Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kobani Davası: 'Kararlarınız seçimde hızlanıyor, seçimden sonra yavaşlıyor'

Aralarında Selahattin Demirtaş, Sırrı Süreyya Önder ve Figen Yüksekdağ gibi HDP’li siyasetçilerin bulunduğu 18’i tutuklu 108 kişinin yargılandığı Kobani Davası'nın görülmesine devam edildi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 07.08.2023 , 17:53 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

HDP’li siyasetçilerin yargılandığı Kobani Davası'nın duruşmasında konuşan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Sizin kararlarınız seçimde hızlanıyor, seçimden sonra yavaşlıyor. Yerel seçim yaklaşıyor göreceğiz, AYM’de, İstinaf’ta, Saray’da bir hareketlilik var. Yeni ittifaklar konuşuluyor, Cumhurbaşkanının bu davayla ilgili nasıl ilgilendiğini, sizin de nasıl hızlandığınızı ispatladık” dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın davaya müdahillik dilekçesine tepki gösteren eski HDP Milletvekili Nazmi Gür ise "Bu dilekçe, Suni, Hanefi  ve Türk anlayışı. Bu aynı zamanda DAİŞ, El Kaide zihniyetidir. Bu ikili hukuk demektir. Diyanet, hukuken bu davada müşteki olamaz" ifadelerini kullandı.

Aralarında Selahattin DemirtaşSırrı Süreyya Önder ve Figen Yüksekdağ gibi HDP’li siyasetçilerin bulunduğu 18’i tutuklu 108 kişinin yargılandığı Kobani Davası'nın görülmesine Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.

Kışanak’ın mikrofonu kapatıldı

T24'ün haberine göre; duruşmanın öğleden önceki oturumunda söz alan tutuklu bulunan eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak, duruşma periyotlarına ilişkin, “Periyotların bu şekilde düzenlemesinin tek amacı bize işkence yapmak” dedi.

Kışanak, sözlerine devam ettiği sırada mahkeme başkanının mazeret ve gelen evraklara dair konuşmasını istemesi üzerine, “Sözümü kesmeyin” diyerek tepki gösterdi. Bunun üzerine Kışanak’ın mikrofonu kapatıldı. Kışanak’ın mikrofonun kapatılmasına sanıklar ve avukatları da tepki gösterince, mahkeme bu kişilere ilişkin tutanak tuttu.

'Tutuklu sanıklar duruşmayı niye uzatsın?'

Verilen aranın ardından duruşma, Edirne Cezaevi'nden SEGBİS ile bağlanan Selahattin Demirtaş’ın beyanları ile devam etti. 

Demirtaş, duruşma periyotlarına ilişkin beyanda bulunarak, “Temel sıkıntımız şu; ilk duruşmaya 2017’nin Mart ayında SEGBİS ile katıldım, sonrasında Ankara’ya duruşmaya geldim ve ilk savunmalarımıza başladık. O günden bugüne 7 yıl geçti. İlk itirazlarımızı sunduğumuzda mahkeme bir ara karar aldı. Talepler duruşmayı uzatma gerekçesiyle reddedildi. 7 yıldır tutukluyuz, heyetin kendisi değil, daha ilk celsede tavrımızın duruşmaya yönelik uzatmaya yönelik olduğunu söyleyen heyet neden 7 yıldır mahkemeyi bitirmiyor da biz tutuklu olanların uzattığını söylüyorlar. Tutuklu sanıkların duruşmayı uzatmaya yönelik gerekçesini ne olduğunu makul bir açıklama yapmak zorundasınız. Niye tutuklu sanıklar duruşmayı uzatsın?” diye sordu.

'Süre talebimiz cezaevini sevdiğimizden değil'

Demirtaş sözlerini şöyle sürdürdü:

"Süre taleplerimiz yargılamayı uzatmaya yönelik değil. Periyotlar insani koşullara göre düzenlenmeli. Hazır olan savunmalar alındıktan sonra duruşmanın ertelenmesini talep ediyoruz. Aksi takdirde bizi savunmaya zorlarsınız. 7 yıldır, 2,5 yıldır tutuklu arkadaşlar süre talep ediyorsa cezaevini sevdikleri için değil, hazırlıklarını bitirmek istiyorlar. Ara kararlarınızda duruşmayı uzatmaya yönelik bir karar verirseniz, sizin de bunun gerekçesini bizi ikna etme şeklinde yazmanızı diliyoruz. Davayı uzatmaya yönelik ne amacımız olabilir, dışarıda hayat pahalı cezaevinde daha iyi mi diye düşünüyoruz? Davanın uzatılması şeklinde, adil, bağımsız, tarafsız bir şekilde yargılanmak için uğraşıyorum. 7 yıldır bu kadar hukuksuzluktan sonra heyetiniz adil bir yargılama yapar ve savunma hazırlığına dair saygı duyarsa bizde savunmalarımızı yaparız.

'Kararlar seçimde hızlanıyor'

Heyetin davayı hızlandırmaya yönelik tavrı merkezi bir koordinasyon çerçevesine dönüştü. Sizin kararlarınız seçimde hızlanıyor, seçimden sonra yavaşlıyor. Seçim ayında benim hakkımda, 5 bin 500 twit atılmış. Seçim bittiği gibi, ‘teröristliğimiz, alçaklığımız da’ bitti. Yerel seçim yaklaşıyor göreceğiz, AYM’de, İstinaf’ta, Saray’da bir hareketlilik var. Yeni ittifaklar konuşuluyor, Cumhurbaşkanın bu davayla ilgili nasıl ilgilendiğini, sizin de nasıl hızlandığınızı ispatladık.”

Diyanet'e itiraz: 'Bu ikili hukuk demektir'

Tutuklu bulunan HDP eski Milletvekili Nazmi Gür de taleplerinin verilen ara karar ile reddedildiğini anımsatarak tepki gösterdi. Dosyaya giren evraklara ilişkin de beyanda bulunan Gür, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın katılma talebine dair sunduğu dilekçeyi hatırlatarak, bunun fetva olduğunu ve reddedilmesi gerektiği yönünde talepte bulunduğunu, ancak talebinin kabul edilmediğini söyledi.

Mezopotamya Ajansı'nın aktardığına göre; Gür, “Diyanet, dilekçesi ile istenen cezadan daha ağır bir ceza verilmesini istiyor. Bu ikili hukuk demektir. Diyanet, hukuken bu davada müşteki olamaz. Kürdün de Türkünde diyaneti değil mi? Kürtleri neden ayırıyor?” diyerek, tepki gösterdi. 

'Beni Kürt imamlarına emanet edin'

Gür, mahkemenin dilekçeden sonra suç duyurusunda bulunması gerektiğini söyledi. Diyanet’in camilerin zarar gördüğünü iddia ettiğini belirten Gür, hangi camiinin zarar gördüğünü sordu. Gür, “Kaç tane camiye, nasıl ve ne şekilde zarar vermişim? Buna dair bir şey yok. Bu ırkçı, ayrımcı yazıya çanak tutmuşsunuz. Anayasal bir kurum olan partimizi suç örgütü gibi gösterip cezalandırılmamızı istiyor. Biz bunun peşini bırakmayacağız. Benim vasiyetimdir ölürsem, Diyanet’e bağlı hiçbir imam cenaze namazımı kılmasın. Beni Kürt imamlarına, melelerine emanet edin. Bu dilekçe, Suni, Hanefi  ve Türk anlayışı. Bu aynı zamanda DAİŞ, El Kaide zihniyetidir. Biz İslam’ı diyanetten öğrenmedik. Haddini bilsin!” diyerek tepki gösterdi. 

Siyasetçilerin konuşmaları ardından mahkeme, duruşmaya ara verdi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.