Breadcrumb
Koruma kararına rağmen katledilmek istendi: Melek için ilk duruşma 24 Mart’ta
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 05.03.2026 , 12:29
Mahkeme tarafından hakkında verilmiş koruma kararına rağmen boşandığı eşi tarafından 11 yerinden bıçaklanarak katledilmek istenen Melek’in ilk duruşması 24 Mart’ta görülecek.
Kadın Dayanışma Komiteleri (KDK), davaya ilişkin "Melek bugün yaşıyorsa, bu devletin koruma mekanizmaları sayesinde değil; kendi yaşam direnci sayesindedir" vurgusunda bulundu.
Uzaklaştırma kararına rağmen planlı saldırı
Melek, bıçaklanmadan önce boşandığı eşi tarafından darp edilmiş ve 6284 sayılı kanundan kaynaklanan hakkını kullanarak uzaklaştırma kararı almıştı.
Karardan henüz birkaç gün sonra fail, okula götürme bahanesiyle Melek'in evini ziyaret ederek çocuğu evden gönderdi. Melek’i kendi evinde tehdit ve hakaretlerle darp eden saldırgan, ardından 11 yerinden bıçaklayarak canına kastetti. Failin olay öncesinde Melek’i öldürmekle tehdit ettiği ve bu niyetini çevresine haber verdiği de dava dosyasına yansıdı.
Planlı bir cinayet girişimi
Sanık hakkında tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dava açıldı. Suç vasfının açık olduğunu belirten Kadın Dayanışma Komiteleri (KDK), bunun bir “aile içi mesele” değil, planlı bir kadın cinayeti girişimi olduğunun, failin İzmir’in başka bir ilçesinde yakalanmasının da bunun bir göstergesi olduğunun altını çizdi. Ağır yaralanan Melek’in akciğer zarları arasına kan ve hava birikimi olduğu ve hayati tehlike taşıdığı Adli Tıp raporuyla tespit edildi.
Kadın Dayanışma Komiteleri: 'Engellemeyenler en az fail kadar sorumludur'
Dava süreci ve koruma mekanizmalarının iflasına dair KDK avukatı Dicle Demirel şu değerlendirmelerde bulundu:
"Ortada yalnızca bir fail yok. Çok açık ki koruma kararı olsun ya da olmasın, devlet şiddet gören bütün kadınları korumakla yükümlüdür. Uzaklaştırma kararına rağmen kadını koruyamayan bir mekanizmayla karşı karşıyayız. Melek, devletin 'seni koruyacağız' dediği bir mahkeme kararı elindeyken katledilmek istendi. Eğer bir ülkede koruma kararı varken dahi bir kadın 11 yerinden bıçaklanabiliyorsa, burada sadece failin bıçağından değil, görevini yapmayan kolluğun, denetim mekanizmalarını işletmeyen bakanlıkların ve şiddeti besleyen gerici politikaların sorumluluğundan söz ederiz.
Koruma kararı varken dahi etkin uygulama yapılmıyorsa burada münferit bir ihmalden değil, politik bir tercihten söz ediyoruz.
Dayanışma çağrısı
Engellenemeyen her saldırının yeni bir cesaret alanı açtığını vurgulayan Demirel, cezasızlık politikalarına karşı dayanışmaya çağırdı:
"Kadına, çocuğa, emekçiye dair karanlık bir düzen büyütülürken; şiddet engellenmiyor, engellenmeyen her saldırı yeni bir cesaret alanı açıyor. 'Önleyemedik' denilen her dosya, aslında görevini yapmayanların sorumluluğunu gizliyor. Görevini yerine getirmeyen kamu personeli, kolluk güçleri ve gerekli politikaları üretmeyen bakanlık yetkilileri bu tablonun sorumlusudur.
Melek, Türkiye’de sistematik hale gelmiş olan kadına karşı tasarlayarak suç işleme silsilesinin bir parçasıdır. Bir anne olarak hem kendisi hem çocuğu için yaşama tutunuyor ve başına gelenlerin 'kaderin bir cilvesi' olmadığını biliyor, mücadele ediyor. Yargılama süreci ne olursa olsun yaşanan travmanın ağırlığı dinmeyecek ancak biz KDK’lı avukatlar olarak failin en ağır cezayı alması için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Cezasızlık zırhını dayanışmayla kıracağız."
Kadın Dayanışma Komiteleri; kadınlar, çocuklar, emekçiler ve emekçi kadınlar için mücadeleyi büyütmeye devam edeceklerini ilan etti.
Cezasızlığa ve şiddetin normalleştirilmesine karşı tüm kamuoyu, 24 Mart Salı günü saat 11.00’de İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek ilk duruşmaya çağrıldı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.