Sayfa yolu
İşçiler açlık sınırında kalan ücretlere tepkili: 'CHP’li belediyeler ve Genel-İş tarafından sefalete itildik'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Uğur Kandemir
Yayın Tarihi: 07.07.2023 , 09:55 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Ankara Çankaya Belediyesi işçileri açlık sınırında kalan ücretlere oldukça tepkili. Emekçiler yaşadıkları sorunlara karşı soL’a değerlendirmelerde bulunurken, mücadelenin önemine dikkat çekti.
DİSK Genel-İş’in “Belediye İşçileri Geçinemiyor“ başlıklı basın açıklamasını ele alan işçiler “Enflasyon artmaya başladığından beri biz zaten geçinemiyoruz. Bugüne kadar sendikamızdan tam olarak bir destek almadık. Eylemlerimizde de ‘Neden bunlar eylem yapıyor’ diye suçlandık” ifadelerini kullanıldı.
'Bizim toplu sözleşmemiz sendikanın çıkarına yenik düşüyor'
İşçiler sendikanın tutumuna kimi zaman parti pazarlıklarının eşlik ettiğini, bunun emekçiler için hak kaybına neden olduğuna işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
“Maalesef Türkiye’de AKP sisteminin yaratmış olduğu bir yozlaşma var. Bu sadece AKP'nin içinde yok. Bu DİSK’in içerisinde de var. Genel-İş de belediyelerin arka bahçesi niteliğinde çalışmaya başladı. Kendilerine CHP, HDP gibi muhalif partilerin içerisinde yer bulmaya çalışıyorlar. Bu artık çirkin pazarlıklar haline döndü. Belediyeye işçi alınacağı zaman sendika başkanına kadro hakkı tanınıyor, bizler ise 1100 TL gibi rakamlara mahkum bırakılıyoruz ya da başka bir yerde başka bir iddiası oluyor, bizim toplu sözleşmemiz onun kendi çıkarına yenik düşüyor.”
'CHP'li belediyeler AKP’li belediyelerin bile gerisine düşmüş durumda'
“Bir tarafta CHP’li bir belediyede, sosyal demokrat bir belediyede çalışıyoruz, diğer tarafta sol bir mirasın taşıyıcısı olan bir sendikaya üyeyiz” diyen işçiler, bu iki ekip tarafından sefalete itildiklerine işaret ediyor:
“Bizleri en çok şaşırtan şeyler; sosyal demokrat belediyenin işçileriyiz. Bazılarımız kadrolu, bazılarımız Belde A.Ş, İmar A.Ş ve Çanpaş gibi şirketlerde görev yapan, ortalama 4 binin üzerinde işçiyiz. Bir tarafında Devrimci İşçi Sendikalıların tarihsel geleneğinin misyonunu taşıdığını iddia eden bir sendikanın üyeleriyiz. Diğer taraftan patron olarak sosyal demokrat belediyenin işçileriyiz. Her iki tarafın yaptığı toplu iş sözleşmeleri grevsiz, eylemsiz ve şeffaf olmayan süreçler yaşandığı için bizler bir nevi kendisini solda gören sendika ve işveren tarafından mağdur edilen ve sefalete itilen işçiler durumundayız. Şu anda CHP'li belediyeler AKP’li belediyelerin bile gerisine düşmüş durumda. Garip bir çelişki yaşıyoruz.”
İşçiler, “2019’dan bugüne asgari ücrete yapılan zam oranı yüzde 464 artış gösterirken belediye işçilerine yüzde 253 oranında bir artış gerçekleşti” diye konuştu.
'Mor bayrağı asıyorlar ama kadın işçiler için tuvalet dahi yok'
Bir kadın belediye işçisiyse "mor belediye" söylemine rağmen kadın işçilerin neler yaşadığını aktardı:
“Belediyede işçiler olarak insani hak kaybımız var. Kadın olarak daha büyük, bunun adı ahlaki hak kaybı. Bunları sendikamıza ifade de ettik. Bizim, parklarda çalışan kadınların üstlerine kan bulaştığında birçok yerde üstlerini değiştirebilecekleri alan yok. Ve Çankaya Belediyesi, ‘Ben mor bayrak ile kadınların hakkını savunan bir belediyeyim’ diyor. Bir belediyenin mor bayraklı olması denildiğinde şunlar beklenir; Eşinden ayrılan ya da ihtiyaç sahibi bir kadının lojman hakkının olması gerekir. Parklarda, açık alanlarda nerelerde çalıştırıyorsanız erkeklerden daha fazla gözetim sağlanması gerekir. Ayrı bir giyinme kabinin olması, eşyalarını ayrı koyabileceği bir yer.. Her şeyden önce tuvalet ihtiyacını karşılayabileceği yer olması gerekir. Bizim, parkların birçoğunda ve kadınların da çalıştığı parklarda tuvalet yok.”
'Göstermelik değil, gerçek bir eylem istiyoruz'
İşçiler gerçek bir eylem süreci örgütlenmesini istediklerini, göstermelik işlerden uzak durulması gerektiğini belirtiyor:
“Bizler Çankaya Belediyesi işçileri olarak şunu söyleyebiliriz; 2 saatlik iş bırakmanın, şantiyelerde gerçekleşmeyen bir iş bırakmanın, katı atıklarda gerçekleşmeyen bir iş bırakmanın hiçbir anlamı yok. Bizim şu anda işçiler olarak beklediğimiz iş bırakma, bütün birimlerimiz, özellikle atölye birimlerimizde kepenk kapatma… Çünkü bizlerin, sizlerin bir işverene veya iktidara ya da karşınızdaki tarafa bir argüman yaratmak istiyorsanız iş gücünü kesmeniz gerekiyor. Çankaya’da 2 saat kapının önüne gitmek bir eylem değildir. Bizler hem şubemiz hem genel sekreterlik üzerinde baskımızı arttırmaya çalışacağız. ‘Bu bir iş bırakma değildir’ sözünü her yerde söyleyeceğiz. Haklarımızı alana kadar dövizlerimizle, pankartlarımızla baskılara devam edeceğiz.”
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
