Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

İSKİ ve İGDAŞ işçileri hâlâ kadro ve iş yükü sorunu yaşıyor: ‘Her şey çok güzel oldu mu?’

İSKİ ve İGDAŞ’ta kadroya alınmak yerine İBB'nin kurduğu İSPER AŞ kapsamında çalıştırılan sayaç okuma personeli halen kadrosuz ve güvencesizliğe mahkum, aşırı iş yükü ve düşük ücretlere tepkili.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 25.09.2024 , 13:26 Güncelleme Tarihi: 25.09.2024 , 13:48

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) ve İstanbul Gaz ve Doğalgaz Dağıtım A.Ş.'de (İGDAŞ) taşeron olarak çalışan işçiler, Aralık 2017'de çıkarılan KHK kapsamında çalıştıkları kurum tarafından işe alınmak yerine adeta İBB bünyesinde kurulan bir taşeron olan İSPER AŞ'de işe alınmıştı.

İSKİ ve İGDAŞ kadrosuna alınmayan işçiler 2 Kasım 2021 tarihinden itibaren, görevi belediyeye personel sağlamak olan ve 2020'de İBB'ye bağlı özel istihdam bürosu olarak kurulan İSPER AŞ'ye bağlı olarak Ortak Sayaç Okuma projesine göre çalıştırılmaya başlanmıştı.

696 no’lu KHK'ye göre sayaç okuma işçilerinin İSKİ’de ya da İGDAŞ'ta kadrolu işçi olarak çalışmaları gerekiyordu. Ortak Sayaç Okuma projesi adı altında iş bölümünü ortadan kaldıran İSPER AŞ çalışan sayaç okuma personelinin hem su, hem de doğalgaz faturaları için sayaç okuması kuralını getirirken, işçilerin çalışma bölgeleri de genişletildi, sabit bölgelerde çalışan işçiler her gün farklı bir yere gönderilmeye başlandı.

Şirket, işçilere bunun karşılığında hiçbir ücret iyileştirmesi yapmadığı gibi mobbing ve performans baskısıyla memnun olmayan işçileri yıldırdı. İşçiler artık gidecekleri bölgeyi gece yarısı öğrendiklerini, bu durumun sosyal hayatlarını planlamayı da imkansız hale getirdiğini belirtiyorlar. 

İşçiler kronik rahatsızlıklar yaşamaya başladı

İş yükünün artması ve ihale süreçlerinin teminini zorlaştırdığı iş ekipmanlarındaki eksiklikler nedeniyle işçilerde kronik rahatsızlıklar görünmeye başladı. Bel ağrısından, menisküsten, omurilik rahatsızlıklarından şikayeti artan işçi sayısı gün geçtikçe artmakta.

Ücret iyileştirmesi almayan işçiler ailelerini geçindirmek için de ek işler yapmak zorunda kaldıklarını belirtiliyorlar.

‘İBB’de her şey çok güzel oldu mu?’

İBB işçilerinin yaşadığı sorunları bir İSKİ emekçisi anlattı.
 
“İmamoğlu İBB’sinde çalışan emekçiler için her şey çok güzel oldu mu?” sorusuyla sözlerine başlayan işçi, İBB’de taşeron firmalarda çalışan işçilerin 2018 yılı öncesinde asgari ücretin yüzde 50 fazlası karşılığında çalışıp kıt kanaat geçimini sağladığına işaret etti. 

Mevcut hükümetin tüm taşerona kadro vaat ettiğini anımsatan işçi, “Emekçiler davullu zurnalı kutlama yaptılar. Lakin bu kadro meselesi belediyelerde il özel idarelerinde ve çeşitli kurumlarda yaşanmadı. Belediyelerde yeni kurulan, hiçbir kazanım elde edilmemiş, bir tane bile toplu iş sözleşmesi geçirmemiş şirketlere insanlar aktarıldı. Zaten ağır iş yükü altında düşük ücretlerde çalışan işçiler aynı şekilde çalışmaya devam ettirildi” dedi.

İBB’de yönetim değişmesine karşın sömürü sisteminin devam ettiğini vurgulayan işçi şunları kaydetti: 

“Yönetimin değişmesine sevinen, bir umut her şeyin çok güzel olacağına inanan işçilere bir tokat da İmamoğlu ve şirketlerin başına geçen sermaye grubundan geldi. Belediyenin şirketlerinde kar marjı güdülmeye başlandı. Az işçi ile çok iş yaptırılmaya, çeşitli birimlerde çalışan,  özellikle sahada çalışan İSKİ ve İGDAŞ sayaç okuma personelleri bir bir ağır iş yükünden dolayı meslek hastalığına yakalandı. Düşük ücretler yüzünden ek iş yapıp ailelerine vakit ayıramaz oldular. 

Şimdi soruyorum. İBB’de her şey çok güzel oldu mu?”

Düşük ücretler, iş güvencesi endişesi, fazla mesai yükü...

Dudullu İşçi Evi'nin yaptığı açıklamaya göre İBB işçilerinin yaşadığı sorunlar, genel olarak Türkiye’deki belediye işçileri ve kamu çalışanlarının yaşadığı sorunlarla paralellik gösteriyor. Özellikle son yıllarda ekonomik dalgalanmalar, sosyal haklardaki kısıtlamalar ve iş güvencesiyle ilgili endişeler, bu sorunların öne çıkan başlıkları.

İşçiler, maaşlarının enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını sıkça dile getiriyorlar. Özellikle İstanbul gibi büyük bir şehirde yaşam maliyetinin yüksek olması, düşük ücret alan işçilerin geçim sıkıntısı yaşamasına neden oluyor.

İSKİ işçileri, maaşlarının enflasyon karşısında eridiğini ve hayat pahalılığına karşı yetersiz kaldığını belirtiyor.

İBB işçileri zaman zaman sendikal haklarla ilgili sorunlar yaşıyor. Toplu iş sözleşmelerinin zamanında yapılmaması, taleplerin karşılanmaması ya da uzun süren müzakereler sonucunda işçiler için olumlu bir sonuç çıkmamakta.

İşçilerin bir kısmı, özellikle sözleşmeli çalışanlar, iş güvencesi konusunda endişeler yaşıyor. Sürekli olarak sözleşmelerinin yenilenip yenilenmeyeceği belirsizliği, çalışanların geleceğe dair kaygılarını artırıyor.

Özellikle bazı dönemlerde işçilerin fazla mesai yapmaya zorlandıklarını ya da iş yüklerinin fazla olduğu belirtiliyor. Bu durum, çalışanların iş-yaşam dengelerini olumsuz etkiliyor.

İşçiler, çalışma ortamlarının yeterince güvenli ya da sağlıklı olmadığını ifade ediyor. Özellikle temizlik, altyapı ve bakım gibi sahada çalışan işçilerin zorlu hava koşulları ve yetersiz ekipmanla çalışmaları büyük bir sorun olarak öne çıkıyor. Özellikle saha çalışanları, zorlu fiziksel şartlarda çalışırken, kanalizasyon ve su hatlarıyla ilgili işlerde çalışan işçiler, sağlık açısından riskli koşullarda çalıştıklarını belirtiyorlar.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.