Sayfa yolu
İTÜ'de işçi ve öğrencilerden eylem: 'Yemekhane bizimdir, satılamaz!'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 05.10.2023 , 21:29 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
İstanbul Teknik Üniversitesi’nde (İTÜ) sene başında işçilerin Toplu İş Sözleşmesi ile başlayan süreç yaz boyunca ardı ardına gelen zamlar, hayat pahalılığı gündemi ve özelleştirme söylentileri ile devam etmişti.
Yaz sonunda kesinliğe kavuşan özelleştirme gündemine dair belirli söylentilerin gerçekliği yavaş yavaş gün yüzüne çıktı. Ağustos ayı sonunda ihalenin yandaş bir şirkete verildiği, yönetimin ihaleyi alacak yandaş şirkete “geçiş garantisi” verdiği bilgileri İTÜ öğrenci ve işçileri tarafından ifşa edildi.
Yönetimin baskıları ve zamlarına karşı yaz sürecinde de seslerini haykırıp boyun eğmeyen öğrenciler özelleştirmeye de sessiz kalmadıklarını gösterdi. “Yemekhane bizimdir, satılamaz!” diyerek eylem yapan işçi ve öğrenciler yemekhane önünde iki ayrı basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamalarında yemekhanenin özelleştirilmesinin beslenme haklarına bir saldırı olduğunu belirten işçi ve öğrenciler, aynı zamanda bunun bir devlet üniversitesi olan İTÜ’nün kaynaklarını özel bir şirkete peşkeş çekmek olduğunu dile getirdi.
'İTÜ satılık değildir'
Öğrenciler tarafından yapılan açıklama şöyle:
"Bugün burda okulumuz, İstanbul Teknik Üniversitesinde uzun yıllardır süre gelmekte olan ama özellikle son birkaç aydır kendini daha yoğun hissettiren, hem biz öğrencilere yönelik hem de İTÜ işçilerine yönelik, sahip olduğumuz haklarımıza karşı gerçekleştirilen sistematik saldırıları protesto etmek ve özelleştirmelere geçit vermeyeceğimizi duyurmak için toplandık. Özelleştirme mevzusu İTÜ yönetiminin kendi sorumluluklarından kaçma, okulumuzun temel taşlarından biri olan yemekhaneyi yandaş bir şirkete peşkeş çekme niyeti ile gündemde. Yemekhanemiz söz konusu iken ne öğrencilere ne işçilere söz hakki tanımayanlar "yaptım oldu" anlayışı ile hareket etmekte, bir devlet üniversitesinin olanaklarını satılığa çıkarmaktan utanmamaktadır. Rektörlük bu özelleştirme ile hem sırtında yük olarak gördüğü, öğrencilere uygun fiyatlı ve kaliteli beslenme olanağı sunmaktan, hem işçilerin haklarını vermekten kurtulacak, hem de yandaş şirketin cebini dolduracak. Bir yandan da kademeli zamlarla şirkete gelecek tepkilere karşı siper olacak. Adı geçen şirketler ise öğrencilere yüksek fiyatlı ve kalitesiz yemekler sunarak ve işçilerin haklarını çalarak kârlarını arttıracaklar. Kısaca öğrenciler müşteri yapılacak, işçiler ortada kalacak ve İTÜ yönetimi çıkacak sorunlara karşı muhatap olmayacak demek.
Biz biliyoruz ki okullarımızı esir alan piyasacı anlayış ne öğrencilere ne işçilere nefes aldırmak istemiyor, sahip olduklarını da elinden almaya çalışıyor. Sadece okulumuzda değil ülkemizde de yıllardır devam eden özelleştirmelerle halka ait olanlar, şirketlere yok pahasına satıldı. Patronların cebi doldurulurken halkımızın insana yakışır şekilde beslenme hakkı da elinden alındı. Bu halkın bir parçası olan biz öğrenciler ise, tüm bunlardan dolayı dışarıda karnımız doğru düzgün doyamazken, önce her gün azalan yemek kalitesi ile ardından geçtiğimiz sene yapılan %150’ye varan ve bu sene ilk olarak yapılan %100 ve ikinci olarak yapılan %50 zamlar yüzünden yemekhaneye gidemez olduk. Şimdi de yemekhanemizin satılırsa nerde yemek yiyeceğiz diye kara kara düşünür hale geldik.
Sosyal medyada ve kimi platformlarda kendiyle övünmeyi pek seven İTÜ yönetimi unutmuş gibi duruyor, biz hatırlatalım: Devlet üniversitesinin sorumluluğu öğrencilerinin olanaklarını genişletmektir, satmak değil. Öğrenciler ders çalışırken bir yandan nerede yiyeceğini nerede barınacağını düşünmesin diye kaynaklarını seferber etmektir, daraltmak değil. Çalışan, üreten işçilere haklarını vermektir, çalmak değil!
Yine biz biliyoruz ki aynı kaderi paylaşan, birlikte mağduriyet yaşayıp birlikte kazanım elde eden İTÜ işçileriyle öğrencileri bir araya gelerek bunlara dur diyebilir. Beslenme hakkına, barınma hakkına sahip çıkabilir. Böyle de yapacağız. Öğrenciler olarak özelleştirme guzellemelerine ve söylenen yalanlara karnımız tok. Uzun yemekhane sıralarının, hijyenik ve besleyici olmayan yemeklerin, yüksek fiyatların ve bütün bu olumsuzlukların çaresi özelleştirme değil planlamadır ancak sebebi ise piyasacı zihniyettir.
Burdan da tekrar duyuruyoruz. Azına razı olmayacağız bize sağlanması zaten gerekli olan haklarımız arasında seçim yapmayacağız. Hem uygun fiyatlı hem kaliteli beslenme hakkımız için işçilerle bir araya gelerek özelleştirmelere dur diyeceğiz. İTÜ satılık değildir!"
'Yarar değil zarar getirecektir'
TEZ-KOOP İŞ, EĞİTİM-SEN, ÜNİPERSEN ve EĞİTİM-İŞ tarafından yapılan açıklama ise şöyle:
"Basına ve Kamuoyuna İTÜ yönetimi; kendi kaynakları ve personeli eliyle, öğrencilerine ve çalışanlarına hizmet veren yemekhanemizin özelleştirilmesi için ihale sürecini başlatmış olup İTÜ çalışanlarını temsil eden sendikaların ve İTÜ öğrencilerinin kamuoyu ile paylaşmış olduğu uyarılarına ve görüşme taleplerine duyarsız kalarak ihale sürecini işletmeye devam etmektedir.
İTÜ yönetimi; İstanbul’daki üniversitelerin tamamında hizmet alımı yapıldığını, özelleştirme ile herşeyin çok güzel olacağını ve mevcut durumdan daha iyi bir yemek hizmetine kavuşacağımızı iddia etmektedir. Oysa ki; örnek gösterilen üniversitelerde, çalışanların ve öğrencilerin yemek hizmetlerinden kesinlikle memnun olmadığını, çoğu yerde yemekhaneye gitmekten büyük oranda vazgeçildiğini, ücretlerin arttığını, denetimlerin yapılmadığını, hijyen ve temizlik kurallarına uyulmadığını, çalışanların ve öğrencilerin sağlığının risk altında olduğunu, onlarca zehirlenme vakası yaşandığını tüm kamuoyu bilmektedir.
Yemekhane özelleştirilmesinin bir diğer olası sonucu da yemekhane çalışanlarının yaşayacağı mağduriyet olacaktır. Açılan ihale şartnamesinde belirtildiği üzere, özelleştirmenin gerçekleşmesi durumunda ihaleyi alacak olan firma kendi personeli ile çalışacak olup, mevcut yemekhane çalışanlarımız, artık yemekhanede çalışamayacak ve geleceği belirsiz hale getirilecektir.
Bilindiği üzere; üniversite yemekhaneleri Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığının, öğrencilere yönelik yürütmüş olduğu faaliyetlerden elde ettiği gelirlerden, öğrenci harçlarından ve katma bütçeden aktarılan memur yemeğine katkıdan oluşan bütçe ile finanse edilmektedir. Öğrencisinin ve çalışanlarının beslenme ihtiyacını finanse etmek için elde ettiği gelirleri farklı alanlarda kullanmayı tercih eden Üniversite yönetimi, mensuplarının beslenme ihtiyacını bir kar kapısı olarak değerlendirmekte, bu hizmeti zarar olarak görmektedir.
Üniversite yönetimi özelleştirme sonrasında yemek hizmetine ilişkin ücret artışı olmayacağını söylemektedir. Ancak tüm dünyada gıda fiyatlarında yaşanan artışlar bilinmekte olup varoluş sebebi kar elde etmek olan bir firma bu fiyat artışlarını maliyete yansıtmak isteyecek, yansıtamadığı yerde ürün kalitesini düşürecek, eksik malzeme ile üretime devam etmek isteyecektir. Sarf malzemesi, yakıt giderleri, temizlik ve hijyen harcamaları sabit kalmayacak ya da düşmeyecektir. Durum bu kadar açık ve net bir şekilde ortadayken yemek fiyatlarında artış olmayacağına inanmak imkânsızdır.
Öte yandan, tüm dünyada Covid 19 Eris varyantı hızla yayılırken, özellikle gıda üretim tesislerinin kullanması gereken hijyen ve temizlik malzemelerinde sürekli fiyat artışı yaşanmaktadır. Varlık amacı kar elde etmek olan firmanın ise eksik personel ile hizmet sunması, yetersiz ve kalitesiz temizlik malzemesi kullanımı ile tüm İTÜ mensuplarını büyük bir sağlık probleminin içine iteceği aşikârdır. Ayrıca her yıl yüksek oranlarda gerçekleşen yakıt artışlarının diğer harcamalarda olduğu gibi maliyete dâhil edilmeyeceğini düşünmek, ancak hayal kurmak olacaktır.
Bizler İTÜ’de görev yapan, işçi, akademik, idari personel temsilcisi sendikalar ve öğrenciler olarak, özelleştirme yapılması durumunda yaşanacak olumsuzlukların farkındayız; ülkemizde yaşanmakta olan ağır ekonomik koşullar altında, yeni bir pandemi riskinin kapıda olduğu bugünlerde yemekhanemizin özelleştirilmesi İTÜ mensuplarına yarar değil zarar getirecektir. İTÜ’nün gerçek sahipleri öğrencileri ve emekçileri olarak, taleplerimize duyarsız anti-demokratik, dayatmacı bir yönetim anayışının terkedilerek, yemekhanemizin satılması kararından vazgeçilmesini, ihale sürecinin derhal durdurulmasını, kamusal ve Anayasal bir sosyal hak olan işyerinde sağlıklı ve nitelikli yemek hakkımızın bugüne kadar olduğu gibi İTÜ tarafından kendi personelimiz eliyle güvenli bir şekilde sağlanmasını talep ediyoruz."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
