Meristä Kaunein, Jag Her Drømt Om Min | Nâzım Hikmet 120 Yaşında!

İlk dizesini okuduğunuzda muhtemelen geri kalanını ezbere bildiğiniz Nâzım Hikmet şiirlerinden bestelenmiş farklı dillerdeki şarkıların sözleri halbuki bunlar…

Selim Kaynak

Fince veya Danca bilmiyorsanız, herhangi bir arama motorunun çeviri hizmetini kullanmadan yukarıdaki kelimeler bir anlam ifade etmeyecektir. İlk dizesini okuduğunuzda muhtemelen geri kalanını ezbere bildiğiniz Nâzım Hikmet şiirlerinden bestelenmiş farklı dillerdeki şarkıların sözleri halbuki bunlar…

İngilizceden Japoncaya, Fransızcadan İsveççeye Nâzım Hikmet’in şiirlerinden bestelenmiş onlarca şarkı bulunuyor. Günümüzün sosyal medya tabiriyle, eserleriyle yabancı müzisyenler arasında kendi akımını yaratmış büyük usta ta 50’lerden beri...

Dünya Barış Hareketi Bağlamında Nâzım Hikmet Şarkıları

1952, Dünya Barış Kongresi, Berlin

Kaynak: Deutsche Fotothek, Roger & Renate Rössing

Dünya Barış Müdavimleri Kongresi (daha sonraki adıyla Dünya Barış Konseyi), 1950’de Pablo Picasso, Pablo Neruda, Paul Robeson ve Wanda Jakubowska ile birlikte Nâzım Hikmet’e 1. Uluslararası Barış Ödülü’nün verilmesini kararlaştırır. Pasaport isteği reddedildiği için aynı yılın Kasım ayında Varşova’da yapılacak olan Dünya Barış Kongresi’ndeki ödül törenine katılamaz Nâzım. O’nun adına ödülü, daha sonra yakın arkadaşı olacağı Neruda alır. (1) (2)

1951’de yurtdışına çıkmasından sonra, dünya barış hareketindeki mücadelesi kapsamında Stockholm’den Pekin’e kadar birçok şehirdeki toplantılara katılır. (3)

Yaklaşık seksen dilde kitapları yayımlanan Nâzım Hikmet’in, birçok ülkede bestelenmiş şiirinin olması doğal bir sonuç. Eserlerinin dünya dillerine çevrilmesiyle birlikte yaşamının son 12 yılındaki savaş karşıtı faaliyetleri, anti-emperyalist müzisyenler tarafından da ilgiyle karşılanır. (4)

Yabancı müzisyenlerce Nâzım Hikmet’in şiirlerinden yapılan besteler içinde daha çok Yves Montand, Pete Seeger, Maria Farantouri, Joan Baez, The Byrds gibi isimler tarafından seslendirilen şarkılar bilinir. Gazete Duvar’da yayımlanan “Memleketten ve Dünyadan Nâzım Hikmet Şarkıları” (Murat Meriç), “Dünyadan Nâzım Hikmet Şarkıları” (Kavel Alpaslan) ve soL Portal’da yayımlanan “Klasik Türk Müziği’nde Nâzım Hikmet İzleri” (Mithat Yavuz) başlıklı yazılar, Türkçe başta olmak üzere çeşitli dillerdeki Nâzım şarkılarını konu alıyor. (5) (6) (7) Değerli dostum Ulaş Özer’in 2020’de soL Portal için kaleme aldığı “Evlerin, Yurtların, Dünyaların ve Kozmosun Kardeşliği Adına” başlıklı yazı ise Nâzım Hikmet’in yaşamı, mücadelesi ve şiirlerinin verdiği ilhamla farklı dillerde üretilen müziklerden daha az bilinenlere değiniyor. (8) Ulaş’ın bıraktığı yerden devam edip, az bilinen birkaç eseri daha paylaşarak Nâzım Hikmet’in 120. doğum gününü kutlayalım.

“Olen Kommunisti” (Ben Bir Komünistim)

Dünya Barış Konseyi toplantısı için Helsinki’ye de gittiği biliniyor Nâzım Hikmet’in. Yine de Türkçeden sonra en çok Nâzım şiiri bestelenen diller arasında Fincenin olması dikkat çekici. 40’tan fazla Nâzım şarkısı olan Fince, Türkçe ve Yunanca ile yarışıyor adeta.

Demokratik Almanya’da 1973’te yayımlanan Politische Lieder (Politik Şarkılar) adlı plakta İnti-İllimani, Oktoberklub, Fria Proteatern gibi dönemin devrimci müzik gruplarının çalışmaları bulunuyor. Üyeleri aynı zamanda Finlandiya Komünist Partisi bünyesinde faal olan Agit-Prop adlı vokal grubu da bu albümde iki parça ile yer almış. İlki Pablo Neruda’dan besteledikleri Väliamerikka, ikincisi de Nâzım’dan Olen Kommunisti. (9)

Olen Kommunisti (Ben Bir Komünistim) adlı 1 dakika 18 saniyelik kısa şarkı, Nâzım Hikmet’in 1962’de yazdığı “Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim” adlı romanının sonundaki şiir üzerine yapılmış bir beste. Yıllarca Türkiye’de sansürlenerek “Komünistim” yerine “Emekçiyim” olarak basılan şiir! (10)

Komünistim,

Sevdayım tepeden tırnağa,

    sevda: görmek, düşünmek, anlamak,

    sevda: doğan çocuk, yürüyen aydınlık,

    sevda: salıncak kurmak yıldızlara,

    sevda: dökmek çeliği kanter içinde,

Komünistim,

    sevdayım tepeden tırnağa…

“Meristä Kaunein” (En Güzel Deniz)

Fince Nâzım Hikmet besteleri arasında en etkileyici olanlardan biri “Meristä Kaunein”. Nâzım’ın ölümünün 10. yıldönümünde, 1973’te ilk kez Jussi Haanpää tarafından 45’lik olarak kaydedilmiş. (11)

En güzel deniz:

henüz gidilmemiş olanıdır,

En güzel çocuk:

henüz büyümedi.

En güzel günlerimiz:

henüz yaşamadıklarımız,

Ve sana söylemek istediğim en güzel söz:

henüz söylememiş olduğum sözdür…

Daha sonra parçayı seslendiren başka Fin yorumcular da olmuş. Ilkanmiehet korosunun kaydını dinlerken, Fince bilmemek ufak bir detaya dönüşüyor.

Leben Einzeln und Frei (Yaşamak Tek Başına ve Hür)

Almanca folk ve protest müziğin önde gelen isimlerinden olan Hannes Wader, 1981’de Nâzım’ın “Davet” şiirinden esinlenerek Maurice Vidalin ile birlikte yeni şarkı sözlerini kaleme alır. “Leben Einzeln und Frei” adlı şarkının sözlerinin Türkçe çevirisi “Davet”in etkisini yaratmasa da, uluslararası alanda Nâzım’ın ilham kaynağı olmaya devam ettiğini gösteriyor. (12)

Hazır mısın söyle

Kendini tüm gücünle savunmak için

Bir sürü kavgaya katlanmak mı?

Yeterince cesaretin var

Uzun ve zorlu yolculuğumuzu ister misin?

Bizimle gel!

Yoksa gücünü boşa harcamak mı istiyorsun?

Bütün bir dünyaya karşı tek başına

Hüzünlü efsanelerle bitirmek için

Başarısız bir kahraman olarak hazır mısınız?

Tek ve hür yaşa

Bir ağaç gibi ve onunla

Orman gibi kardeş

Bu özlem eskiden beri

Bize destek veriyor

mücadelemizde

Aptallığa, nefrete, şiddete karşı

Öfkeyle yoldaşlar,

Kavgada arkadaşlarınız,

Akıl ve zaman bizimle savaşır.

Hannes Wader, “Leben Einzeln und Frei” adlı şarkıyı 80’lerde bir TV programında da yorumlar.

“Jag Her Drømt Om Min“ (Kendimi Rüyamda Gördüm)

The Savage Rose, 1967’den bu yana (pandemi hariç, 55 senedir kesintisiz bir şekilde) müzik yapan Danimarkalı bir rock grubu. Ünü 70’lerde Danimarka dışına da yayılan ve muhalif kimliklerini her zaman ön plana çıkarmış bir topluluk. Filistin Kurtuluş Örgütü’nün daveti üzerine Lübnan’daki mülteci kamplarında ücretsiz konserler vermişler. Led Zeppelin, Jethro Tull, BB King, Jeff Beck gibi isimlerin sahne aldığı 1969 Newport Caz Festivali’nde The Savage Rose da yer almış.

2016’da KHK ile kapatılan Özgürlük Dünyası dergisinin Haziran 1989 sayısında The Savage Rose ile yapılan bir söyleşi yayımlanmış. (13) Türkiye’deki kültür, sanat ve müzik yaşamına ilişkin soruyu, grup üyelerinden Thomas Koppel şöyle yanıtlamış: “Türkiye'de ilerici sanat büyük bir gelişim süreci yaşıyor. Biz Türkiyeli sanatçıları pek fazla tanımıyoruz. Tanıdıklarımız arasında şiirde büyük usta Nâzım Hikmet, romanlarıyla Yaşar Kemal'i tanıyoruz, her ikisi de Türkiye'de sömürülenlerin yaşamına ilişkin oldukça derinlikli perspektif kazandırıyor okura. Nâzım Hikmet işçi sınıfının ve devrimci düşüncenin anlaşılmasında ve kavranmasında büyük bir olanak veriyor eserleriyle. Nâzım'ın, hapisteki bir işçinin eşine olan aşkına ilişkin bir şiirine ben müzik besteledim. Bunu çalıyor ve söylüyoruz.

The Savage Rose’un 1989 tarihli albümünün açılış parçası olan “Jag Her Drømt Om Min”, Nâzım Hikmet’in 1946’da Bursa Cezaevi’ndeyken yazdığı “İbrahim’in Rüyası” şiirinden bestelenmiş. (14)

Rüyada gördüm yari,

açılmış memeleri,

şöyle belden yukarı

bulutların arasında ay gibi gider.

O gider, ben giderim,

ben dururum, o durur,

ben ona bakarım, bakar o bana..

Gözyaşı tane tane

dökülür telgraf tellerine.

 

Telgraf teli: haber,

gözyaşı: sevinç.

Yeter ki rüyası hayırlı olsun

İbrahim hapiste daha on sene yatar.”

Cuando Mi Hijo Nacio (Oğlum Doğduğunda)

Faşist Franco rejimi tarafından bazı şarkıları yasaklanan Aguaviva grubu, Garcia Lorca, Blas de Otero, Rafael Alberti gibi İspanyol şairlerinin yanında Nâzım Hikmet’ten de etkilenmiş.

Blas de Otero’ya ufak bir parantez açmak gerek. 1958’den sonra Küba’ya yerleşen de Otero, Nâzım’ın Havana seyahatinde kendisiyle arkadaş olur. Nâzım’ın şiirlerini İspanyolcaya çeviren yine de Otero’dur.

İlk albümünü yayımladıktan sonra İspanya’da ünlenmeye başlayan Aguaviva, 1971’de önce Cannes’daki MIDEM Müzik Fuarı’na, ardından da San Remo Müzik Festivali’ne katılır. San Remo’nun Eurovision kadar popüler olduğu yıllar… Yarışmada finale kalıp, isimlerini Avrupa’da daha geniş kitlelere duyurduktan sonra aynı yıl yeni plaklarını yayımlarlar. Grup üyelerinden Manolo Diaz, Nâzım Hikmet’in “Doğum” şiirini “Cuando Mi Hijo Nacio” olarak besteler ve plağın B yüzünde bu şarkıya yer verirler. (15)

“Anası bir oğlancık doğurdu bana;

kaşsız, sarı bir oğlan,

masmavi kundağında yatan

bir nur topu, üç kilo ağırlığında.

Benim oğlan

       dünyaya geldiği zaman,

çocuklar doğdu Korede,

sarı ay çiçeğine benziyorlardı.

Makartır kesti onları,

gittiler ana sütüne bile doymadan

Benim oğlan

            dünyaya geldiği zaman,

çocuklar doğdu Yunan zindanlarında,

babaları kurşuna dizilmiş.

Bu dünyada ilk görülecek şey diye

demir parmaklığı gördüler.

Benim oğlan

            dünyaya geldiği zaman

çocuklar doğdu Anadoluda,

mavi gözlü, kara gözlü, elâ gözlü bebeklerdi.

Bitlendiler doğar doğmaz

kim bilir kaçı sağ kalır mucize kabilinden.

Benim oğlan

            benim yaşıma bastığı zaman,

ben bu dünyada olmıyacağım,

ama harikulâde bir beşik olacak dünya,

siyah,

       beyaz,

              sarı

bütün çocukları

    sallıyan

mavi atlas döşekli bir beşik.

Legenda O Lásce (Efsane veya Yapraklar)

Yazının son örneği bir şarkı değil, ama etkileyici bir film müziği.

“Ferhat ile Şirin” oyunundan uyarlanarak librettosu Nâzım Hikmet’e, bestesi Arif Melikov’a ait olan “Muhabbet Efsanesi (Bir Aşk Efsanesi)” balesinin dünya prömiyeri 1961’de Moskova’da gerçekleştirilir. Ancak bu oyunun ilk uyarlaması, balenin sahnelenmesinden beş yıl önce Çekoslovakya – Bulgaristan ortak yapımı olarak çekilen “Legenda O Lásce” adlı filmdir.  (16)

Çekoslovakya Sosyalist Cumhuriyeti döneminde hem konservatuardaki akademisyen kimlikleriyle hem de ürettikleri orkestral eserlerle bilinen Emil Hlobil, Vaclav Dobias ve Vaclav Felix gibi isimler Nâzım Hikmet’in şiirlerini bestelerler. Yönetmenliğini ve senaristliğini Vaclav Krska’nın yaptığı 1956 tarihli “Legenda O Lásce” adlı filmin müzikleri ise Jarmil Burghauser ve Vesselin Stoyanov imzası taşır.

Filmin son sahnesinde, şef Frantisek Belfín’in yönetimindeki senfoni orkestrasının yarattığı duygusal anlatım zenginliği ile jenerik akmaya başlar.

Nâzım Hikmet Dünyanın Her Yerinden Sesleniyor

Yazının başında belirttiğim gibi Türkçe dışında dünya dillerinde bestelenmiş onlarca Nâzım Hikmet şiiri bulunuyor, ancak bu kayıtların tamamı ne yazık ki YouTube, Spotify gibi dijital platformlarda yer almıyor. Canlı performanslara ait videoların bir bölümünün ses ve görüntü kalitesi yeterli seviyede değil. Discogs ve Cis.Net gibi veritabanları incelendiğinde dünya dillerinde dinlenecek daha onlarca Nâzım Hikmet şarkısı olduğu anlaşılıyor.

Yeni keşfedilen bestelerle Nâzım Hikmet bizi üretmeye ve mücadeleye davet ediyor!