Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Meclis'in 'Mekke' sefaleti: Boş koltuklar, kuliste maç keyfi, ciddiyetsizlik

Mekke Anlaşması'nın oylandığı Meclis Genel Kurulu, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu tehlike karşısında düzen siyasetinin tel tel dökülüşüne sahne oldu. Boş kalan sıralar ve hazırlıksız konuşmalar eşliğinde 3 dakikalık oldubittiyle anlaşma onaylanırken, yurttaşları temsil eden vekillerin bir bölümü oylamaya dahi katılmadı. "Hayır" oyu verenlerin konuşmaları da tartışma yarattı.

Fotoğraf: Anadolu Ajansı

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 06.11.2026 , 13:25 Güncelleme Tarihi: 06.11.2026 , 13:32

Ülkemizi savaşa sürükleyebilecek Mekke Anlaşması, Genel Kurul’da oylandı. 

Meclis için tarihi bir sınav niteliğindeki oylamaya 592 milletvekilinden sadece 398'i katıldı. Teklife 279 evet, 119 ret oyu çıktı. Çekimser, geçersiz ve boş oy kullanılmadı.

Yeni Parti’den 30, DEM’den 34, İYİP’ten 13, Yeni Yol’dan 4 vekil oylamada yoktu. 

AKP’nin toplam vekil sayısından daha az vekil "evet" oyu verdi. CHP ise anlaşmanın geçmesinde önemli rol oynadı, MHP’den daha fazla “evet” oyu verdi. CHP'li 44 milletvekilden 25'i anlaşmayı kabul etti.

"Muhalefet" tarafından toplam 92 vekil oylama sırasında Genel Kurul'da yoktu.

Meclis'teki vekiller ne işe yarıyor?

Peki görüşmelerde, oylama sırasında neredeydiler, neler yaptılar?

Meclis'te olup da Genel Kurul'da olmayan vekillerin bir bölümü düzenlemenin görüşüldüğü ilk gün kulislerinde maç izledi. Bu kadar önemli bir oylama sırasında Meclis sıraları boş kaldı.

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları oylamaya bile katılmadı. Partisi adına neden "evet" oyu vereceğini çıkıp açıklayan Oğuz Kaan Salıcı gibi isimler de son anda oy kullanmadı. Bu vekiller neden oy vermediklerine ilişkin yurttaşlara bir açıklama da yapmadı.

Okunamayan kağıtlar, birbirini dinlemeyen vekiller ve kuantum...

Konuşma yapan vekillerin durumu da içler acısıydı. 

Birbirinden alakasız pek çok konuyu konuşmasına sıkıştıran ve AKP adına konuşan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar'ın zaman zaman anılarını anlattığı konuşmasında "Mekke" kelimesi bile geçmedi. Kuantumdan, siber saldırılara pek çok konudan bahseden Akar, ülkelerin dünyanın dört bir yanında anlaşmalar imzaladığını söyleyerek tarihe geçen bir konuşma yaptı. 

Akar'ın bu konuşmasına da çok cılız tepkiler geldi. 

Bazı vekiller anlaşmanın görüşüldüğü sırada bambaşka konuları gündem etmekle yetindi. Konuşmacılar kimi zaman birbirini dinlemedi. 

Usüle ilişkin ciddi bir itiraz dahi yapılmadı. Her şey 3 dakikada tamamlandı.

Video: ANKA Haber Ajansı

AKP'li Oktay hamasi söylemlerin ötesine geçemedi

Evet oyu veren vekillerin konuşmaları ikna etmedi, hayır diyen vekillerse genellikle önlerindeki kağıtta yazılı metinleri okumakta bile güçlük çekti.

İçeriği anlaşmayla ilgili olan konuşmalardan biri AKP Ankara Milletvekili ve Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay'ınkiydi.

"Bu pakt kimseye karşı kurulmuş bir pakt değildir ve aynı barış ve işbirliği vizyonunu paylaşan tüm bölge ülkelerine açıktır" diyen Oktay, Türkiye'nin bağımsız bir dış politika yürüttüğünü savundu. Bu dış politikanın "bölgesel sahiplenme ilkesine dayandığını" söyleyen Oktay, anlaşmanın dış aktörlere açık olduğunu ifade etti. Mekke Anlaşması'nın "BM Şartı'nın 51. Maddesi'nde değinilen kolektif savunma esasına dayalı, Ortadoğu'da kolektif bir caydırıcılık kalkanı inşa etmeyi hedeflediğini" öne sürdü.

Kendisine yöneltilen sorulara doğrudan yanıt vermedi, asker gönderme için tezkere gerektiğini belirtti, eleştirilere katılmadı.

Oktay, Anlaşma'nın 7 Ağustos 2026'da imzalanmasına ve henüz Meclis onay süreci tamamlanmamış olmasına rağmen anlaşmayla ilgili toplantılar yapılması yönündeki tepkilere ilişkin uygun bulma tekliflerinin onay yetkisinin münhasıran TBMM'nin olduğunu söyledi. 

Bölgemizde anlaşmayla "barış, huzur ve kalıcı istikrar" sağlanacağını iddia etti. 

aa
Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AKP Ankara Milletvekili Fuat Oktay, Fotoğraf: Anadolu Ajansı

Kurumsallığı sorun edenler, patronlara el sallayanlar: 'Suudi yatırımcıların başımızın üzerinde yeri var'

Bir diğer içerikle ilgili konuşmayı Yeni Parti İstanbul Milletvekili Namık Tan yaptı.

Partisinin hayır oyu vereceğini açıklayan Tan, uzun bir süredir anlaşmanın sır gibi saklandığına, 20 Ekim'de Meclis'in resmi internet sitesinde yayınlanmadan basına servis edildiğine işaret etti. "Muğlaklık sizin aleyhinize de işleyebilir" diyerek iktidarı uyardı.

"Biz, Mehmetçiğin canını Suudi Riyali karşılığında pazarlık masasına koyan bu anlaşmaya muhalifiz. Biz kendi çocuğunu yollamadığı Suudi çöllerine, başkalarının çocuklarını yollamak isteyenlere muhalifiz. Biz bu halka 100 yıl sonra yeniden Yemen Ağıtı yaktırmaktan hicap duymayanlara muhalifiz" diyen Tan bir yandan da, NATO'nun 5. maddesine benzeyen 2. maddeyi eleştirdi. Bunu yaparken NATO'nun kuruluş adımlarını meşrulaştırmayı, Suudi patronlara şirin gözükmeyi ihmal etmedi:

"NATO'nun kurulduğu dönemde ortada akut bir Sovyet tehdidi olduğu, tüm katılımcı ülkeler tarafından kabul edilmişti. Yeni çok partili düzene geçen üye ülkeler arasında askeri diktatörlükle yönetilmekte olan Portekiz hariç, herkes çok partili demokratik rejimlerle yönetiliyordu. Nitekim Portekiz ve sonradan ittifaka katılacak olan İspanya da zamanla otoriter rejimlerinden sıyrılarak demokratik bir yönetimi ilerleyen yıllarda benimsediler. Biz de ittifaka, çiçeği burnunda bir çok partili demokrasi olarak katılmıştık ve eksiklerimiz vardı. Fakat Cumhuriyetimizin 75 yıl önceki kurumsallığı, maalesef 2026 yılına kadar sürüklendiğimiz mevcut kronik demokrasi krizine kıyasla katbekat iyiydi.

Denge ve denetleme mekanizmasına sahip demokratik rejimlerin yer aldığı NATO, üyelerin kurumsallığı ve hedeflerin ortaklaştırılması sayesinde ayakta kalabildi. Peki ya biz, bu sözde Mekke Paktı için aynı kurumsallıktan bahsedebilir miyiz? Suudi Arabistan'da otokratik bir monarşi var. Pakistan demokrasisi ise son derece çalkantılı. Üstelik, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın maruz bulunduğu tehditler ile bize yönelik tehditler ortak değil. Suudi Arabistan İran'la uzun yıllardır mezhep temelli bir bölgesel rekabetin içinde. Peki ya biz? İran bizim düşmanımız mı? Suudi Arabistan'la iyi ilişkilere her zaman destek veririz. Türkiye'nin yerli üretici ve yatırımcılarıyla adil şartlarda rekabet edebildikten sonra, Suudi yatırımcıların başımızın üzerinde yeri vardır."

Anlaşma ağır yükümlülükler içeriyor: 16 maddelik ipotek

AKP'nin oldubittisiyle, ABD zorlamasıyla örülen ve İsrail'in bölgedeki çıkarlarını koruyan Mekke İttifakı, Türkiye’yi iki ülkenin bölgesel planları doğrultusunda Suudi Arabistan’ın Yemen savaşına ve İran kuşatmasına ortak etmeye hazırlanıyor.

AKP iktidarının Meclis’i baypas ederek kurumsallaştırmaya çalıştığı anlaşma metni, Türkiye’yi doğrudan başka ülkelerin savaşlarına sokacak ağır yükümlülükler içeriyor.

NATO’nun 5. maddesine benzer şekilde kurgulanan anlaşmanın ilk maddesi, taraflardan birinin toprak bütünlüğü veya egemenliği tehdit edildiğinde diğerlerinin tehdidi ortadan kaldırmak için “gerekli tüm yöntemleri” kullanacağını hükme bağlıyor.

İkinci madde ise dış kaynaklı bir silahlı saldırıyı üç ülkenin tamamına yapılmış sayarak askeri imkanlar dahil tüm kapasiteyle derhal yardım edilmesini öngörüyor. Metindeki “gerekli tüm yöntemler” ifadesi, sınır ötesine asker göndermekten sıcak çatışmaya girmeye kadar ucu açık bir yetki alanı tanımlıyor.

Üstelik anlaşma yalnızca savunma taahhüdüyle de sınırlı kalmıyor; istihbarat paylaşımını, barışta, savaşta ve olağanüstü durumlarda silah, mühimmat, yakıt ve yedek parça dahil tam lojistik desteği, ortak tatbikat ve konuşlanmayı zorunlu kılıyor.

Anlaşmanın bir diğer maddesi ise ülkenin geleceğine adeta ipotek koyuyor: Süresiz yürürlükte kalacak olan anlaşmadan taraflar ilk 10 yıl boyunca hiçbir şekilde çekilemeyecek.


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.