Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kitap | Şehirde çocuk olmak

'Şehirde Çocuk Olmak' kitabı, yaşadığınız şehre bir de çocukların gözünden bakma fırsatı sunuyor.

Nişan Mesut Oyardı

Yayın Tarihi: 21.03.2021 , 09:21 Güncelleme Tarihi: 21.03.2021 , 09:24

Binalar yapılıyor, koca gökdelenler, büyük ve geniş caddeler, metro tünelleri, AVM’ler... İnşaat, inşaat...

Yaratılan büyük kaosun içinde kaldırımlara kondurulan birkaç ağaçla “yeşilin” korunduğu ve savunulduğu iddia ediliyor. Plansız, ranta dayalı, uyumsuz, çıkarcı kentler inşa ediliyor. 

Çocukluğumuzun geçtiği toprak sahaları, ağaç tepelerini, her sporu yapmaya uygun hale gelebilen boş arazileri anımsayıp, “Hey gidi günler hey!” demek mümkün. Çocukluğunuzun geçtiği alanlara bakıp gördüğünüz kule gibi binalar içinizi acıtıyor, çocukluk anılarınızın da betona gömüldüğünü düşünüyor olabilirsiniz. Haklısınız. Çocukların oynaması için göstermelik bırakılmış küçük parkları saymazsak bütün bir insanlık olarak betonda yaşıyoruz. Peki, bir yetişkin olarak baktığınızda bile çoğu kez tiksindiğiniz, nefes alamadığınız şehir hayatında çocuk olduğunuzu düşündünüz mü hiç?

Şehirde çocuk olmak, sabahları korunaklı alanınız olan evden çıkıp boyunuzu aşan bir keşmekeşin içine düşmek, anlaşılmaz bir koşuşturmacanın içinde ezilmemeye çalışmak demek. Araba kornalarından ve inşaatlardan yükselen gürültüde sesinizin kaybolması demek.

Ne geçtiğiniz kaldırımlar ne binalar ne de toplu ulaşım araçları sizi düşünerek hazırlanmıştır. Var olduğunuz halinizle yok sayıldığınız bir yerde yaşamaya çalışırsınız. Tek kaçamak noktanız, çöldeki vaha benzeri parklar olur. Orada kurduğunuz arkadaşlıklar, tuttuğunuz eller sizi yeniden yaşama bağlar. Yeterli midir? Elbette hayır.

“Şehirde Çocuk Olmak” kitabı, yaşadığınız şehre bir de çocukların gözünden bakma fırsatı sunuyor. Yetişkinlerin “gri” hayatlarını canlandıran çocuklar gibi şehirlerin griliğini de parkların değiştirdiğini hatırlatıyor. Çocuklara ise yaşadıkları şehrin griliğini değiştirebilme, farklı şehirler yaratabilme hayalini sunuyor. “Çocuk odaklı” şehirler tasarlamak için cesaret veriyor.

“Çocuk odaklılık” her fırsatta dile getirdiğimiz bir olgu. Çocukların güven içinde yaşayabildiği, hareket edebildiği, mutlu olabildiği şehirlerde yetişkinler de güvenle hareket edecek ve mutlu olacaklardır. Çocuk odaklılık yalnızca çocukların değil, tüm insanlığın yaşamına dokunacaktır.

Hayatımıza giren bu küçük “vahaların” kendilerini ait hissedecekleri yaşam alanlarına ihtiyacı var. Var olanları korumak için fırsatı kaçırmayın, tutun çocuğunuzun elinden, koruyun o parkı. Yenileri için hayal kurun birlikte, çocukluğun başa yazıldığı yaşam alanları, şehirler, ülkeler ve dünya için…

Künye: Şehirde Çocuk Olmak, Ezgi Berk & Ece Zeber, Final Kültür Sanat Yayınları, 2021

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.