Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Millet İttifakı'nın 'Kürt Sorunu' çözümü nedir?

"Altılı Masa'nın Kürt sorunundaki en büyük söylemini AKP'nin Kürt politikasının 'Saray Öncesi' oluşturuyor demek yanlış olmayacaktır." 

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 27.05.2022 , 09:15 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10

Millet İttifakı ya da başka bir ifadeyle "Altılı Masa" 2023 yılında yapılması beklenen seçimlere şimdiden "kazandık" gözüyle bakıyor. Konu iktidar ya da hükümet kavramlarına gelince de çeşitli vaatler gündeme geliyor haliyle. Burada eksen daha çok "AKP'den daha iyisini yapmak" ya da "AKP'nin yapamadığını yapmak" üzerinden belirleniyor diyebiliriz. Bu aşamada "parlementer düzene dönmek" dışında elle tutulur bir vaat olmadığını söylemek yanlış olmayacaktır. 

Bunun yanı sıra Millet İttifakı olarak şekillenen siyasal yelpazenin esas odağı, AKP'den bunalmış ve "artık yeter" diyenlere işaret ettiği seçim pusulası. İttifak her ne kadar politik angajmana girmek yerine sabırla sandığı işaret etse de emekçilerin sabır taşı çatlamış durumda. Buna bir de "seçimi zaten bugünden kazandık" psikolojisi eklenince tablodaki boşluklar biraz daha belirgin hale geliyor. 

Peki, Millet İttifakı hangi başlıkta ne diyor, bu belli mi?

Millet İttifakı'nın vaat ya da söylemlerinden birini kuşkusuz "Kürt sorunu" konusundaki yaklaşımları belirliyor. Çözüm önerileri ya da sorun tespitleri, saha çalışmaları ve güncel politikalarına yakından bakmak, konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır. 

Helalleşme söylemi ya da 'Saray'ın öncesi'

Millet İttifakı'nın kurduğu masanın kendileri adına yere en sağlam basan ayağı "Saray Rejimi" etrafında şekillenen söylemi. Bu sayede AKP eskisi muhalifleri masaya dahil etmenin yolları açılmış oluyor. Bu taktik klasik bir AKP yöntemi olarak yıllardır kullanımda. En bilinen örneklerinden birisi 15 Temmuz ya da 17-25 Aralık söylemidir. AKP için birçok şey öncesi ve sonrası olarak ayrılabiliyor. 17-25 Aralık operasyonları adı verilen süreç öncesinde Fethullah Gülen ile yan yana gelen herkesi aklayabiliyorsunuz bu sayede. Türkçe Olimpiyatları ya da gerici okul ve derneklere peşkeş çekilen her şey o zamanlar "helal" listesinde yer alırken bu süreçten sonra aforoz edilmişti. 

Millet İttifakı da Saray Rejimi diyerek bir taşla iki kuş vuruyor. İlki bu sayede kimse kabaca AKP'nin 2015 öncesini eleştirme ihtiyacı duymuyor. İkinci olarak da daha evvel AKP'nin kirli icraatlarına destek verenler de aklanmış oluyor. AKP eskisi partilerin bugün muhalif olabilmesindeki en önemli ayrıntı Saray sonrasındaki yalnızlıklarıdır. Yoksa gerek söylem gerek icraat olarak 2002-2012 yılları arasındaki AKP'ye özlemle hareket ettikleri herkesin malumu ve aynı şekilde kendilerinin de beyanları bu yönde.

Millet İttifakı'nın Kürt meselesindeki vaatlerinin de kabaca AKP'nin ilk yıllarını anımsatan, o günlerin tartışmalarını tekrarlayan bir doğrultuda devam ettiğini söyleyebiliriz. Yani Altılı Masa'nın Kürt sorunundaki en büyük söylemini AKP'nin Kürt politikasının 'Saray öncesi' ya da tekrarı oluşturuyor demek yanlış olmayacaktır. 

Sorun kültürel, çözüm hukuki mi?

Kürt sorunu konusunda evlere şenlik olan İYİP ile başlayabiliriz. Partisinin kuruluş sürecini Muş'un Malazgirt ilçesindeki 1071 imgesi ve Bitlis Ahlat'taki Türk Mezarları olarak tarif ettiği anıtların önünde başlatan Meral Akşener, ayağını bastığı toprakların gerçekliğini biliyor olacak ki İYİP'in kuruluş sürecinde Kürt meselesine ufaktan değinme ihtiyacı duymuştu. Belki de ilk ve son değindiği yer orasıydı. 

İYİP'in programında Kürtler yer almadığı için haliyle de geriye bir sorun da kalmıyor. Tarihe "Devlet için bin operasyon yaptık" ifadesiyle geçen 1990'lı yılların karanlık isimlerinden Akşener, terazisini kurduğu milliyetçiliğin, merkez sağ olma hedefindeki söyleminde Kürt sorununa pek değinme niyetinde değil. 

Altılı Masa'nın Kürt sorunu konusunda öne çıkan partileri; Deva ve Gelecek Partileri ile CHP. Deva ve Gelecek Partisi AKP'den boşalan alanlara yerleşmeye çalışırken CHP ise geleneksel yöntemlerden biri olan aşiret bağlantılarıyla adım atmaya çalışıyor. 

Gelecek ve Deva Kürt sorununu tarif ederken daha çok kültürel sorunları işaret ederken CHP klasik söylemi ile sorunu daha çok bölgesel geri kalmışlıkla açıklıyor. Deva Partisi'nin anadilinde eğitim vaadi dikkat çekerken esasında Babacan'ın partisinin 'Açılım' dönemi AKP'sinin vaatlerinin ötesine geçtiğini söylemek zor. 

AKP eskisi partilerin Kürt sorununda yarattığı vaatler ve düzlem tam olarak AKP'nin açılım döneminin devamı niteliğinde. Gerek Babacan'ın gerekse Davutoğlu'nun siyasetinin temelin oluşturan "AKP'nin altın çağları" vaatleri Kürt sorunu konusunda da kendini tekrar ediyor. Ancak bu tablonun Erdoğan'ın attığı gibi doğrudan İmralı temasını içermesi ihtimali ise 6'lı masanın genel durumuna bakıldığında oldukça zayıf bir ihtimal olarak görünüyor. 

Ortak hedef: Barzani ile ilişkileri geliştirme

Millet İttifakı'nın Kürt sorunu bağlamındaki vaatlerinden birisini de Barzani ile ilişkileri geliştirme oluşturuyor. Bahsi geçen ilişkiler ise ekonomi alanınında ibaret.Tek sınırı Türkiye olan Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile arttırılacak ekonomik ilişkiler, Deva-Gelecek partileri ve CHP'nin tek somut önerisi olarak değerlendirilebilir. 

CHP'nin geçtiğimiz Eylül ayında Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimini ziyaret ederek Barzani ile temaslar kurması o dönem basında yer almış ve konu AKP'den doğacak boşluklara yerleşme ya da AKP sonrası sürece hazırlık olarak okunmuştu. Ziyaretin CHP'nin Doğu Masası adını verdiği ve aşiretler üzerinden yaptığı ittifakların somutlandığı döneme denk gelmesi de öne çıkan bir diğer mesajdı. 

Kürt sorunu gündem olunca Amerika ile yaptıkları işbirlikleri ve AKP iktidarıyla yakınlığı ile bilinen Barzani ailesinin, Kürt sorununun çözümünden ziyade kendi aile ekonomisi ve aşiretinin çıkarlarını, Kürt emekçilerin çıkarlarının önünde tuttuğu bir gerçek. Bu gerçeklikle bir araya gelme çabası hem Millet İttifakı'nın Kürt sorunu konusunda çözüm önerisini hem de muhatap alınacak kesimi açıkça gösteriyor. 

AKP'nin bıraktığı yerden: Aşiretlerle kurulacak ittifaklar

Bugün Millet İttifakı'nın icraatlarına bakıldığında bölgede Deva ve Gelecek Partileri ve uzun zaman sonra CHP öne çıkıyor. Bölgesel işbirlikleri ve aşiret bağlantıları açısından bakıldığında ise Deva Partisi ile CHP'nin ismi daha çok öne çıkıyor. Ekonomik olarak AKP'den ümidini kesen aşiretler CHP ile ilişkilenirken bir dönem AKP'de yer alan küskünler ise daha çok Deva Partisi ile yan yana geliyor. Ortada kalan aşiretler ise Gelecek Partisi ile yoluna devam edecek gibi görünüyor. Davutoğlu'nun "Hendek Savaşları" ile isminin sıkça yan yana gelmesi elini güçsüzleştiren etmenlerden birisi olarak okunabilir.

Aşiretler bağlantısı ile CHP'nin nasıl bir yol izlediğini, nerelerde hangi adımları atmak istediğini, muhatabının neden Kürt emekçiler değil de aşiretler olduğuna daha önce değinmiştik

Kürt sorununda temsiliyeti kaç aşiretin hangi partinin arkasında dizileceği belirliyor son günlerde. Partilere katılan aşiretlerin listelerinin yayımlandığı, aşiret lideri olan ağaların kanaat önderi olarak takdim edildiği buluşmalarda Kürt emekçilerinin adı geçmiyor haliyle. 

AKP sonrası dönem için ismi daha çok telafuz edilen CHP, AKP eskisi Kürt aşiretlerinin de gündemine giriyor haliyle.

Bugün gelinen noktada Millet İttifakı'nın Kürt çözümümde, aşiret liderleri, Barzani ailesi, dini liderler gibi birçok muhatap varken, Kürt emekçilerinin bu listede adı dahi yer almıyor. Hatta bu açıya titizlikle sahip çıkılıyor.

Bugün Kürt emekçilerinin gündeminde yer alan yoksulluğu, geçim kaygısını, iş kazalarında yitip giden canları, ödeyemedikleri faturaları bir kenara koyan Millet İttifakı'nın çözümü, tam da bu düzenin çözümsüzlüğü aslında.

Ancak Kürt emekçiler artık 'Açılım' adı verilen dönemde olduğu gibi, yoksulluğun, savaşların ve sorunların devam ettiği bir sürece mesafeli duruyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.