Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Karaçoban'da meraları yutacak GES projesi için ÇED raporu oyunu: Projeye halktan itiraz

Erzurum'un Karaçoban ilçesinde meraları ranta açan Kahve GES ve elektrik depolama tesisi projesinin ÇED raporuna bölge halkı itiraz etti. Tarım ve hayvancılığı bitirecek ekolojik yıkım projesine karşı hukuki ve toplumsal mücadele büyüyor.

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 08.07.2026 , 12:19 Güncelleme Tarihi: 08.07.2026 , 14:54

Erzurum'un Karaçoban ilçesinde yapılması planlanan güneş enerji santrali ve elektrik depolama tesisi projesi için hazırlanan nihai Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporuna bölge halkı itiraz etti. 

Flaş Yenişehir Bio Enerji Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından 119,8 hektarlık devasa bir mera arazisi üzerine kurulması hedeflenen 80 MWm ve 80 MWe gücündeki GES projesi ile 80 MWh kapasiteli elektrik depolama tesisine karşı sunulan itirazda, bölgedeki tarım ve hayvancılığın bitme noktasına geleceği vurgulandı. 

Projenin Sarıveli Mahallesi Mergeşin Mevkii ile Bahçeli Mahallesi Aşabelek Mevkii'ni kapsayan geniş bir arazide kurulması planlanıyor.

Köylülerin imzasıyla sunulan dilekçede projenin durdurulması ve ÇED olumsuz kararı verilmesi talep edildi.

Ekosistemi ve su kaynaklarının habitat bütünlüğü parçalanıyor

İtiraz dilekçesinde, proje alanının sadece atıl bir arazi olmadığı, aksine yaban tavşanı, tilki, su kurbağası ve bölgeye özgü çok sayıda kuş türünün beslenme ile üreme alanı olan kritik bir bozkır ekosistemi olduğu belirtildi. 

Devasa arazinin tel örgülerle çevrilmesinin yaban hayatı koridorlarını keserek genetik izolasyona sebep olacağı ifade edildi.

Planlanan projenin bölgenin can damarlarından Hacı Deresi'ne sadece 450 metre mesafede olması ve Ağırgöl Deresi'nin etki alanında kalması, su kaynakları açısından da büyük bir tehdit olarak ifade ediliyor. Aynı zamanda yapılması planan güneş panellerinin siyah renkte olacak olması ısı adası etkisi yaratarak çevre sıcaklığını 3 ila 4 derece artıracağı, bunun da çevresel sorunlara sebebp olacağı, endemik bitki örtüsünü kurutacağı ve uzun vadede toprağın nem tutma kapasitesini düşürerek çölleşmeye yol açacağı kaydediliyor. 

Yapılmak istenen projede kamu yararının çok düşük olduğunu ifade eden Karaçoban halkı projeye itiraz ediyor.

Mera alanları ile tarım ve arıcılık faaliyetleri tehlikede

İtirazın en önemli dayanaklarından birini, bölge halkının temel geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılığın sürdürülebilirliğine vurulacak darbe oluşturdu. 

Proje sahasının Sarıveli Mahallesi'ne 500 metre, Kavaklı Mahallesi'ne 1 kilometre ve Gündüzköy Mahallesi'ne 1,2 kilometre mesafede bulunmasının, hayvancılıkla geçinen yerleşim yerlerinin meraya erişimini fiziksel olarak keseceği belirtildi. 

Söz konusu alanın Mera Kanunu'na göre amacı dışında kullanılamayacağı hatırlatan köylüler, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu gereği mutlak tarım arazilerinin ranta açılmasının gıda arz güvenliğini doğrudan tehdit ettiği ifade edildi.

Lityum bataryalarla gelen termal kaçak ve zehirli gaz riski

Sorunlar bununla da bitmiyor. 

Eğer proje hayata geçerse proje kapsamında kurulacak elektrik depolama tesisinin barındırdığı lityum iyon bataryalar, yerleşim yerleri için adeta saatli bir bomba olarak nitelendiriliyor. 

Çevre Kanunu'nda yer alan ihtiyatlılık ilkesine değinilen itirazda, bataryalarda yaşanabilecek bir termal kaçak durumunda binlerce derece sıcaklığa ulaşan ve haftalarca sürebilen zincirleme yangınların çıkabileceği uyarılarına yer veriliyor. 

Ayrıca batarya hücrelerinde bulunan lityum, nikel ve kobalt gibi ağır metallerin olası bir sızıntıda Hacı Deresi ve Karasu Nehri beslenme havzasına, dolayısıyla yeraltı sularına karışma riskinin rehabilitasyonu imkansız bir çevre felaketi potansiyeli taşıdığı ifade edildi. 

'Kendi topraklarımızda köle olmayacağız'

Gelişmelere ve köylülerin yaptığı hukuki itirazlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan TKP Karaçoban İlçe Temsilcisi Engin Kuş, yapılmak istenenin bölgede tarım ve hayvancılığı bitirmeye dönük bir karar olduğunu vurgulayarak bu ekolojik yıkıma ve ranta karşı sonuna kadar hem hukuki hem de toplumsal düzeyde mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti.

Sürece itiraz ettiklerini ve ranta karşı çıktıklarını belirten Engin Kuş, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

Yapılmak istenen, burada tarımı ve hayvancılığı bitirmeye dönük bir karar. Bunu kabul etmiyoruz. Buranın temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık. Buna son verirlerse, buradaki insanlar başka ellerde, milletin kapısında köle olacak. Ama en azından burada, kendi doğup büyüdükleri yerde, kendi alın teriyle çalışma, ekmek parası kazanma şansları olacak. Halk nasıl olsa her şeyi kabul ediyor, hiçbir şeye itiraz etmiyor diye bakıyorlar. Ama öyle değil. Bu duruma itiraz edeceğiz. Kabul etmeyeceğiz. İtiraz edeceğiz. Mücadele edeceğiz."


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.