Sayfa yolu
Konteynerde kalan öğretmenleri 'atma' tehdidi: 'Ne kalacak ne de gidecek bir yerimiz var'
Yayın Tarihi: 22.11.2025 , 00:13 Güncelleme Tarihi: 22.11.2025 , 09:44
Hatay'da depremzedelerin barınma sorunu, yaklaşan kış koşulları ve idarenin tahliye baskısıyla yeni bir boyut kazandı.
Kamuoyuna daha önce yansıyan iddialarda, AFAD yöneticilerinin "Erdoğan gelmeden konteynerler kaldırılacak" dediği öne sürülmüş, bu durum bölgedeki öğretmenler ve depremzedeler arasında büyük tedirginlik yaratmıştı.
Bu süreçte iktidara yakın medya organlarında yer alan haberler ise tartışmayı farklı bir noktaya taşımıştı. Yeni Şafak'ta yer alan bir haberde, 6 Şubat depremleri sonrası kurulan 220 bin konteynerden 125 bininin boşa çıktığı ve Kasım ayına kadar tamamen boşaltılarak Gazze'ye gönderilebileceği ifade edilmişti.
"Deprem konteynerleri Gazze'ye yuva olsun" başlıklarıyla sunulan bu plana dair söylentiler devem ederken Hatay'daki konteyner kentlerde beklenen tahliye süreci resmen başladı.
Yetkililer konteynerlerin kapısını tek tek çalarak depremzedelere bulundukları yerleri boşaltmaları için iki haftalık süre tanıdı. Ancak soL'un konteyner kentlerden edindiği bilgilere göre, sahadaki gerçeklik "boşa çıkan konteynerler" söylemiyle örtüşmüyor. Depremzedelerin, özellikle de öğretmenlerin gidecek güvenli bir konut bulamadan kapı dışarı edilmeye çalışıldığı ifade ediliyor.
Tehdit edilen öğretmenlerin, kış kapıdayken çaresiz bırakılan depremzedelerin sesini kısmaya çalışanlara inat, gerçekleri yazıyoruz. Halkın haber alma hakkına sahip çıkmak için soL'a abone olun.
Tehdit ve bahanelerle tahliye süreci
Hatay'da Ilıca Konteyner Kent'te yaşayan Büşra öğretmen, tahliye sürecinin herhangi bir resmi tebligat olmadan, sözlü tehditlerle yürütüldüğünü belirtti. Büşra öğretmen, idarenin kendilerine "elektriğinizi keseriz" veya "bir gün gelirsiniz kapı kilidi değişmiş olur, giremezsiniz" şeklinde baskı yaptığını ifade etti.
Öğretmenlerin aktarımına göre idare, tahliye için çeşitli bahaneler öne sürüyor. Bekar öğretmenlere "zaten iki bekar öğretmensiniz, gidin aynı eve çıkın" denilirken, kiracı durumundaki depremzedelere "siz ev sahibi değilsiniz, başınızın çaresine bakın" yaklaşımı sergileniyor. Evi az veya orta hasarlı olanlara ise tadilat yapmaları dayatılıyor.
Ancak gösterilen alternatif konutlarda yaşam koşulları henüz sağlanmış değil. Öğretmenler, kiralamaları istenen veya anahtar teslimi yapılan TOKİ konutlarının ulaşımı zor bölgelerde olduğunu, evlerde doğalgaz bulunmadığını, sıvaların tamamlanmadığını ve yağmurda su sızıntısı yaşandığını belirtiyor.

TOKİ konutlarında ulaşım çilesi: 'Taşınan pişman'
Süreçle ilgili konuşan bir diğer isim olan Mehmet öğretmen ise konteynerden çıkıp TOKİ konutlarına geçenlerin büyük pişmanlık yaşadığını anlattı. Ulaşımın ciddi bir sorun olduğunu vurgulayan Mehmet öğretmen, otobüs hatlarının yetersiz olduğunu, aracı olanların ise trafikle boğuştuğunu söyledi.
Mehmet öğretmene göre asıl kriz, şehir merkezindeki rezerv alanlardaki inşaatların bitmemesinden kaynaklanıyor. Depremzedeler, şehir dışındaki TOKİ konutlarına gitmek zorunda bırakılıyor ancak herkes bu evlere geçici gözüyle bakıyor. Konteynerde kalanlar da, çıkanlar da kalıcı konutlarına ne zaman kavuşacaklarını bilmedikleri bir belirsizlik içinde kışı karşılamaya hazırlanıyor.
Konteynerlerde sona gelindi deniyor ama TOKİ'ler ne yazık ki henüz depremzedelerin barınmasını için yeterli alt yapıyı sunmuyor. Bitmeyen eksikler, tamamlanmamış ısınma ve benzeri alt yapı çalışmalarına eşlik eden şehir merkezlerindeki rezerv alan çalışmaları, TOKİ'leri birer gettoya dönüştürmüş durumda. Kuş uçmaz kervan geçmez bu yerleşkelere taşınması söylenen öğretmenler bu yapılara "geçici barınma merkezi" gözüyle bakıyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.