Breadcrumb
Kemal Okuyan: Bu düzene kafa tutulmayan tek bir yer bırakmayacağız!
soL - Ankara
Yayın Tarihi: 27.03.2022 , 19:01 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Türkiye Komünist Partisi (TKP) yaklaşmakta olan parlamento seçimlerinde milletvekili adaylarını tüm Türkiye’ye yayılmış olan örgütlerinde belirlemeye başlamıştı. "Halk eşitlik ve özgürlük için temsilcilerini seçmeye devam ediyor" diyen TKP, Ankara Sincan’da milletvekili adaylığı toplantısı gerçekleştirdi.
Toplantıda, TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, TKP Merkez Konseyi üyesi Ali Ufuk Arıkan ve TKP milletvekili aday adayları konuşmalar yaptı. Sinevizyon gösterimlerinin de yapıldığı toplantı, Grup Umut’un müzik dinletisiyle son buldu.
'Meselenin özü bu, sömürü’
Yaşadığımız her olumsuzluğun tek kaynağı olduğuna işaret eden TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan "Biz emekçi halkı temsil ediyorum diyen insanları çoğaltmak istiyoruz. Buna ikna olan herkesin bu toplantıdan çıktıktan sonra birilerinin elini tutması gerek. Daha fazla kişiye ulaşmamız gerekiyor. TKP önümüzdeki dönem bu kavgayı büyütmeye devam edecek. Sosyalizmi örgütlemeye devam edecek. Bu düzene kafa tutulmayan tek bir yer bırakmayacağız!” dedi.
Okuyan'ın konuşmasından satır başları şöyle:
“Meselenin kaynağında yatan şey: Türkiye’nin en zengin yüzde 10’u gelirimizin yüzde 50’sine el koyuyor. Arkadaşlar meselenin özü bu. İşte her gün canımızı sıkan olayların temelinde bu var. Bu adaletsizlik nereden geliyor? Çünkü Türkiye’de ülkenin zenginlikleri bir avuç insanın elinde.
Başka bir örnek, hepimiz 3 aydır perişan durumdayız. Elektrik ve doğalgaz zamları. EnerjiSA’nın net kârı 2.8 milyar geçtiğimiz sene. Sevgili arkadaşlar, meselemiz bu eşitsizliği yaratan sistem.
‘Özel sektöre dokunmadan temel sorunlarımızı çözeceğini söyleyen herkes yalan söyler’
Meselenin özü şu; bütün kritik sektörler özel sektörün elinde; sağlık, eğitim, madenler...
Bu ekonominin yaşamsal sektörlerinde özel sektörün kârı düşünüldüğü için biz bu eşitsizliğe mahkum ediliyoruz.
Türkiye’de özel sektörün egemenliğine dokunmadan temel sorunlarımızı çözeceğini söyleyen herkes yalan söyler.
Türkiye’de değil yalnız, dünyanın her yerinde eşitsizlik hakim. Türkiye’de olan eşitsizlik tüm dünyada var. Bu eşitsizliği sorgulamadığımız sürece yaşadığımız tüm sorunlar devam edecek.
Her şeyi çözeriz. İnsanların hepsi kardeşçe yaşar. Fakat patron sınıfıyla yaşayamayız, sömürücüler ile sömürülenler birlikte, kardeşçe yaşayamaz.
Dünyadaki yoksulluğun sebebi olan sermaye sınıfıyla barışmayacağız. Bizim düşmanımız belli, kapitalizim ve emperyalizm.
Arkadaşlar bize deniyor ki çok güzel konuşuyorsunuz fakat önerdiğiniz çözüm çok uzak bir geleceğe yönelik. Önce başka problemleri çözmeliyiz. 1976’dan beri örgütlü mücadelenin içindeyim. Kulaklarımıza hep sosyalizmi ertelememiz gerektiği fısıldandı. Önce iyileştirme yapalım deniyor, yıllardan beri. En küçük bir iyileşme yok. İnsanları ‘şimdi zamanı değil’ diyerek kandırıyorlar.
'Erteleyecek zamanımız yok'
Yüzde 1, yüzde 50’den daha zengin. Bunun şöyle bir anlamı var: Yüzde 50 bunu fark ettiği an bu eşitsizliği çözer, yeter ki örgütlü olunsun.
Biz eşitlik istiyoruz. İnsan insanı sömürmesinin istemiyoruz. Neden erteleyelim? Belki de 100 sene içinde dünyayı yok edecekler. Salgınlar, çevre felaketleri... Erteleyecek zamanımız yok.
TKP 20 yıl önce yasaklıydı. Bu yasakları deldik. Komünizm artık bir korku kaynağı olarak görülmüyor.
Bu toplantıları niye yapıyoruz? Ortada seçim tarihi belli değilken neden milletvekili adayları seçmeye başladık? Bizim milletvekili adaylarımız sadece milletvekili adayları değil. Biz istiyoruz ki bu düzen değişmeli diyen insanların sayısı artsın. Bizim için Meclis ve parlamentonun tek bir koşulda anlamı var; emekçi halkın temsiliyeti.
Biz emekçi halkı temsil ediyorum diyen insanları çoğaltmak istiyoruz. Buna ikna olan herkesin bu toplantıdan çıktıktan sonra birilerinin elini tutması gerek. Daha fazla kişiye ulaşmamız gerekiyor. TKP önümüzdeki dönem bu kavgayı büyütmeye devam edecek. Sosyalizmi örgütlemeye devam edecek. Bu düzene kafa tutulmayan tek bir yer bırakmayacağız!."
‘Sadece parası olanın, zenginlerin sözünü söylediği bu düzeni reddedenlerin toplantısı bu’
Okuyan’ın ardından TKP Merkez Konseyi Ali Ufuk Arikan kürsüye çıkarak konuşmasını yaptı.
Ankara’nın tüm mahallelerinde emekçi halkın temsilcilerini seçmek için kolları sıvadıklarını, bunu Esat, Seyran, Ayrancı ve Dikmen’de başlattıklarını, bugün Sincan, Batıkent ve Mamak yaptıkları toplantıların önümüzdeki günlerde Ankara’nın diğer emekçi mahallelerine yayılarak devam edeceğini söyleyen Arikan, bu toplantıların en önemli gerekçelerinden birinin, siyaset sahnesinden dışlanan emekçilerin siyasetin tam da merkezinde yer almasını sağlamak için olduğunu dile getirdi.
Meclis’te halka yılda 500 milyon liraya mal olan 600 kişinin değil, emekçi halkın gerçek temsilcilerinin, emekçilerin siyaset yapmasının bu ülkeyi değiştireceğini belirten Arikan, “Düzen partileri aday belirlemek için tarifeler açıklıyor, önce binlerce lirayı yatırıyorsunuz, bu parayı yatırdıktan sonra süreç başlıyor ama öyle kolay değil. Patron olmanız, büyük bir servete sahip olmanız gerekiyor ki vekil adayı olabilesiniz. Bu toplantı işte bunu reddedenlerin toplantısı, sadece parası olanın, zenginlerin sözünü söylediği bu düzeni reddedenlerin toplantısı” dedi.
Burada bir araya gelen emekçilerin umudunu paraların, zenginliklerinden değil, birlikte mücadeleden aldıklarını söyleyen Arikan, “Gerçek umut burada, gerçek umut emekçilerin mücadelesinde” dedi.
Arikan’ın ardından TKP’nin Sincan’daki milletvekili aday adayları kürsüye çıkarak açıklamalarda bulundu.
TKP’nin adayları: Motokurye, inşaat işçisi ve emekliler
İlk sözü alan motokurye Okan Keleş, öfkeli ve aynı zamanda heyecanlı olduğunu söylerken, motokuryelerin yaşadığı sıkıntıları ve sorunları dile getirdi. Kendisine sigorta yapmayan patronunu lüks bir ev aldığını, toplumsal eşitsizliği, yaşadığı sorunları çocukluğundan beri sorguladığını ve bu sorgulamanın kendisini TKP ile tanıştırdığını, bu nedenle TKP’den milletvekili aday adayı olduğunu ifade etti.
Keleş’in ardından kürsüye inşaat işçisi Murat Tanksavar çıktı. Tanksavar, “29 yaşındayım, Ağrılıyım, inşaat işçisiyim. Hayal ettiğimiz yaşamları bu düzende gerçekleştiremiyoruz. Onların yatlarını, katlarını biz var ediyoruz fakat bizleri görmüyorlar, emeğimizi, rüyalarımızı çalıyorlar. Bu düzene karşı mücadele etmek istiyorum. Hiçbir parti kürsüyü işçilerine vermiyor. TKP’de kürsü işçilerin. Patron sınıfına karşı mücadele etmekten başka seçeneğimiz yok. Biz ümitliyiz, hırslıyız” dedi.
Emekli yurttaş Hüseyin Öztürk de aday adaylığını ilan ederek kürsüye çıkan isimler arasındaydı.
“Emekliyim ama çalışıyorum çünkü emekli maaşları asgari ücretin altında. Başka bir ülkenin emeklisi gelir ülkemizde tatil yapar, bizim böyle bir imkanımız yok” diyen Öztürk, “Emekli vatandaş 3. sınıf vatandaş. Bu durumdan kurtulmanın yolu örgütlü mücadele. Bu duvarları hep birlikte aşacağız. Kurtuluşun yolu örgütlülükten, emekçilerin bir araya gelmesinden geçiyor” ifadesini kullandı.
Son olarak kürsüye bir diğer milletvekili adayı Bayram Uluad çıktı. Uluad, Sincan’da kurulan işçi evinin henüz bir yılı geride bıraktığını ancak çok büyük yol aldıklarını bu toplantıda gördüklerini ifade etti.
"Ben 5 yaşından beri çalışıyorum” diyerek çalışma yaşamında karşılaştığı sorunları aktaran Uluad, emekçilerin yerinin semt ve işçi evleri olduğunu söyledi, işçi evinin Sincan’daki herkesin evi olduğunu vurguladı.
Toplantıya katılan emekçileri TKP Gönüllüsü olmaya davet eden Uluad, TKP’den milletvekili aday adayı olduğunu açıkladı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.



