Sayfa yolu
Maraş’taki saldırının ardından: Gericilik, çeteleşme, çürüme, Yusuf Tekin ve AKP
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 16.04.2026 , 13:04 Güncelleme Tarihi: 16.04.2026 , 16:34
Uzun süredir büyük bir ateş çemberi ve yoksulluk kuşatmasıyla çevrili olan ülkemiz, şimdi de okullardan gelen ağır haberlerle sarsılıyor.
Urfa’da 16 kişinin yaralandığı lise saldırısından sadece bir gün sonra Maraş'ta bir öğretmen ve 8 öğrencinin hayatını kaybettiği, 19 kişinin yaralandığı ortaokul saldırısına tanık olduk.
Bu iki olayın ardından, her zaman olduğu gibi son derece "kestirme" tartışmalar bir anda hızla ortalığı kapladı.
“Oyunlar ve ailelerin kontrol edemediği sosyal mecralar, onları gerçek olmayan sanal bir dünyada yaşar hale getiriyor.”
Bu sözler AKP'nin Meclis Grup Başkanvekili Özlem Zengin tarafından dile getirildi.
CHP Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, “65 bin uzman çavuşun okullarda güvenlik görevlisi olarak görevlendirilmesi acilen hayata geçirilmelidir" dedi.
Bugün bir yandaş yazar ise saldırının nedeninin "seküler eğitim" olduğunu söyleyip, çözüm önerisi olarak “Fen dersleri Müslüman bakış açısı ile yazdırılmalı” deyiverdi.
Yukarıdaki tespit ve önerilerin hiçbirinde ülkenin uzun yıllardır içine hapsedildiği gerici karanlık, yoksullaşma ve çürüme başlıklarının gündeme gelmemesi, getirilmemesi tesadüf değil.
Oysa yaşadıklarımız tüm bunlarla, yani içinde bulunduğumuz düzenle o kadar yakından ilgili ki...
Okullarda istedikleri gibi faaliyet yürüten tarikat ve cemaatler, her gün sistematik ve kesintisiz bir saldırının altına imza atıyor. Öğrencileri koyu bir karanlığın içine çeken bu yapılar, AKP iktidarında sürekli olarak güç kazanıyor.
Çocuk istismarı, şiddet, intihar haberleri sonrası tarikat ve cemaatlere yönelik tepkiler artınca kameralar karşısına geçip “Sizin 'tarikat, cemaat' dediğiniz, bizim 'STK' dediğimiz yapılarla protokol yapmaya devam edeceğiz” diyen bir Milli Eğitim Bakanı var bu ülkede.
Çocuklar üzerinde sallanan en büyük tehditlerden biri tam da bu durum değil mi?

Çete ve mafya düzeni elbirliğiyle şirinleştirildi
Düzenin tarikat ve cemaat atağına eşlik eden bir diğer büyük saldırı ise çete düzeninin giderek “doğal” hale getirilmesi oldu.
AKP iktidarının ruhunun damgasını vurduğu, düzenin yıllardır çeşitli yol ve yöntemlerle beslediği çetecilik, bunun bir uzantısı olarak da mafyalar hayatın olağan bir parçası haline getirildi.
Diziler ve popüler kültür ürünleri buna hizmet etti, mafya liderleri ünlü gazeteciler tarafından övgü yağmurlarına tutuldu.
Bunların hepsi gözlerimizin önünde yaşandı.
Okul önlerindeki çete faaliyetleri adeta dokunulmaz hale geldi, uyuşturucu satışı bu nedenle ortaokul sıralarına kadar düştü.
soL’da daha önce gündeme getirdiğimiz, toplumsal çürümenin en açık göstergelerinden biri olan sokak çeteleri haberinde, 17 yaşında cinayet işlemenin, çok daha küçük yaşta çocukları bu çetelerin parçası haline getirmenin nasıl sıradan bir şey haline geldiğine işaret etmiştik.
soL Haber, ülkenin içine çekildiği karanlık ve çeteleşme iklimiyle yaşadığımız ağır tablonun arasındaki güçlü bağa işaret etmeye devam ediyor. Tam da bu nedenle hedef haline getirilen soL'la dayanışmayı büyütmek için okurlarımızı abone olmaya davet ediyoruz.
Her şey bu kadar kolay mı?
Şimdi, Maraş’ta yaşanan ve tüm ülkeyi teslim alan ağır tablonun ardından her şey “bilgisayar oyunlarına”, “ailelerin tercihlerine”, ilgisine ya da ilgisizliğine indirgeniyor.
Gerçekten her şey bu kadar kolay, yaşananlar bu kadar "basit" mi?
Öyle olsun isteniyor, bu kesin.
Bu karanlık ve ağır tablonun AKP iktidarıyla, Bakan Yusuf Tekin’le, çeteleşmenin giderek daha meşru hale gelmesi/getirilmesiyle ve yoksullukla, adlı adınca bu düzenle bağı kurulsun istenmiyor.
Buna izin vermemek ve yeni Maraşların yaşanmasını engellemek için bu bağın görünür kılınması, güçlü bir toplumsal mücadelenin örülmesi şart.
Başka bir çıkış, bu düzenden kolay bir kurtuluş yok.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.