Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Komünistler 'yeniden emekçilerin olacak' diyor: Adapazarı Şeker Fabrikası kamunun elinden nasıl alındı?

TKP, "Bizim olana el koyacağız" derken sadece Yıldız Holding çalışanlarının emeğini değil, ülkedeki tüm emekçilere ait olanı da kastediyor. Bunun bir örneği Adapazarı Şeker Fabrikası.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 25.07.2024 , 18:09 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Emekçiler ülkenin bütün zenginliklerini yaratıp "kırıntıları" alırken büyük kârlar şirketlerin hanesine yazılıyor. Halkın payına kemer sıkma düşerken patronlar tavizsiz büyüyor.

Türkiye Komünist Partisi, ekonomideki sorunların kaynağına işaret ederek "Çözüm bizim olana el koyma" dedi.

"Holdinglerin mal varlıkları ve kârları halkımıza feda olsun!" başlığıyla yürütülen kampanyada ilk durak Yıldız Holding oldu.

Holdingin İstanbul'daki merkez binası önünden seslenen komünistler, yalnızca Yıldız'a ait iki şirketin yıllık kârıyla 144 bin aileye gıda veya 1,2 milyon çocuğa yemek desteği yapılabileceğini ya da 677 sağlık merkezi inşa edilebileceğini anlattı.

Komünistler "bizim olan" sözüyle sadece Yıldız Holding çalışanlarının emeğini değil, ülkedeki tüm emekçilere ait olanı da kastediyor. Bunun bir örneği Yıldız Holding'e ait Adapazarı Şeker Fabrikası'nın öyküsü.

Cemaat fonladı, AKP sattı

1952 yılında kurulan Adapazarı Şeker Fabrikası, Cumhuriyet'in 1930'lu yıllarda kurduğu dört şeker fabrikasından sonra (Uşak, Alpullu, Turhal, Eskişehir) faaliyete geçen beşinci fabrika olma özelliği taşıyor.

Türkiye'de "anonim şirket" statüsünde kurulan ilk şeker fabrikası olan işletme, 1994 yılı başına kadar Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin iştiraki olarak faaliyetlerini sürdürdü.

1999 yılında deprem nedeniyle üretime ara verildi. 2004'te ise Özelleştirme İdaresi'ne devredildi. Kamuya ait yüzde 94,09 hissesi 2005'te 45 milyon 750 bin dolara Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifi'ne (APEK) satıldı. APEK deprem nedeniyle büyük ölçüde hasar gören ve 7 yıl atılan fabrikayı tamir ederek yeniden üretime geçmesini sağladı.

Bu sürecin gizli öznesiyse Gülen Cemaati'ydi. Kooperatif özelleştirmeyi cemaate ait Banka Asya'dan aldığı 51 milyon dolarlık krediyle kazanmıştı.

Krediye karşılık şeker fabrikasının 500 dönüm arazisi, 18 taşınmazı ve Şeker Sigorta hisseleri Bank Asya'ya devredildi.

2008'e kadar kredi ödemelerini yerine getiren APEK, şeker kotaları nedeniyle zarar edince borcunu ödeyemedi.

Yargı eliyle fabrikaya çöktüler

Kooperatif, Bank Asya'ya kredi borcunu kapatmak için 500 dönümlük arazisinin 200 dönümünü Sakarya Büyükşehir Belediyesine ifraz ettirerek satmak istedi.

Satış sürecinde Şeker Fabrikası Kooperatifinin Kamu İhale Kanunu'na tabi olmadığı Resmi Gazete'de yayımlanan ihale ilanlarında da açıkça yazmasına rağmen, Adapazarı Şeker Fabrikası'na ait arazinin Bank Asya'ya geçmesi için cemaat tarafından "Şeker Konak Operasyonu" düzenlendi.

Özel Yetkili Mahkeme kararıyla ihaleye fesat karıştırma iddiasıyla dönemin üst düzey yöneticilerinin de aralarında olduğu 51 kişi gözaltına alındı.

Son kazanan: Yıldız Holding

Operasyon nedeniyle ihale iptal edildi. Bu süreçte kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle Bank Asya, alacaklarına karşılık 2012'de fabrikaya el koydu.

Bank Asya fabrikayı bundan yaklaşık 1 yıl sonra 2013 Eylül'ünde Ülker ailesine ait Yıldız Holding'e yaklaşık 120 milyon lira kârla 182 milyon liraya sattı.

AKP ile Cemaatin arası bozulduğunda operasyon sürecinde gözaltıları yapan polis ve dosyayı hazırlayan savcı tarafından tapelerde oynama ve delillerde karartma yapıldığı duyuruldu. Operasyona imza atan yargıçlar hâlâ yargılanıyor.

Sürecin tek kazananı Yıldız Holding, tek kaybedeniyse emekçi halk oldu.

Emekçilere ait olanı yeniden almak için...

Cumhuriyet tarihinin ilk ve en önemli sanayi hamlelerinden biri olan şeker sektöründeki neredeyse tüm kamusal varlıklar tasfiye edildi. Bu tasfiye operasyonunun ortaklarından biri de Yıldız Holding.

Holding kamu ait zenginliklerin de desteğiyle alanında tekel konumuna yükseldi, yurt dışına açıldı. 

Pandemi, deprem, kriz... Her uğraktan daha da büyüyerek çıktı. Enflasyonist ortamda, yüksek fiyat artışlarıyla hem reel ücreti eriterek sömürüyü arttırdı hem de kârlarını yükseltti.

Bu sömürü çarkına "yağma yok" diyen komünistler kararlı. Emekçilere ait olanı yeniden kazanmak, kârlara el koymak için Yıldız Holding önünden başladıkları eylemler, önümüzdeki günlerde yeni adreslerle devam edecek.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.