Breadcrumb
Kopuş iddialarını sıraladı: 'Ülkücü abiler rahatsız, derin devlet refleksiyle Kürt ve Alevi alerjisi...'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 05.03.2023 , 15:15 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
İYİP Genel Başkanı Meral Akşener'in geçtiğimiz hafta partisinin Altılı Masa'dan kopuşunu açıklaması, kamuoyunun gözünü İYİP'in kopuş nedenlerine çevirdi. İYİP cephesinin ve Meral Akşener'in Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığını desteklemediklerine yönelik beyanlarının yanı sıra ortaya atılan iddialardan birisi de İYİP'in Kılıçdaroğlu'nun 'Beşli Çete'ye yönelik tutumunun kopuşa neden olmasıydı.
Gazeteci Murat Yetkin, bugün Yetkinreport'ta yayımlanan yazısında, kulislerde İYİP'in Altılı Masa'dan ayrılışına ilişkin konuşulan diğer tezleri sıraladı.
'Görünen neden itiraz eden tek liderin Akşener olması'
"Görünen neden, Altılı Masada CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına itiraz eden tek liderin Akşener olması" diyen Murat Yetkin, "Akşener ve partisi öteden beri Kılıçdaroğlu’nun 'kazanabilecek'” aday görmüyor, CHP’nin anketlerde önde görünen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ya da ABB Başkanı Mansur Yavaş’ı aday göstermesini istiyor. Geçmişte Kılıçdaroğlu’nun Alevi olması nedeniyle İYİ Parti içinden -Akşener’in o zaman şiddetle karşı çıktığı yakışıksız itirazlar dahi gündeme getirilmişti" ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu’nun Altılı Masa kurulmadan önce, Akşener'in aday olarak lanse ettiği iki belediye başkanı Yavaş ve İmamoğlu'nun görevlerinde kalması gerektiğini, aksi halde seçimle kazanılan iki büyükşehir yönetiminin AKP'ye geçeceğini söylediğini aktaran Yetkin, "Toplantıda Kılıçdaroğlu’nun adaylığı önerilince Akşener’in yeniden ya İmamoğlu ya Yavaş demesi iki lider arasında restleşme anlamına geliyordu. Kılıçdaroğlu’nun da 'O zaman beşimiz imzalarız' yolundaki sözlerinin ipleri kopardığı anlaşılıyor" dedi.
'Ülkücü abiler' rahatsızmış
Akşener'in bildiri imzaladığı günün ertesinde Altılı Masa'dan kalkmasının nedenlerinin anlaşılabilmesi için İYİP'in içine bakılması gerektiğini öne süren Yetkin, MHP'den bölünen İYİP'in ilerleyen süreçte üçe bölünmüş olduğunu, Akşener'in partiyi "Demirel’in Adalet Partisi" gibi 'merkez-sağ partiler' arasında birinci parti haline getirmeyi hedeflediğini ve Altılı Masa süreciyle birlikte de “ülkücü abiler” yerine diğer iki kanadı öne çıkarmaya başladığını söyledi.
"Ancak iç gerilim 2023 Ocak ayında Ankara İl Başkanlığı seçiminde su yüzüne çıktı. Koray Aydın ve Genel Sekreter Uğur Poyraz’ın desteklediği adaylar nedeniyle parti kurullarında sert tartışmalar yaşandı" diye belirten Murat Yetkin, "Bu tartışmaların biri ardından -zaten sert bir diyet uygulayan- Akşener bir kalp sıkışması nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Sonunda Akşener’in ağırlığını koymasıyla merkez-sağ kanattan, İsmail Hakkı Köylüoğlu’nun oğlu Faruk Köylüoğlu Ankara İl Başkanı oldu ama sorunlar devam etti. Ülkücü kanadın merkez-sağ ve piyasacı-teknokrat-akademik ekibe tepkisi büyüyordu" ifadelerini kullandı.
'Spekülatif olanları katmayacağım diyerek iddiaları sıraladı
"Bu iddialara, ya da tezlere Erdoğan’ın iş başında kalmasını isteyen iç ve dış çevrelerin bu 'operasyon' için yüz milyonlarca bütçe ayırdığı gibi, Atlantik-ötesi aktörlerin işin içine karıştığı gibi hayli spekülatif olanları katmayacağım" yorumunda bulunan Murat Yetkin, "Siyaset kulisinde az çok zemin bulan, ipuçları bulunabilecek olanları aktarmaya çalışacağım" diyerek şu iddiaları sıraladı:
Ülkücü abiler kumpası
"1- Ülkücü abiler kumpası: Bu iddialara göre Akşener partiyi merkeze çekmeye çalışmasında, güçlendikçe kendilerini tasfiye etme riski gören abilerin aslın amacı MHP’ye dönüp Bahçeli sonrası partiyi yönetmekti. İYİ Partiyi kurarken “Merak etmeyin Türkiye’yi biz yöneteceğiz” iddiasındaki Akşener’in, CHP taban ve örgütünün Kılıçdaroğlu’na karşı İmamoğlu’nu tercih edebileceği hesabında yanılmasını fırsat bildiler. Özellikle GİK toplantısında, HDP ile ilişkiler dahil “Bize haksızlık yapıldı” söylemini tırmandırdılar. Çoğu siyasette deneyimsiz olan akademi-piyasa kökenli ekip de bu söylemle heyecanlanıp koroya katılınca bazı merkez-sağ isimlerin uyarıları geri planda kaldı ve Akşener’i tasfiye etme niyetiyle o çıkışı yaptırdılar.
Derin devlet refleksi: Kürt ve Alevi alerjisi
2- Derin devlet refleksi: Bu iddiaya göre, siyaset yasağı davasıyla İmamoğlu’nun adaylığı geriye düşüp Altılı Masa adaylığı -HDP’nin karşı olduğu- Yavaş ile Kılıçdaroğlu arasında kalınca derin devlet refleksi devreye girdi. Erdoğan’ın ilk turda seçimi almasının riskli olduğu görülüyordu ve ikinci turda HDP, ya da genel olarak Kürt seçmenin desteğini alan tarafın kazanacağı anlaşılıyordu. Anayasa Mahkemesinin HDP’yi kapatması ise kendiliğinden HDP seçmenini Erdoğan karşısında dikecekti. Böylece güvenlik bürokrasisi ve yargıdaki Kürt ve Alevi alerjisi alevlendi. Akşener’in DYP’nin İçişleri Bakanı, MHP’nin TBMM Başkan Vekilliği görevlerinde bulunmuş güvenlik bürokrasisini tanıyan bir siyasetçi olması bu çevrelerin işini kolaylaştırdı. İkisi de eski MHP’li olan Ümit Özdağ’ın Zafer Partisi, Yaşar Okuyan’ın da (on gün önce ihraç edilene dek) CHP bünyesinden söylemleri bu alerjiyi güçlendirdi. Kılıçdaroğlu’nun önünü kesmek için hem AK Parti hem İYİ Parti bünyesindeki mekanizmalar harekete geçirildi.
Sondan bir önceki hamle mi?
3- Deprem etkisi: Kahramanmaraş depremi bir yandan ekonomik kriz ve yönetim sıkıntılarından kurtulmaya çalışan Erdoğan üzerindeki baskıyı artırmış, Kılıçdaroğlu’nu aktif hale getirmişti. Deprem bölgesini Akşener’le turlayan Koray Aydın’ın Erdoğan’ın deprem nedeniyle seçmenden “şamar yiyeceği” sözleri basına yansımıştı. Bu durum İYİ Parti’de o zamana dek mevcut olan Kılıçdaroğlu’nu hafife alma eğilimini değiştirdi. İlk defa Kılıçdaroğlu’nun aday olursa kazanabileceği konuşulmaya başladı. Ülkücü abiler, eskiden MHP’de birlikte çalıştıkları Yavaş’ı istiyorlardı ama diğer yandan “eski hiyerarşide” Yavaş’ın Akşener’den kıdemli olduğu da konuşuluyordu. Akşener’in o nedenle bastırdığı İmamoğlu seçeneği tutmayınca Kılıçdaroğlu’nu engellemek için Masadan çekilmek dışında yol kalmamıştı.
Böylece Akşener 2018’de seçime girmek için 15 milletvekili ödünç istediği (ve aldığı), yüzde 10 barajı altında kalmasına rağmen Millet İttifakı üzerinden TBMM’de grup kurduğu, bazen “abi” diye hitap ettiği Kılıçdaroğlu’na tepkisel bir cephe aldı."
'Gerçek hangisi?'
"Gerçek hangisi? Belki hiçbiri, belki bunların bir karışımı" diyen Yetkin yazısını, "Ama Akşener’in seçime beş kala yaptığı -belki de sondan bir önceki hamle ile Erdoğan’ın bir moral avantaj kazandığı da bir gerçek. Bundan sonra belki bir hamleye daha zaman kaldı. O hamle ne olacak? Önümüzdeki sayılı günde yeni sürprizlere hazır olmalı" diyerek noktaladı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
