Sayfa yolu
İran'dan ABD'ye İsrail resti: Lübnan'a saldırılar durmadan görüşme yok
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 01.06.2026 , 15:54 Güncelleme Tarihi: 02.06.2026 , 10:55
Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.
ABD ile İran arasında ateşkesi uzatacak ve savaşı sona erdirmeye dönük bir mutabakat arayışı sürerken, sahadaki gelişmeler bölgedeki ABD-İsrail saldırganlığının azalmadığını gösteriyor.
-Güncelleme-
Netanyahu'dan 'Lübnan'ın güneyine saldırılara devam' mesajı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın "saldırılar duracak" iddiasına karşın, Lübnan'ın güneyinde saldırılara devam edeceklerini belirtti.
Netanyahu X hesabından yaptığı açıklamada Trump ile görüştüklerini belirterek, ABD Başkanı'na, "Hizbullah'ın İsrail'e saldırılara devam etmesi durumunda" Beyrut'a saldırı düzenleyeceklerini söylediğini aktardı.
Bu tutumlarının değişmediğini belirten Netanyahu "Aynı zamanda, İsrail ordusu güney Lübnan'da planlandığı şekilde faaliyetlerine devam edecek" diyerek Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılara devam edeceklerini ifade etti.
İsrail basını: Beyrut saldırısı ABD'nin müdahalesiyle son anda ertelendi
İsrail basını, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine yönelik İsrail saldırısının, ABD'nin müdahalesiyle son anda ertelendiğini iddia etti.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde, son saatlerde, İsrail ile Lübnan arasındaki müzakerelerin çökmesini önlemek için Tel Aviv ve Washington arasında bir dizi görüşme gerçekleştirildiği bildirildi.
İsrail'in sabah saatlerinden itibaren Dahiye bölgesine saldırı düzenlemek için hazırlık yaptığı belirtilen haberde, ABD'nin müdahalesiyle saldırıların ertelendiği aktarıldı.
Haberde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinde bu konunun ele alındığı, İsrail'in saldırı planlarına rağmen ABD'nin "İran'dan gelen tehditler" nedeniyle Beyrut'a saldırıya izin verip vermeyeceğinin belirsizliğini koruduğu kaydedildi.
ABD'nin İsrail-Lübnan görüşmelerini ilerletmek için bir öneri sunduğu kaydedilen haberde, öneriye göre, Hizbullah'ın İsrail'e yönelik tüm "saldırıları" durdurmakla yükümlü olacağı, İsrail'in de Beyrut'a saldırmaktan kaçınacağı ileri sürüldü.
İran'ın resti sonrası Trump'tan İsrail ve Hizbullah'la görüşme: 'Birbirlerine saldırmayacaklar' dedi
İran'ın görüşmeleri askıya alma kararının ardından ABD Başkanı Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Hizbullah temsilcileriyle görüşme yaptığını açıkladı.
Trump İsrail ve Hizbullah ile görüştüklerini, tarafların "birbirlerine saldırmama" konusunda "mutabık kaldıklarını" paylaştı.
ABD Başkanı Trump daha sonra yaptığı açıklamada İran ile ABD arasındaki görüşmelerin "hızlı bir tempoda" devam ettiğini iddia etti.
İran basınının ABD ile mesajlaşmaların İsrail Lübnan'daki saldırıları durduruncaya dek askıya alındığını duyurması sonrası Trump NBC News'a yaptığı açıklamada konudan haberdar edilmediklerini ileri sürmüş ve "Doğrusunu söylemek gerekirse, çok fazla konuşuyoruz. Bence sessiz kalmak çok iyi olur" demişti.
Trump daha sonra Truth Social sosyal medya platformundan bir açıklama yaparak Netanyahu ile "çok verimli bir görüşme" yaptıklarını belirtti.
"Beyrut'a hiçbir asker gitmeyecek ve yolda olan tüm askerler zaten geri çevrildi" ifadesini kullanan Trump ayrıca, "üst düzey temsilciler aracılığıyla" Hizbullah liderliğiyle görüştüğünü söyledi. Trump "İsrail'in onlara saldırmayacağı ve onların da İsrail'e saldırmayacağı konusunda anlaştıklarını" duyurdu.
Trump ile görüşmesinden önce Netanyahu, İsrail ordusuna Hizbullah'ın kalesi olan Beyrut'un Dahiye bölgesine saldırı emri vermişti. İsrail Lübnan genelindeki işgalini ve saldırılarını genişletmişti.
İran devlet televizyonu: İsrail'in saldırıları durmazsa ateşkes büyük olasılıkla sona erer
Tesnim haber ajansının İran'ın ABD ile mesaj alışverişini durdurduğunu duyurmasının ardından İran devlet televizyonu İsrail'in Lübnan'daki saldırılarının devam etmesi halinde ABD ile İran arasında Nisan ayında varılan ateşkesin büyük olasılıkla sona ereceğini bildirdi.
Tesnim: İran ABD ile mesaj alışverişini durdurdu
İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’na göre, İran, ABD ile mesaj alışverişini durdurdu.
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının devam etmesi nedeniyle İran'ın arabulucular üzerinden ABD ile gerçekleştirdiği mesaj alışverişini durdurduğu, görüşmelerin tekrar başlaması için İsrail’in Lübnan’a saldırıları durdurmasını ve işgal ettiği bölgelerden çekilmesini şart koştuğu ifade edildi.
İran’ın ayrıca Hürmüz Boğazı’nı tamamen kapatmayı ve Babülmendep Boğazı da dahil olmak üzere diğer cephelerin aktif hale getirilmesini gündeme aldığı belirtildi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’la “çok iyi bir anlaşmaya” yakın olduğunu savunurken, Tahran cephesi görüşmelerde henüz kesinleşmiş bir sonuç olmadığını açıkladı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi, ABD ile mesaj alışverişinin sürdüğünü ancak nihai anlaşma sağlanmadan hiçbir şeyin kesin olmadığını belirtti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise nükleer dosyanın ayrıntılarına ilişkin şu aşamada herhangi bir müzakere yürütülmediğini, önceliklerinin savaşın sona erdirilmesi olduğunu söyledi.
Trump: Anlaşmanın merkezinde nükleer başlık var
Trump, CNN’in taslak anlaşmada İran’ın nükleer programına yer verilmediği yönündeki haberine Truth Social üzerinden tepki gösterdi. Anlaşmanın İran’ın nükleer silah sahibi olmamasını açık biçimde içerdiğini savunan Trump, metnin büyük bölümünün nükleer başlıklara ayrıldığını ileri sürdü.
ABD basınına yansıyan bilgilere göre taslak mutabakat, İran ile ABD arasındaki ateşkesin 60 gün daha uzatılmasını ve bu süre içinde kalıcı bir anlaşma için müzakerelerin başlamasını öngörüyor. Mutabakat taslağında Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin kısıtlanmaması, İran’ın mayınları kaldırması, ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kademeli olarak kaldırması ve İran’a bazı yaptırım muafiyetleri tanınması gibi başlıklar yer alıyor.
Taslakta ayrıca İran’ın nükleer silah aramayacağına dair taahhüt, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının geleceği, insani yardım mekanizması, yaptırım hafifletme ve yurt dışındaki İran varlıklarının serbest bırakılması gibi konuların da bulunduğu belirtiliyor.
Ateşkes sürerken karşılıklı saldırılar
Sahada ise ateşkes fiilen sık sık test ediliyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, hafta sonu İran’ın Goruk kentindeki ve Keşm Adası’ndaki radar ve insansız hava aracı sahalarına “meşru müdafaa saldırıları” düzenlediğini açıkladı. CENTCOM, saldırıların İran’ın “agresif eylemlerine” yanıt olarak gerçekleştirildiğini, İran hava savunmalarının, bir yer kontrol istasyonunun ve iki saldırı İHA’sının hedef alındığını duyurdu.
İran Devrim Muhafızları ise ABD’nin Hürmüzgan eyaletindeki Sirik Adası’nda bulunan bir telekomünikasyon kulesine saldırdığını, buna karşılık saldırının çıktığı hava üssünün hedef alındığını açıkladı. İran tarafı üssün yerini belirtmedi.
Bekayi, bölgedeki üslerin ve askeri varlıkların İran’a yönelik saldırılarda kullanılması halinde Tahran’ın bunları hedef alma hakkına sahip olduğunu savundu. İranlı sözcü, bu saldırıların “meşru müdafaa” kapsamında olduğunu söyledi.
Kuveyt'ten İran misillemesine tepki
İran'ın misillemelerinin ardından Kuveyt ordusu, hava savunma sistemlerinin “düşman füze ve İHA saldırılarına” karşı devreye girdiğini açıkladı. Patlama seslerinin hava savunma sistemlerinin müdahalelerinden kaynaklandığı bildirildi.
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı ise İran’ın saldırılarını “iğrenç ve tekrarlanan saldırılar” ifadeleriyle kınadı. Bakanlık, saldırıların Kuveyt’in güvenliği ve istikrarına doğrudan saldırı, uluslararası hukukun ve BM Şartı’nın açık ihlali olduğunu ileri sürdü. Kuveyt, topraklarını savunmak için gerekli tüm önlemleri alma hakkına sahip olduğunu savundu.
Suudi Arabistan ve Körfez İşbirliği Konseyi de Kuveyt’e destek açıklamaları yaptı. Riyad, İran’ın “tekrarlanan ve kötü niyetli” ifadeleriyle saldırıları kınarken, Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi saldırıları “tehlikeli ve sorumsuz bir tırmanış” diye tanımladı.
Hürmüz Boğazı’nda egemenlik gerilimi
Gerilimin merkezlerinden biri de Hürmüz Boğazı. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, boğaz üzerinde egemenlik kullanma hakkının yalnızca İran ve Umman’a ait olduğunu söyledi. İran’ın bölgede trafik ve seyrüseferi kontrol etmek için yeni bir süreç başlattığını belirten Garibabadi, düzenlemelerin Umman’la koordinasyon içinde yürütüldüğünü ifade etti.
İran Devrim Muhafızları Donanması ise son 24 saatte 4’ü petrol tankeri olmak üzere 15 geminin Hürmüz Boğazı’ndan kendi izni ve koordinasyonu ile geçtiğini duyurdu. Açıklamada, “düşman güçlerle” işbirliği yapan gemilerin “yakın güvenlik tehdidi” olarak görüleceği ve buna göre müdahale edileceği belirtildi.
Lübnan şartı masada
İran, ABD ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın Lübnan’daki ateşkesi de kapsaması gerektiğini vurguluyor. Bekayi, İsrail’in nisan ortasındaki ateşkese rağmen Lübnan’daki saldırılarını ve işgalini genişlettiğini belirterek, “Lübnan’da ateşkes, savaşı sona erdirmeye dönük herhangi bir anlaşmanın temel şartıdır” dedi.
Irakçi de ABD ile İran arasındaki ateşkesin “tüm cephelerde, Lübnan dahil” geçerli olduğunu söyledi. İranlı bakan, bir cephedeki ihlalin bütün ateşkesin ihlali anlamına geleceğini belirterek, sonuçlardan ABD ve İsrail’i sorumlu tuttu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise ordusuna Lübnan’ın daha derinlerine ilerleme talimatı verdi. İsrail güçlerinin 25 yılı aşkın süredir Lübnan içindeki en derin kara harekâtını gerçekleştirdiği bildirilirken, Fransa artan uluslararası tepki üzerine BM Güvenlik Konseyi’ni acil toplantıya çağırdı.
Macron’dan Trump’a destek
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Trump’la yaptığı telefon görüşmesinde ABD ile İran arasında hızlı bir anlaşmaya varılması için yürütülen çabaları desteklediklerini söyledi. Macron, Fransa’nın İngiltere ve ortaklarıyla oluşturduğu uluslararası misyonun, anlaşma sağlanması halinde Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin güvenliğini sağlamaya hazır olduğunu belirtti.
Macron ayrıca Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması gerektiğini vurgulayarak, "güçlü bir ateşkesin önemine" değindi
İranlı Kürt partiler Erbil’de hedef alındıklarını açıkladı
Gerilim Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi topraklarına da yansıdı. İranlı Kürt partisi Komala’nın üst düzey yöneticilerinden Emced Hüseyin Penahi, İran’ın Erbil vilayetindeki Alana Vadisi’nde bulunan parti karargâhına iki füze fırlattığını açıkladı.
Penahi, saldırıyla birlikte İran’ın grubun mevzilerine fırlattığı füze ve İHA sayısının 81’i aştığını söyledi. Erbil merkezli bir diğer İranlı Kürt partisi Kürdistan Özgürlük Partisi de aynı gün üslerinden birinin İran füzesiyle vurulduğunu duyurdu. İran’dan saldırılara ilişkin resmi açıklama yapılmadı.
Güvensizlik derinleşiyor
ABD ile İran arasında diplomasi kanalı açık görünse de taraflar arasındaki güvensizlik hızla büyüyor. İran Meclis Başkanı ve başmüzakereci Muhammed Bakır Galibaf, ABD’nin ateşkese uymadığını, İran limanlarına yönelik deniz ablukasının sürdüğünü ve İsrail’in Lübnan’daki saldırılarının Washington’ın yükümlülüklerini yerine getirmediğini gösterdiğini savundu.
Trump ise İran’ın anlaşma yapmak istediğini iddia ederek, varılacak anlaşmanın ABD ve müttefikleri için “iyi” olacağını söyledi. Ancak Kuveyt’e yönelik saldırılar, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği gerilimi, ABD’nin İran sahalarına saldırıları ve İsrail’in Lübnan’daki işgalini genişletmesi, kâğıt üzerindeki ateşkesin sahada her geçen gün daha kırılgan hale geldiğini gösteriyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.