Sayfa yolu
Konteyner kentlere dair yeni iddia: Erdoğan geçeceği için mi kaldırılacak?
Yayın Tarihi: 11.11.2025 , 12:43
Konteyner kentlerin kaldırılması tartışması, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yaptığı açıklamayla başladı. Kurum, yaklaşık iki ay önce NTV’ye verdiği özel röportajda “Kasım itibarıyla deprem bölgesindeki tüm konteyner kentler AFAD’ın kontrolünde teker teker kaldırılacak” demişti.
Programdaki sunucu bile bu ifadeye şaşkınlıkla yeniden sormuş, Kurum ise “Kasım ayı itibarıyla halihazırdaki 94 bin konteyner konut AFAD tarafından kaldırılacak” sözleriyle aynı açıklamayı tekrar etmişti.
Açıklamanın ardından akıllara tek bir soru takıldı: Neden Kasım ayı?
Zira tahliye ve yerleştirme çalışmalarının normalde okullar başlamadan önce ya da yaz döneminde yapıldığı biliniyor. Depremzedeler de yaşamlarını bu takvime göre planlıyordu.
Ancak bölgede sık rastlanan bir başka uygulama daha vardı: “Tayyip gelmeden…” uyarısı. Daha önce tamamlanmamış yollar, kaldırılmayan konteynerler, bitmemiş peyzaj çalışmalarının Cumhurbaşkanı ziyaretlerinden hemen önce hızla toparlandığı çokça görülmüştü.
Bu nedenle “neden Kasım?” sorusuna verilen yanıt tartışmayı büyüttü. AFAD yetkililerinin, “Erdoğan Kasım'da geliyor, geçiş güzergâhında konteyner görüntüsü istenmiyor” dediği iddiası gündeme oturdu.
'Artık bu tür şeyleri WhatsApp’tan yazmıyorlar, sadece sözlü söylüyorlar'
Konuyu soL’a anlatan iki öğretmen, Mehmet* ve Zehra*, konteyner kentlerde kalan kamu görevlilerinden. Mehmet, “Bizim de aklımıza ilk gelen soru ‘Neden kasım, neden dönem ortası?’ oldu” diyor.
Sorunun temelinde ise şu bulunuyor: TOKİ konutlarının tamamı henüz oturuma uygun değil. Anahtarları aylar önce teslim edilmiş olmasına rağmen eksikleri tamamlanmayan çok sayıda konut nedeniyle depremzedeler hâlâ taşınamıyor.
Öğretmenlerin aktardığına göre konu yöneticilere sorulduğunda AFAD yöneticileri ve konteyner kentlerde görevlendirilmiş bazı MEB personelleri şu yanıtı veriyor: “Kasım sonunda Recep Tayyip Erdoğan Antakya’ya gelecek. Kura çekimi ve teslim töreni olacak. O sırada konteynerlerin görünür olmaması, mümkün olduğunca kaldırılması isteniyor.”
Zehra ise son yıllarda tecrübe ettikleri bir değişikliği şöyle özetliyor: “Artık bu tür şeyleri WhatsApp’tan yazmıyorlar, sadece sözlü söylüyorlar.”
Zehra, önceki yıllardan örnekleri de hatırlatıyor: “2024 Eylül’ünde Erdoğan gelmeden önce büyük bir kavşak kapatılıp peyzaj çalışması yapılmıştı. Depremde hasar almış araçların bulunduğu hurda alanının önüne levhalar çekildi. Bu tür örnekler çok.”
İlk hedef öğretmenler günü, söylenti de aynı
Konteyner kentlerin boşaltılması için öne sürülen ilk tarih 24 Kasım Öğretmenler Günü. Cumhurbaşkanı’nın o tarihte Hatay’ı ziyaret ederek bazı TOKİ konutlarında anahtar teslimi yapacağı iddiası bölgede yaygın. Henüz resmi bir açıklama yok.
Mehmet, öğretmenlerin en yoğun bulunduğu konteyner kentleri şöyle anlatıyor: “Öğretmenler genelde Aselsan 1-2, Ilıca ve Kavşit konteyner kentlerinde kalıyor.”
Bu alanların WhatsApp bilgilendirme gruplarına önce “Konteyner kent boşaltılacak” mesajları gönderilmiş. Tepkiler artınca mesaj göndermeyi bırakmışlar. Şimdi öğretmenleri tek tek arayarak “iki hafta içinde çıkın” deniyor.
Zehra’nın ifadesi şöyle: “İki hafta içinde çıkın denilen arkadaşlar hâlâ oturuyor. Çünkü gidecek yer yok. Ne gelen var ne soran. Ortalık karmakarışık. Ama herkes aynı söylentiyi duydu: Öğretmenler gününde tören olabilir, kasım sonunda Erdoğan Hatay’da deniyor.”
'Erken çıkmanız yararınıza, siz bilirsiniz'
Tavsiyelerin ardı arkası kesilmiyor haliyle. "Tavsiye" niyetiyle gelen uyarıların sahibi okul müdürleri.
Zehra ve Mehmet, Hatay’da iki farklı ilçede görev yapmalarına rağmen benzer yönlendirmeler almış. Her iki öğretmenin de ortak aktardığına göre okul müdürleri “Erken çıkmanız sizin yararınıza” uyarısı yapıyor.
Bu uyarı gerçeklik payı da içeriyor. TOKİ’lerde taşınabilecek daire sayısı sınırlı ve ulaşım hatlarına yakın evler hızla tükenebilir. Mehmet süreci şöyle anlatıyor:
“İsyan etmeye başlayınca okul müdürleri hep aynı cümleleri söylemeye başladı: ‘İnsanlar çıkmaya başlarsa ev bulmak zorlaşır, imkânınız varsa şimdiden bakın.’ Bu hem gerçek bir durum hem de öğretmenleri harekete geçirmeye yönelik bir yönlendirme. Ama arabası olmayan, yanında çeperinde marketi bulunmayan daireler gitmek bir hesap kalıp beklemek bir başka hesap. Biz de şaşırdık ne yapacağımızı.”
'Sorumluluk muhalefete atıldı'
Murat Kurum’un iki ay önceki NTV yayınında dikkat çeken bir diğer nokta, hızlandırılmış tahliye kararını muhalefete bağlamasıydı. Kurum, muhalefetin “hâlâ konteynerlerde insanlar yaşıyor” eleştirisini hatırlatarak, “Çıkarmaya çalışınca da eleştiriyorlar” demişti.
Bölgede öğretmenlere iletilen bazı mesajlarda da aynı söylemin tekrarlandığı ifade ediliyor. Yani öğretmen gruplarına gelen bilgilendirmeler ve öğretmenlere yapılan aktarımlarda "Muhalefet çok kaşıdı bu işi yoksa konteynerlerde kalınabilirdi" deniliyor.
Oysa gerçek başka. İktidar makyajını tazelemek için vitrini değiştirmeye çalışıyor. 2023 yılından bu yana konteyner kentlerin devam ediyor oluşu ise apaçık bir başarısızlık öyküsü olarak okunuyor.
'Talimat gelecek ama kapınıza polis dayanmayacak'
Öğretmenler arasında dolanan bir diğer bilgi ise tahliyelerin polis zoruyla yapılmayacağı yönünde.
Zehra, “Tebligat yok, telefonla arıyorlar. Ancak bazı gruplarda ‘Size çıkın denecek ama kapıya polis gelmeyecek’ bilgisi paylaşıldı” diyor.
Bu bilgi, iktidara yakın Eğitim-Bir-Sen’in Hatay’da kurduğu Telegram grubunda da dile getirilmiş ilk kez. Grup mesajlarında sendikanın Hatay İl Başkanı'nın, “Çıkarılacağınız söylenecek ama kimse polisle kapınıza dayanmayacaktır” dediği ifade ediliyor.
'Alınan karar gözden geçirilmeli'
Tartışma devam ededursun, eldeki tek somut veri şu an Kasım ayı itibariyle öğretmenlerin konteyner kentlerden çıkarılacağı talimatı. Ne kadar uyulur ne kadar uyulmaz, kaçı Erdoğan'ın selamlama güzergahında kalır kaçını es geçer zaman gösterecek.
Konuya dair açıklama yapan Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası (TÖBSEN) Genel Sekreteri Hizam Hasırcı kararı eleştirdi: “Kış ayları gelmişken öğretmenler nerede barınacak? Bu karar yeniden değerlendirilmelidir.”
Hasırcı’nın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: "Yetkililer bu kararı tekrar gözden geçirmelidir. Defne'de öğretmenlerin ve kamu personelinin en geç bir haftaya kadar konteyner kentleri boşaltmaları istendi. Üstelik süreç, eğitim-öğretim yılının ortasında ve kış aylarının eşiğinde başlatılıyor. Bu durum ciddi sorular doğuruyor: Öğretmenler eğitim yılının ortasında nerede barınacak? Uzak ilçelerde görev yapan kamu personeli için alternatif çözümler hazır mı? Hak sahipliği ve gelir durumuna göre tahliye uygulaması sosyal adalete uygun mu?
Hasırcı, barınma sorununun eğitim kalitesini ve öğretmenlerin motivasyonunu doğrudan etkileyeceğine dikkat çekerek tahliye takviminin “insani ve makul” bir çerçevede yeniden planlanmasını istedi.
*Öğretmen Mehmet ve Zehra'nın, çalıştıkları kurumda sorun yaşamamak adına isimleri değiştirilmiştir.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.