Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İtalyan Lisesi’nde grev 100. gününde: ‘İmza atılana kadar grev bitmeyecek’

Özel İtalyan Lisesi’nde çalışan 14 Türk öğretmenin grevi 100. gününe girdi. Tez-Koop İş Sendikası İstanbul 5 No’lu Şube Başkanı Selahattin Karakurt, “Biz niyet değil, toplu iş sözleşmesi istiyoruz” dedi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 12.05.2026 , 16:40 Güncelleme Tarihi: 12.05.2026 , 17:06

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.


İstanbul'da Özel İtalyan Lisesi’nde görev yapan 14 Türk öğretmenin ayrımcılık, mobbing ve emeğin sömürülmesine karşı başlattığı grev 100. gününe girdi. 

Tez-Koop İş Sendikası İstanbul 5 No’lu Şubesi, İstanbul İtalya Başkonsolosluğu önünde yaptığı basın açıklamasında, öğretmenlerin Tomtom Kaptan Sokak’taki grev çadırında “haysiyet mücadelesi” verdiğini belirtti.

Açıklamayı yapan Şube Başkanı Selahattin Karakurt, grevin etkisini kırmak amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı’ndan “geçici öğretmen” görevlendirmesi talep edildiğini, ancak yargının bu uygulamayı durdurduğunu söyledi.

‘Mahkeme kararları grev kırıcılığına dur dedi’

Karakurt, grevdeki öğretmenlerin yerine yapılan geçici görevlendirmelerin mahkeme kararlarıyla durdurulduğunu belirterek, bunun “grev hakkının dokunulmazlığını” tescillediğini ifade etti.

Karakurt açıklamasında, “Türk yargısı bu hukuksuzluğa ‘Dur!’ dedi. Grevdeki öğretmenlerimizin yerine yapılan geçici görevlendirmeler mahkeme kararlarıyla durdurulmuştur. Bu karar; emeğin kutsallığını, grev hakkının dokunulmazlığını ve Türk hukukunun egemenliğini tescil etmiştir” dedi.

Sendika, söz konusu kararların ardından grevin daha da güçlendiğini vurguladı.

‘El sıkıştık, uzlaştık dedik; imzadan kaçtılar’

Basın açıklamasında 26 Mart’ta İtalya’dan gelen heyetle yapılan görüşmeye de değinildi. Karakurt, saatler süren müzakere sonunda tarafların sözlü olarak anlaşmaya vardığını, ancak okul yönetiminin daha sonra bu anlaşmayı hukuki bağlayıcılığı olan bir belgeye dönüştürmekten kaçındığını söyledi.

Karakurt, “O gün, tüm şartlarda sözlü anlaşmaya vardık. El sıkıştık, ‘Uzlaştık’ dedik. Ancak ne acıdır ki, sonraki günlerde karşımıza çıkan İtalyan yönetimi, verdikleri sözün altına imza atmaktan kaçtı” ifadelerini kullandı.

Yönetimin kendilerine “Türk hukukunu yok sayan, hiçbir bağlayıcılığı olmayan, niyet beyanı niteliğinde bir metin” imzalatmak istediğini söyleyen Karakurt, öğretmenlerin haklarının “ucu açık niyet mektuplarına” bırakılamayacağını belirtti.

‘Biz niyet değil, toplu iş sözleşmesi istiyoruz’

Tez-Koop İş, okul yönetimine ve İtalyan yetkililere çağrıda bulunarak, sözlü mutabakatın hukuki bağlayıcılığı olan bir toplu iş sözleşmesine dönüştürülmesini istedi.

Karakurt, “Biz ‘niyet’ değil, ‘Toplu İş Sözleşmesi’ istiyoruz. Biz, masada verdiğiniz sözün hukuki bir belgeye dönüşmesini istiyoruz” dedi.

Mücadelenin yalnızca 14 öğretmenin hak arayışı olmadığını söyleyen Karakurt, bunun aynı zamanda “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde Türk hukukunun tanınması için verilen mücadele” olduğunu ifade etti.

‘Kendi ülkenizde sendikal hakları savunurken İstanbul’da neden hukuk oyunlarına başvuruyorsunuz?’

Açıklamada İtalyan yetkililere de seslenildi. Karakurt, “Kendi ülkenizde sendikal hakları baş tacı ederken, İstanbul’da neden hukuk oyunlarına başvuruyorsunuz?” diye sordu.

Mahkeme kararlarıyla grevin hukuk dışı yollarla bitirilemeyeceğinin ortaya çıktığını söyleyen Karakurt, “Tek yol; masada verdiğiniz sözü tutmak ve hukuki bağlayıcılığı olan toplu iş sözleşmesini imzalamaktır” dedi.

‘İmza atılana kadar grev sona ermeyecek’

Tez-Koop İş İstanbul 5 No’lu Şubesi, grevin toplu iş sözleşmesi imzalanana kadar sürdürüleceğini açıkladı.

Karakurt açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

100 gündür grev alanında büyüttüğümüz direniş, bugün mahkeme kararlarıyla daha da güçlenmiştir. Bizim vaktimiz var, bizim sabrımız var, bizim haklılığımızdan gelen sarsılmaz bir gücümüz var. Okul yönetimi ve Konsolosluk yetkilileri şunu iyi bilsin: İmza atılana kadar grev sona ermeyecek. Hukuk teslim edilene kadar biz buradayız.

Sendika, özel sektörde çalışan öğretmenlerin haklarını savunmaktan vazgeçmeyeceklerini belirtti.

Öğretmen Sabri Ergül: Öğrencilerimizi çok özledik

Basın açıklamasında söz alan Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Sabri Ergül de grevin 100. gününde öğretmenler adına konuştu. Ergül, öğretmenlerin 100 gündür “ağır ama onurlu bir yük” taşıdığını belirterek, mesleklerinin yalnızca ders anlatmak olmadığını söyledi.

Ergül, “Bizler, hayatını sınıflarda, bir çocuğun gözündeki ışığı büyütmek için harcamış öğretmenleriz. Mesleğimizin amacı sadece ders anlatmak değil; dürüstlüğü, adaleti ve insan onurunu yarınlara taşımaktır” dedi.

Öğrencilerine duydukları özlemi dile getiren Ergül, “Biz öğrencilerimizi çok özledik. Sınıflarımızdaki o hayat dolu enerjiyi, birlikte kurduğumuz hayalleri, paylaştığımız o eşsiz saatleri özledik” ifadelerini kullandı.

Ergül, öğretmenlerin öğrencilerine yalnızca ders konularını değil, “hayatta dik durmayı, emeğin kutsallığını ve kendi hakkını ararken başkasının hakkına da saygı duymayı” öğretmekle yükümlü olduğunu belirtti.

Ergül, “Eğer bugün bu ayrımcılığa, bu haksızlığa boyun eğseydik, yarın sınıfa girdiğimizde öğrencilerimizin yüzüne nasıl bakabilirdik?” diye konuştu.

‘Bu karar emeğiyle yaşayan her insanın zaferidir’

Sabri Ergül, grevdeki öğretmenlerin yerine başka öğretmenlerin görevlendirilmesi girişimine de tepki gösterdi. Bu yolla seslerinin kısılmaya çalışıldığını ifade eden Ergül, mahkeme kararlarının kendileri açısından moral verici olduğunu söyledi.

Ergül, “Yerimize başka meslektaşlarımızı getirerek sesimizi kısmaya çalıştılar. Ama bugün adaletin tecelli ettiğini görmenin mutluluğu içindeyiz. Türk yargısı, ‘Öğretmenin emeği ve grev hakkı kutsaldır’ diyerek yanımızda durdu. Bu karar, sadece bizim değil, emeğiyle yaşayan her insanın zaferidir” dedi.

‘Haklarımızı iyi niyete veya vaatlere emanet edemeyiz’

Ergül, 26 Mart’ta yapılan görüşmenin ardından öğretmenlerin masadan anlaşma sağlandığı düşüncesiyle kalktığını söyledi. Ancak ertesi gün kendilerine sunulan metnin hukuki karşılığı bulunmadığını belirtti.

Ergül, “Biz 26 Mart günü o masadan ‘anlaştık’ diyerek, birbirimizin elini sıkarak kalktık. Kalbimizde sınıflarımıza dönmenin heyecanı vardı. Fakat ertesi gün bize sunulan, hiçbir hukuki karşılığı olmayan o ‘niyet mektubu’, sadece emeğimize değil, ülkemizin hukuk sistemine de saygısızlıktır” ifadelerini kullandı.

Öğretmenlerin haklarını vaatlere bırakmayacağını vurgulayan Ergül, “Bizler, hayatını bilimin ışığında kuran insanlarız. Haklarımızı, birilerinin iyi niyetine veya vaatlerine emanet edemeyiz. Biz sadece, öğrencilerimize kavuşmak için masada verilen sözlerin altına atılacak o resmi imzayı, toplu iş sözleşmesini bekliyoruz” dedi.

‘Bu çadır 100 gündür bizim dersliğimiz oldu’

Sabri Ergül, 100 gündür süren grev çadırını da “derslik” olarak tanımladı. Ergül, bu süreçte sabrı, dayanışmayı ve bir arada durmanın gücünü öğrendiklerini söyledi.

İtalyan yetkililere seslenen Ergül, “Bizimle kurduğunuz o köprüyü hukuki bir zeminle sağlamlaştırın. Gelin, bu belirsizliğe son verelim ve bizler artık ait olduğumuz yere, öğrencilerimizin yanına, sınıflarımıza geri dönelim” dedi.

Ergül, öğretmenlerin imza atılana ve hak yerini bulana kadar direnişi sürdüreceğini belirterek, “Çünkü biz öğretmeniz; vazgeçmeyi değil, umudu ve hakkı savunmayı biliriz” ifadelerini kullandı.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.