Sayfa yolu
Lezita'da grev bitti: 446 günlük direniş sona erdi
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 29.05.2025 , 14:48 Güncelleme Tarihi: 29.05.2025 , 14:55
İzmir Kemalpaşa'da faaliyette olan piliç üreticisi Abalıoğlu Lezita'da 446 gün süren grev 26 Mayıs'ta sona erdi.
7 Mart 2024’te başlayan grevi sonlandırma kararı, işçilerin talebi üzerine Öz Gıda İş Sendikası tarafından alındı.
Öz Gıda İş Sendikası Genel Başkanı Halil Çukutli, Ulusal Kanal’a açıklamalar yaptı. Çukutli, işveren tarafının hukuku hiçe sayan ve uzlaşmaya kapalı tutumunu eleştirdi. Sendikal mücadelenin önündeki yasal ve bürokratik engellere de dikkat çeken Çukutli şöyle konuştu:
“Özel sektörde çalışan emekçilerimiz, yıllar süren davalar nedeniyle anayasal hakları olan örgütlenme haklarını kullanamıyorlar. İşveren tarafını koruyup kollayan mevcut düzenlemelerle emekçilerin örgütlenebilmesi çok zor. İşçilerin alınterini sermayenin insafına terk eden düzenlemelerin değiştirilmesi için mücadele edeceğiz. Anayasa’da tanımlanmasına rağmen mevcut düzenlemelerle kullanımı sınırlanan örgütlenme hakkı, sermaye-emek dengesinin adil şekilde kurulabilmesi ve çalışma barışının sağlanabilmesi için en temel haklardan sayılmalıdır. Lezita grevi örneğinde yaşadığımız olumsuz tablo, emek mücadelesinin sadece işverenlere karşı değil, işçinin ve sendikaların elini kolunu bağlayan yasal ve bürokratik mevzuatlara karşı da yapılması gerektiğini ortaya koymuştur.”
Grev süreci nasıl başladı?
Sendikanın çoğunluğu sağlayıp, bakanlıktan yetki izni almasına toplu sözleşme hakkı kazanmasına rağmen patron masaya oturmadı.
2021'de başlayan sendikal mücadelede yaklaşık 3 bin üye kaydeden sendika, patronun anlaşmaya yanaşmaması sonrası grev kararı aldı. Ancak patron grevden daha önce sendika yetki kazanınca baskılara başladı.
Önce işten atmalar başladı. İlk günden beri sendika karşıtı tutumunu değiştirmeyen işveren, süreç içinde işçi önderlerini işten çıkarmaktan çekinmedi. Çıkarılan işçilerin yerine Hindistan'dan bile işçi getirildi. Komşu fabrikalardan "işçi desteği" talep edildi. Abalıoğlu Lezita patronu türlü türlü yöntemle işçileri grevden caydırmaya çalıştı. Direniş alanına dikenli tel çektirdi, çok sayıda TIR dorsesi park ettirdi, barikat yığdırdı. Dev hoparlörlerden müzik açan patron fabrika önüne jandarma da çağırdı. Hatta jandarma adeta Lezita'nın özel güvenliğine dönüştü. Jandarma, uyguladığı şiddetle 8 işçi hastanelik edildi.
Yıldırma politikası grev süresince de devam etti. Grevci işçiler fişlendi. Bazı işçiler özel güvenlik aracılığıyla alıkoymaya çalışıldı. Grevci işçilerin toz içinde kalması için fabrika etrafındaki yola toprak döküldü.
İşçiler ne anlatmıştı?
Tüm bu engelleme girişimlerine rağmen işçiler yüzlerce gün direnişten vazgeçmedi.
"Şirketi Türkiye’nin ilk büyük 100 şirketi arasına soktuk" diyen işçiler, grev boyunca çalışma koşullarını da anlattı. Uzun saatler ve düşük ücrete çalıştırıldıklarını söyleyen işçiler, söz verilen yan haklarla ilgili ödemelerin yapılmadığını söyledi.
İşçiler o dönem çalışma ortamlarında iş güvenliği olmadığını da ifade etmişti.
Devlet eliyle yükselişten emek düşmanlığına
Gıda tekeli Lezita bugünlere nasıl geldi? Sırtını devlete yaslayarak nasıl dev bir gıda tekeline dönüştü? Şirketin emek düşmanı sicili bugünle mi sınırlı?
Bu soruların yanıtı Patronların Ensesindeyiz Ağı'nın dosya haberinde ve Pano'nun hazırladığı belgeselde yanıtlanmıştı:
| Lezita grevcilerine 'Kuzu kuzu' dinleteni tanıyalım: Abalıoğlu Grup |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.