Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

12 yaşındaki Dakak ölü bulunmuştu: 'Urfa'da denetimsiz onlarca medrese var'

YSP'li vekil Ferit Şenyaşar, Urfa'da bir medreseye ait ahırda ölü bulunan 12 yaşındaki Abdulbaki Dakak'ın ölümüne ilişkin yaptığı açıklamada 'Urfa’da onlarca denetimsiz medrese bulunmaktadır' dedi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 22.06.2023 , 13:18 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Yeşil Sol Parti (YSP) Şanlıurfa Milletvekili Ferit Şenyaşar, Şanlıurfa’da bir medreseye ait ahırda ölü bulunan 12 yaşındaki Abdulbaki Dakak ile ilgili “Bu çocuğun ölümüne sebep olan, ihmali bulunan herkes yargı önünde hesap vermelidir" dedi. Şenyaşar "Urfa’da onlarca denetimsiz medrese bulunmaktadır. Konuyla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmayan Milli Eğitim Bakanlığı ve valilikler bundan sonra bu medreselerde meydana gelecek olan vakaların ve ölümlerin birinci sorumluları olacaktır” ifadelerini kullandı.

Ferit Şenyaşar, bugün TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Şenyaşar, şunları söyledi:

'MEB ve valilikler medreselerdeki ölümlerin birinci sorumlusu olacaktır'

“Her basın açıklamamın ana teması adalet olacaktır. İlk açıklamam Urfa’da şüpheli bir şekilde medresede ölü bulunan Abdulbaki Dakak ile ilgili olacaktır. Konuyla ilgili Urfa Valiliği resmi olarak açıklama yapmıştır. Valiliğin açıklaması, ‘kendini asarak intihar etmiştir.’ Ülkemizde insan hayatının bu kadar ucuz olmaması gerekiyor. Yaşam hakkı en kutsal haktır. Bu çocuğun ölümüne sebep olan, ihmali bulunan herkes yargı önünde hesap vermelidir. Urfa’da onlarca denetimsiz medrese bulunmaktadır. Konuyla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmayan Milli Eğitim Bakanlığı ve valilikler bundan sonra bu medreselerde meydana gelecek olan vakaların ve ölümlerin birinci sorumluları olacaktır. Biz de bu davanın bir insan hakları savunucusu olarak takipçisi olacağız.

Gazeteci Aygül'e saldırıyı azmettirenle ilgili yasal işlem yapılmadı

İkinci açıklamam Sinan Aygül ile ilgili olacak. Tatvan Belediye Başkanı’nın koruması tarafından saldırıya uğrayan emekçi gazeteciye geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Saldırıyı yapan ve saldırıyı azmettiren belediye başkanı ve korumalarını buradan kınıyoruz. Saldırıyı yapan ve görevini kötüye kullanan polis önce açığa alınıyor daha sonra tutuklanıyor ama bu saldırıyı azmettiren kişiyle, belediye başkanıyla ilgili herhangi bir yasal işlem başlatılmamıştır. Tutuklamaları sadece hukuki bir adım olarak görüyoruz.

Herkesin bildiği gibi Meclis’teki bütün milletvekillerinin bildiği, dünyanın bildiği, Türkiye’nin gündeminde olan 2018 tarihinde Suruç Devlet Hastanesi’nde bir katliam yapılıyor. Katliamı organize eden, katliamı azmettiren ve hastanede kolluğun görevini yapmasını engelleyen kişinin dokunulmazlığı bitmesine rağmen hala tutuklanmış değil. Hala ifadesi alınmış değildir. Burada polis aracından bir kamera görüntüsü var, katliamı azmettiren kişi etrafında akrabalarını alıp istediği şekilde yönlendiriyor ve katliamdan sonra da elini kolunu sallayarak hastaneden çıkıp ayrılıyor.

İki evladını ve eşini kaybetmiş anne hâlâ adalet nöbetinde

Sinan Aygül’e saldırıyı yapanlarla ilgili iki kişi tutuklandı. Bu tutuklamayla ilgili hangi yasa uygulandıysa devlet hastanesinde bu katliamı yapanlarla ilgili aynı yasanın uygulanmasını istiyoruz. Beş yıllık süre bazında adalet sağlanmadığı için biz burada basın açıklamamızı yaparken iki evladını ve eşini kaybetmiş anne Urfa Adliyesi’nin önünde hala adalet nöbeti tutmaktadır.

'Stajyer avukatlara ekonomik destek sağlanmalı'

31 Mayıs 2023 tarihinde Diyanet Akademisi, aday din görevlilerine adaylık süresince ekonomik olarak desteklenmesini hüküm altına almıştır. Hangi kuruma mensup olursa olsun adayların devlet tarafından ekonomik olarak desteklenmesini olumlu buluyoruz ve destekliyoruz. Ancak stajyer avukatlara bu ekonomik desteğin sağlanmaması eşitlik ilkesine aykırıdır. Bu bir adaletsizliktir. Konuyla ilgili avukatlar yasal düzenleme istiyor. Bu adaletsizliğin giderilmesi konusunda biz de üzerimize düşen görevi yerine getireceğiz.

'Cezaevindeki her bir ölüm cinayettir'

Hukuk örgütlerinin raporuna göre cezaevinde 600’den fazla hasta, tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır. Bu hasta tutukluların birçoğu tek başına yaşamını idame edecek şekilde hayatını sürdüremiyor. Cezaevindeki her bir ölüm, bir cinayettir. Bu konuyla ilgili yine Adalet Bakanlığı’na çağrımızı yapıyoruz. Hasta tutuklularla ilgili bir an önce bir düzenleme yapılıp tahliye edilmesini bekliyoruz. Adaleti sağlamak konusunda toplumun yeni Adalet Bakanı’ndan büyük beklentileri var. Bir değişim istiyor halk, adalet istiyor. Sekiz yıldır devam eden KHK zulmünün bitmesini istiyor. Bireysel olarak KHK’lılarla ilgili geri dönüşler yapılıyor, hakları iade ediliyor ama bu yeterli olmuyor. Bununla ilgili genel bir düzenleme yapılıp bütün KHK’lıların haklarının geri verilmesini buradan talep ediyoruz.

'Seçilmiş bir milletvekilinin hâlâ tutuklu kalması hukuk ayıbı'

Cezaevinde binlerce siyasetçi, gazeteci ve avukat adalet bekliyor. Seçilmiş olan bir milletvekilinin hala cezaevinde tutuklu bulunması Türkiye için bir hukuk ayıbıdır. Meclis’te odamın kapısına adalet yazdım. Bu topraklarda adaletsizliğe uğrayan herkese kapımız açıktır. Adalet mücadelemizi takip eden ve bu mücadelemizde bize destek olan herkese teşekkür ediyorum.” (ANKA)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.