Sayfa yolu
İspanya’da konut krizi büyüyor: Meclis kiracıları koruyan düzenlemeleri reddetti, sokaklar hâlâ ayakta
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 04.10.2026 , 15:28 Güncelleme Tarihi: 04.10.2026 , 16:42
İspanya’da konut krizi, hükümet ile muhalefet arasındaki parlamento hesaplaşmasının ötesine geçerek yeniden sokağın ana gündemlerinden biri haline geldi.
Başkent Madrid’de günlerdir sürdürülen konut kampının ardından 3 Ekim Cumartesi günü ülkenin yaklaşık 50 kentinde eylemler düzenlendi. Madrid’de hükümet yetkililerinin verdiği rakama göre yaklaşık 70 bin kişi yürürken, konut hakkı örgütleri katılımın çok daha yüksek olduğunu savundu. Eylemlerde kira artışlarına, tahliyelere ve konutun yatırım aracına dönüştürülmesine tepki gösterildi.
Gösterilerin hemen öncesinde ise hükümetin konut krizine ilişkin iki düzenlemesi İspanya Meclisi'nde reddedilmişti.
Desteklemek, güç vermek için tüm okurlarımızı soL Haber'e abone olmaya davet ediyoruz.
Kiracıları koruyan düzenlemeler Meclis’ten dönmüş oldu
Başbakan Pedro Sánchez hükümetinin 29 Eylül’de kabul ettiği iki kararname, artan kira bedelleri ve tahliyeler karşısında kiracıların korunmasını güçlendirmeyi amaçlıyordu.
İlk kararname 2 Ekim’de 172 kabul oyuna karşı 178 oyla reddedildi. Düzenlemeye Halk Partisi (PP), aşırı sağcı Vox, Katalan sağcı bağımsızlık yanlısı Junts ve UPN karşı çıktı. İkinci kararname ise 166 kabul oyuna karşı 184 oyla reddedildi.
İlk düzenleme, kırılgan durumdaki kiracıların alternatif konut sağlanmadan tahliye edilmesine karşı korumanın 2030 sonuna kadar uzatılmasını, mevcut kira sözleşmelerindeki artışların sınırlandırılmasını, sezonluk ve oda kiralamalarına yönelik düzenlemeleri ve spekülatif alımlara karşı bazı sınırlamaları içeriyordu. Ayrıca bazı kira sözleşmelerinin uzatılması ve uygun fiyatlı konut arzının artırılması için çeşitli mekanizmalar öngörülüyordu.
İkinci düzenleme ise kira sözleşmelerinin yenilenmesi konusunda kiracı lehine daha güçlü güvenceler getiriyordu. Ev sahibinin sözleşmeyi yenilememesi durumunda gerekçe gösterme ve belirli koşullarda kiracıya tazminat ödeme yükümlülüğü getirilmesi de düzenlemenin parçaları arasındaydı.
Böylece hükümetin birkaç gün önce açıkladığı ve konut krizine yönelik acil müdahale olarak sunduğu iki kararname de yürürlükten kalkmış oldu.

Öfke Meclis’in dışına taştı
Meclis’teki oylama, zaten haftalardır büyüyen konut öfkesini yatıştırmak bir yana, protestoların daha da büyümesine yol açtı.
3 Ekim’de Madrid’in yanı sıra Barcelona, Valencia, Sevilla, Bilbao ve onlarca başka kentte eylemler düzenlendi. Madrid’de göstericiler “genel grev” çağrısını öne çıkarırken, kiracı örgütleri işçi sendikalarıyla görüşerek böyle bir grevin örgütlenmesi için çalışma yürütüleceğini açıkladı.
Valencia’daki gösterilerde polis müdahalesi yaşandı; polis kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve plastik mermi kullandı. Madrid’de ise konut eylemlerini provoke etmeye çalışan aşırı sağcı bir grubun üyeleri gözaltına alındı.
Madrid’deki Puerta del Sol meydanında kurulan kamp da dağıtılmadı. Aksine kamp büyümeyi sürdürüyor.

Sol’da yüzlerce çadır, kendi kentini kuruyor
Başkentteki kampın büyüklüğü, konut krizinin yalnızca bir protesto başlığı olmaktan çıkıp örgütlü bir toplumsal harekete dönüştüğünü gösteriyor.
Puerta del Sol’daki kampta bugün 1300’den fazla çadır bulunuyor. Eylemciler kampı kendi içinde sokak ve meydanlara ayırarak düzenliyor; bu alanlara “Calle Maricarmen”, “Plaza de las Precarias” ve “26 de Septiembre” gibi isimler veriliyor. Kampın düzenlenmesi için aralarında mimar ve haritacıların da bulunduğu bir “şehircilik komisyonu” oluşturulmuş durumda.
Kampın adına verilen Maricarmen ise konut krizinin sembollerinden biri haline geldi.
87 yaşındaki Maricarmen’in evinden tahliye edilmesinin ardından başlayan öfke, kısa sürede yalnızca bu tahliyeye karşı bir protesto olmaktan çıktı. Kira bedelleri, tahliyeler, yatırım fonlarının konut piyasasındaki ağırlığı ve konutun temel bir hak yerine kâr alanı haline gelmesi tartışmanın merkezine yerleşti.

Konut artık gençlerin de ulaşamadığı bir hak
İspanya’da yaşanan krizin boyutu yalnızca son haftalardaki eylemlerle ölçülmüyor.
İspanya Gençlik Konseyi'nin verilerine göre 2025 yılında gençlerin yalnızca yüzde 14,5'i ailesinin evinden ayrılabildi. Tek başına bir ev kiralamak isteyen genç bir kişinin ortalama kira için gelirinin yaklaşık yüzde 98,7'sini ayırması gerekiyor. Ortalama kira bedeli yaklaşık 1176 avroya ulaşmış durumda.
Kira maliyetlerindeki artış, konut krizini özellikle gençler açısından barınma sorunundan daha geniş bir ekonomik bağımlılık problemine dönüştürüyor.
Bir yanda konut fiyatları ve kiralar yükselirken, diğer yanda konut piyasasında yatırım amacıyla hareket eden sermayenin ağırlığı tartışılıyor. Hükümetin Meclis’e sunduğu düzenlemelerde “akbaba fonları” olarak nitelenen spekülatif yatırımcıların konut alımlarına yönelik sınırlamalar bulunması da bu tartışmanın bir parçasıydı.
Sokaktaki hareket büyüyor
İspanya’da şimdi gözler hükümetin bundan sonra atacağı adıma çevrilmiş durumda. Ancak konut hareketi açısından ortaya çıkan tablo daha farklı bir noktaya işaret ediyor.
Hükümetin düzenlemelerinin Meclis’ten geçmemesi, kiracı örgütlerinin taleplerini geri çekmesine değil, sokağa daha fazla yüklenmesine yol açtı. Madrid’deki kamp sürüyor, eylemler ülke geneline yayılıyor ve genel grev tartışması artık açık biçimde gündeme getiriliyor.
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.