Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'na açılan davada müdahillik taleplerine ret

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği'ne açılan davanın ilk duruşması bugün Çağlayan Adliyesi'nde görüldü. Mahkeme 280 avukatın müdahillik talebini reddetti.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 01.06.2022 , 17:32 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği’ne "Aileyi ve toplumu parçalamayı amaçladığı" ve "Cumhurbaşkanına hakaret söylemlerinde bulunduğu" gibi iddialarla İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan fesih davasının ilk duruşması bugün yapıldı. Mahkeme heyeti 36 barodan 280 avukatın müdahillik talebini reddederek duruşmayı 5 Ekim 2022 tarihine erteledi.

Duruşmaya milletvekilleri, birçok ilin baro temsilcisi, kadın örgütlerinin temsilcileri, şiddet mağduru kadınlar ve yakınları katıldı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği’nin avukatları da duruşma salonunda hazır bulundu. Derneği savunmak için davaya başta Türkiye Barolar Birliği ile İstanbul, Ankara ve İzmir barolarının da aralarında bulunduğu 36 barodan 280 avukat yetki belgesi sundu. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği de müdahillik talebinde bulundu. 

'Tüm kadınların yaşam hakkına müdahale'

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği Başkanı Gülsüm Kav, "Derneğin kapatılması, tüm kadınların yaşam hakkına müdahaledir. İstanbul Sözleşmesi'nin feshi ile başlayan süreç, bizim derneğimizin kapatılma süreci ile devam etmektedir. Hâlâ yürürlükte olan sözleşmede tüm haklarımızı kazanmak için, öldürülmemek için, amacımıza ulaşana dek mücadelemiz devam edecek" dedi.

Mahkemede derneği neden kurduklarını anlatan Kav şunları söyledi:

"2009 yılı sonunda Münevver Karabulut cinayeti sonrası yaşananlar toplumu çok etkilemişti. Ailenin yanına giderek onları yalnız bırakmamak istedik. O günden bugüne ‘Asla yalnız yürümeyeceksin’ diyoruz. Münevver Karabulut cinayeti ile başlayan süreçte kadın cinayetleri bir halk sağlığı ve adalet sorunu oldu. Cinayet dosyalarına müdahillik talebinde bulunduk. Bu süreçte bir hakimin, tüzel kişiliğimiz olmadığı gerekçesiyle müdahillik talebimizi reddetmesi üzerine öldürülen kadınların aileleri ile birlikte tüzel kişiliğimiz olan derneğimizi kurduk.

Bizler, ailelerin önce acılarını paylaşıp sonra dava süreçlerini takip ederken, bir süre sonra aileler bize ulaşmaya başladı. Öldürülen kadınların öldürülme şekilleri bize dersler verdi. Ayşe Paşalı'nın ölümünde koruma kanunun yetersizliğini gördük. Ölüm gerçekleştikten sonra dahil olmak dışında, ölüm gerçekleşmeden ne yapabiliriz diye düşündük. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve İstanbul Sözleşmesi ile kadınların sadece şiddete uğraması karşısında değil tüm hak ve özgürlükleri için hak arayan bir dernek olduk.

Bizim amacımız kadınların cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinden dolayı ayrımcılığa uğramasını, annelerin çocuklarının gözü önünde öldürülmesini önlemek için elimizden geleni yapmak. Derneğin kapatılması, tüm kadınların yaşam hakkına müdahaledir. İstanbul Sözleşmesi'nin feshi ile başlayan süreç, bizim derneğimizin kapatılma süreci ile devam etmektedir. Hâlâ yürürlükte olan sözleşmede tüm haklarımızı kazanmak için, öldürülmemek için, amacımıza ulaşana dek mücadelemiz devam edecek.”

Duruşmada, öldürülen kadınların aileleri de dernek lehine beyanda bulundu. Aileler, yakınlarını cinayetlere kurban verdiklerinde yanlarında olan ve kendilerine destek veren derneği kapatılmasını istemediklerini söyledi.

Müdahillik talepleri reddedildi

Mahkeme, davanın kamu ile dernek arasında olması, davalı derneğin zaten avukatlarının bulunması ve müdahil olma talebinde bulunanların davayla doğrudan ilişkilerinin bulunmaması gerekçesiyle dosyaya sunulan tüm müdahillik taleplerinin reddine karar verdi. Mahkeme, davaya konu İstanbul Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü'nün 9 Ağustos 2021 tarihli yazısında bahsi geçen soruşturma ve kovuşturma dosyalarının istenmesine karar vererek duruşmayı 5 Ekim 2022 tarihine erteledi.

Adliye önünde protesto

Duruşma öncesinde adliye önünde çok sayıda kadının katılımıyla basın açıklaması yapıldı. Açıklamada konuşan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği Başkanı Gülsüm Kav dayanışma gösteren herkese teşekkür ettiği konuşmasında şunları söyledi:

"Ama artık aslında teşekkür bile fazla. Çünkü bu dava artık hepimizin davasıdır.

Ve ‘niye bizim başımıza bu geldi’ diye düşünürsek aslında bakarsanız neden hepimizin davası olduğunu da açıklıyor.

İstanbul Sözleşmesi'nden imza çekilmesiyle başlayan hukuksuzluğun bir devamı olarak görüyoruz derneğimize açılan davayı da. Ve aynı zamanda bugün her gün yaşadığımız özgürlüklerimize, haklarımıza müdahalelerin yeni başlayacak baskılarında habercilerinden biriydi. Ve günümüzde yaşadığımız tüm hak ihlallerinin parçasıdır.

O yüzden de tüm kadınların ve tüm toplumun davasıdır. Hepimiz içinde yaşıyoruz. Her gün ya kıyafetimize ya bedenimize ya kimliğimize, konserimize, müzisyenimize, yaşam tarzımıza bir müdahaleyle karşılaşıyoruz. Nedense yasaklanmaya çalışılan siyasetçiler, müzisyenler hep kadınlar oluyor. Her şey kadınlar üzerinden yürüten bu baskı sistemine karşı elbette ki kadınlar birleşecek.”

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.