Sayfa yolu
Kuran kursunda 14 çocuğa işkence davasında karar bozuldu: Çocuklar bir kez daha örselenecek!
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 22.06.2023 , 17:12 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Erzurum'da yatılı bir Kuran kursunda 14 erkek çocuğa şiddet uygulayan yurt müdürü ve belletmen hakkındaki işkence davasında mahkeme sanıklara "eziyet" suçlamasıyla 36 yıl ve 39 yıl hapis cezası vermişti.
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği avukatlarının üstlendiği davada üst mahkeme sanıkların eylemlerine ilişkin "münferit nitelikte olduğu anlaşılan ve eziyet boyutuna varmayan kasten yaralama ve hakaret iddiaları" ifadelerini kullanarak kararın bozulmasına hükmetti.
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği'nden yapılan açıklamada "İstinaf mahkemesinin 'münferit nitelikte olduğu anlaşılan ve eziyet boyutuna varmayan kasten yaralama ve hakaret iddiaları' şeklindeki değerlendirmesi hukuken son derece yanlıştır. Zira mahkemenin 'münferit olaylar' diyerek masumlaştırdığı durum ileri derecede fiziksel ve psikolojik şiddettir" denildi.
Derneğin açıklamasında kararın bozulmasının, çocuğun üstün yararı ilkesinin çiğnenmesi olduğu vurgulandı. Tekrar yapılacak yargılama ile çocukların tekrarlayan şekilde örseleneceklerini ve ağır travmaya maruz kalacaklarının altını çizen dernek bu kararı kabul etmediğini duyurdu.
Derneğin açıklamasında kamuoyuna da destek çağrısında bulunularak "Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği olarak kamuoyuna çağrımızdır; çocuklarımızı yalnız bırakmayalım. Dini kurumlarda yaşanan şiddete boyun eğmeyelim!" denildi.
Açıklamanın tamamı şöyle:
"Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği'nin Erzurum’da üstlendiği Hacı Bahattin Sevgi Yatılı Erkek Kuran Kursu'nda14 erkek çocuğa yapılan işkence davasında çocuklara şiddet uygulayan yurdun Müdürü ve normalde hizmetli olarak gözükmesine rağmen belletmenlik yapan ve temizlik işini çocuklara yıkan görevli hakkında “Çocuğa İşkence Yapma” suçundan dolayı Erzurum Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. Karar duruşmasında sanıklara yargılandıkları işkence suçundan değil, daha hafif sayılabilecek nitelikte eziyet suçlamasıyla sanıklara 36 yıl ve 39 yıl hapis cezası verilmiştir.
Mağdur çocukların beyanları daha önce Çocuk İzlem Merkezi’nde (ÇİM) kamera önünde psikologlar ve savcı huzurunda alınmıştı. Talebimiz doğrultusunda, çocuğun üstün yararı ilkesi gereğince, çocukların tekrar tekrar duruşmaya getirilmemeleri yönünde tarafımızca mücadeleler verilmişse de, işkence suçundan yapılan yargılamada, çocukların tekraren Adli Görüşme Odalarında (AGO) dinlenmelerine karar verilmiş, mahkemenin verdiği bu hatalı karar nedeniyle toplumsal baskı altında kalan bazı veliler ve çocuklar şikayetlerinden vazgeçmişlerdir.
Bugün bir üst mahkemenin kararı, “sanıkların tüm aşamalarda atılı suçu kabul etmemeleri karşısında tek delilin mağdurların beyanları olduğu, mağdurların hazırlık beyanları ile kovuşturmada alınan beyanlarının farklı ve çelişkili olduğu, mağdurların yaşları itibariyle çelişkilerin somut şekilde giderilemediği, mahkememin ''manevi değerler ve ailenin içinde bulunduğu sosyokültürel yapı neticesinde eylemlerin Kur'an kursunda meydana gelmiş olması ve sanıkların Kur'an kursu hocası olması nedeniyle eylemlerin mağdur tarafından haklı bir zemine oturtulduğu, mağdurun 'hocadır, yapar' gibi kelimelerle eylemleri normalleştirdiği ve bu doğrultuda ifade verdiği'' kanaati ile mağdurların soruşturma aşamasındaki beyanlarına itibar edilmiş ise de; bu hususun eziyet suçunu oluşturacak nitelikte süreklilik arz eden sistematik eylemlerin var olduğu kabulünün gerekçesi olamayacağı, mağdurların kovuşturma aşamasında beyanlarında geçen, münferit nitelikte olduğu anlaşılan ve eziyet boyutuna varmayan kasten yaralama ve hakaret iddialarına ilişkin subutu halinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eylemin eziyet suçunu oluşturduğundan bahisle, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu” gerekçesiyle bozduğunu öğrendik.
İstinaf mahkemesinin “münferit nitelikte olduğu anlaşılan ve eziyet boyutuna varmayan kasten yaralama ve hakaret iddiaları” şeklindeki değerlendirmesi hukuken son derece yanlıştır. Zira mahkemenin “münferit olaylar” diyerek masumlaştırdığı durum ileri derecede fiziksel ve psikolojik şiddettir.
Çocuklar ifadelerinde 2020-2021 yılında Kur'an Kursunda sanıkların kendilerini ve bütün arkadaşlarını neredeyse her gün acımasız bir şekilde kalın terlikler ve sopalar ile sürekli olarak dövdüklerini, uzun tırnaklarıyla kulaklarını çektiğini, boğazından kaldırmak suretiyle duvara yapıştırıldıkları, “hocam yapmayın nefesleri kesilecek” dediklerinde de karşı çıkan çocuklara da aynısını yaptıklarını, Atatürk resmine doğru duvara kafalarını çarpıp, yüzüklerle vücutlarına yumruk attıklarını, bazen ceza olsun diye yemeğe çıkartmayıp, sanıkların kendilerini aç bıraktıklarını, ders çalışmadıklarında da şiddet gördükleri gibi benzer birçok şiddet eylemini anlatmışlardır.
Kararın bozulması, çocuğun üstün yararı ilkesinin çiğnenmesidir.
Erzurum ve çevre illerde daha yoğun olmakla birlikte ne yazık ki birçok kuran kursunda veya benzer dini eğitim görülen yerlerde, çocuklarımızın benzer istismar ve şiddet olaylarına maruz kaldıklarını biliyoruz. Ancak çocuklar ve aileleri şikayet edemiyor veya yoksul ve güçsüz oldukları için şikayetlerinden vazgeçiyorlar. Biz benzer olayların tekrar yaşanmamasını bütün hukukçuların istediğini samimi olarak biliyoruz.
Yasalar, çocuklarımızın hırpalanmalarını değil, korunmalarını amaçlamalıdır. Karar aynı zamanda çocuklarımızın adalet inancını da sarsmaktadır.
Aylardır psikolojik destek alan çocuklarımızı, tekrarlayan şekilde incinecek, örseleyecek ve ağır travmaya maruz kalmalarına sebep olan bu kararı kabul etmiyoruz.
Çocuklarımızın bir kez daha incinmelerine İZİN VERMİYORUZ! Kamuoyunun bilgisine sunar, desteklerinizi bekleriz.
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği olarak kamuoyuna çağrımızdır; çocuklarımızı yalnız bırakmayalım.
Dini kurumlarda yaşanan şiddete boyun eğmeyelim!
ÖNCE ÇOCUKLAR VE KADINLAR DERNEĞİ"
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
