyle devam etti:

"Ancak, uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru müdafaa hakkımızı gereken yer ve zamanda kullanmaya muktediriz. Kahraman Mehmetçiğe saldırının bedeli olduğunu da bu kapsamda gösteriyoruz. Bunu da gösterirken amacımız iç kamuoyu değil, uluslararası kamuoyudur."

Önceki gün Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da TBMM'de yaptığı bilgilendirme toplantısında " Irak ve Suriye'nin egemenlik haklarına saygılı" olduklarını öne sürmüştü. Oysa soL'un da ilgili haberinde belirttiği üzere Irak henüz üç ay önce Türkiye'ye TSK'nın Irak'taki faaliyetleri nedeniyle protesto mektubu iletmişti. Mektupta "Tekrarlanan bu saldırılar devletler arasındaki iyi komşuluk ilkesiyle bağdaşmıyor" denilmişti. Suriye devletiyse TSK'nın ülkedeki varlığını doğrudan işgal sayıyor.

'Hakkari'nin yaylaları turistleri ağırlıyor'

Bakanlık kaynakları, Irak'ın kuzeyindeki Pençe operasyonlarının stratejisinin yanlış olduğuna dair eleştirilere yönelik, şunları kaydetti:

"Bugün artık, yurt içinden tek bir şehit haberi gelmiyor. Üs bölgelerimize, kalekollarımıza tek bir saldırı yapılamıyor.

Bu da terörü kaynağında yok etme stratejimizin başarısını gösteriyor. Bugün, Türkiye'nin en büyük petrol rezervlerinden birine sahip Şırnak/Gabar'da güvenli bir şekilde petrol çıkartılabiliyorsa, Hakkari'nin yaylaları turistleri ağırlıyor, festivallere ev sahipliği yapıyorsa bunlar hep kahraman ordumuzun, teröristleri sınırlarımızın ötesinde, terörü kaynağında yok etme stratejisi sayesindedir."

'Bölge bulutlarla kaplı, İHA'dan gözetlemek mümkün değil'

İHA ve SİHA'ların kullanılmadığı iddialarına yönelik, TSK'ya teslim edilen 1 adet MİLSAR'ın mevcut olup, denemeleri, test ve kabul işlemlerinin devam ettiğini belirten kaynaklar, şunları anlattı:

"SARPER radarı ise konvansiyonel harpte karşılaşılan hedefleri tespit etmek için tasarlanmış bir sensör olup, SAR radarı kullanılarak arazide saklanan/hareket eden teröristleri tespit etmek mümkün değildir. Bölge yer seviyesinden yüksek irtifaya kadar bulutlarla kaplı olduğundan İHA'lar üzerindeki elektro-optik ve kızılötesi görüş sağlayan kameralarla arazinin gözetlenmesi de mümkün değildir."

Emekli askerlerin eleştirilerine: 'Derdi üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olanlar'

Bakanlık kaynakları, bazı emekli askerlerin eleştirel açıklamalarına ilişkinse şu ifadeleri kullandı:

"Bölgede görev yapmış tüm komutanlarımızın ve personelimizin bilgisine ve tecrübesine saygı duyduğumuzu bir kez daha belirterek, hizmetleri için kendilerine şükranlarımızı sunuyoruz. Bizim tepkimiz, şehit verdiğimizde ortaya çıkıp siyasi ve şahsi hırslarla kahraman Mehmetçik'in ve görev yapan personelin gayretini, tecrübesini yok sayan, yürüttüğümüz mücadeleye zarar verme amacı güden yorumlar yapan, kısacası derdi üzüm yemek değil bağcıyı dövmek olanlaradır."

Bakanlık kaynakları, 20-30 yıl önce yapılanların, tekrar gündeme getirilerek bugün yapılanların eleştirilmesi ve uygulanan stratejinin yanlış olduğunun ispat edilmeye çalışılmasına anlam verilemediğini belirterek, "Veriler ortadadır. 'Bizim oralarda ne işimiz var' demek tam da terör örgütünün yaratmak istediği algıya hizmet etmektir." ifadesini kullandı.

Yeni bir harekat olacak mı?

Bakanlık kaynakları, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son açıklamalarının ardından yeni bir kara harekatı yapılıp yapılmayacağına dair sorular üzerine şunları söyledi:

"Sayın Cumhurbaşkanı'mızın da ifade ettiği gibi ülkemizin, halkımızın ve sınırlarımızın güvenliği için uluslararası hukuk ve meşru müdafaa açısından operasyon yapmak Türkiye'nin en doğal hakkıdır. TSK'nın, ihtiyaç olan yer ve zamanda bugüne kadar yaptığı gibi bundan sonra da ne gerekiyorsa yapacağından kimsenin şüphesinin olmaması gerekir."

Personelin tecrübe durumu

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, "Operasyon bölgesindeki askerlerin tecrübesi yeterli mi?" sorusuna şu cevabı verdi:

"Terörle Mücadele Harekatı (TMH) bölgesinde görevlendirilecek tüm subay, astsubay, uzman erbaş ve sözleşmeli erler, Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığında 18 hafta süreyle zorlu bir eğitim sürecinden geçmektedir. Burada başarı sağlayan personel birliklerine görevlendirilmekte, birliğinde oryantasyon eğitimi sonrasında operasyonlara dahil olmaktadır. Ayrıca sıralı komutanlıklarca da denetleme ve değerlendirmeleri zamana bağlı kalmaksızın gerçekleştirilmektedir."
 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.