Breadcrumb
İran ve ABD’nin savaşa yaklaşımı: Su tesislerine saldırılar ne anlatıyor?
Yayın Tarihi: 08.03.2026 , 16:22 Güncelleme Tarihi: 14.03.2026 , 09:00
ABD’nin İran’ın güneyindeki Keşm Adası’nda bulunan bir deniz suyu arıtma tesisini vurmasıyla başlayan kriz, bölgede tarafların savaşa yaklaşımlarına dair ipuçları da barındırıyor.
İran ordusu saldırının Bahreyn’de konuşlu ABD sistemlerinden gerçekleştirildiğini açıkladı ve buna karşılık Bahreyn’deki bir su arıtma tesisini hedef aldı.
Bahreyn İçişleri Bakanlığı, İran’a ait bir insansız hava aracının ülkedeki bir desalinasyon tesisine zarar verdiğini ve üç kişinin yaralandığını duyurdu. Yetkililer, saldırının içme suyu üretiminde aksamalara yol açtığını bildirdi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi ise ABD’nin Keşm Adası’ndaki tesise saldırısını “açık bir suç” olarak nitelendirdi. Irakçi’ye göre saldırı sonucunda 30 köyün su tedariki kesintiye uğradı. İran yönetimi, ABD’nin bu saldırıyla sivil altyapıyı hedef alma konusunda tehlikeli bir emsal yarattığını savunuyor.
Tahran’a göre Bahreyn’deki tesise yönelik saldırı da bu nedenle karşılık niteliğinde.
Trump’tan alakasız yanıt: 'İranlılar en kötü insanlar'
ABD Başkanı Donald Trump, Keşm’deki su tesisinin vurulduğu yönündeki iddialar sorulduğunda tuhaf bir yanıt verdi.
Trump, İranlıları “dünyadaki en kötü insanlar arasında” diye nitelendirerek “bebeklerin başını kestiklerini” iddia etti ve su tesisine yönelik saldırıya ilişkin soruya doğrudan yanıt vermedi. Açıklama sırasında ABD’nin Orta Doğu temsilcisi Steve Witkoff ile Savunma Bakanı Pete Hegseth’in de Trump’ın sözlerini onaylar biçimde baş salladığı görüldü.
Trump yönetiminin son dönemde kullandığı söylem, ABD saldırılarının uluslararası hukuk çerçevesinde değil “kurallara bağlı olmadan” yürütülmeye devam edeceğini açık biçimde ortaya koyuyor.
Bu yaklaşımın sahadaki karşılığı ise sivil altyapının hedef alınması oldu.
ABD’nin stratejisi: Halkı hedef almak
Keşm’deki saldırı, ABD’nin son yıllarda giderek daha açık biçimde uyguladığı bir stratejinin parçası olarak değerlendiriliyor: Doğrudan bir ülke halkının yaşam koşullarını hedef almak.
Deniz suyu arıtma tesisleri askeri tesisler değil, doğrudan sivil nüfusun içme suyu ihtiyacını karşılayan altyapılar. Bu tesislerin vurulması askeri dengeleri değiştirmekten çok, sivil yaşamı felce uğratmayı hedefliyor.
ABD’nin bu tür saldırıları yeni değil. Küba’ya onlarca yıldır uygulanan abluka da benzer bir mantıkla yürütülüyor. Washington yönetimi, yaptırımlar ve ekonomik baskı yoluyla Küba halkının temel ihtiyaçlara erişimini zorlaştırarak doğrudan toplumsal yaşamı hedef alıyor.
İran’daki su tesisine yönelik saldırı da aynı çizginin askeri bir uzantısı. Çünkü bu tesislerden gelen su, özellikle İran’ın güneyinde yaşayan milyonlarca insan için doğrudan bir yaşam meselesi.
Bu nedenle Keşm’deki tesisin vurulması, askeri bir hedefe saldırıdan çok sivil halkın yaşam kaynaklarını hedef alan bir operasyon oldu.
Körfez’in 'yumuşak karnı'
Buna karşılık, İran'ın Körfez ülkelerindeki su arıtma tesislerini vurması, askeri açıdan Körfez’in en kırılgan noktalarından birine dokunulduğu anlamına geliyor.
Körfez ülkeleri dünyanın en su fakiri bölgelerinden birinde yer alıyor. Bölgedeki şehirlerin büyük bölümü içme suyunu doğal kaynaklardan değil, deniz suyunun arıtılması yoluyla elde ediyor.
Kuveyt, içme suyunun neredeyse tamamını bu tesislerden sağlıyor. Katar’da oran yüzde 99’a ulaşıyor. Bahreyn’de de içme suyunun yaklaşık yüzde 80 ila 90’ı deniz suyunun arıtılmasıyla elde ediliyor. Umman’da ise bu oran yüzde 86 civarında. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’da ise özellikle büyük şehirlerde su ihtiyacının büyük bölümü yine bu tesislerden karşılanıyor.
Bugün Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri dünyadaki toplam desalinasyon kapasitesinin yaklaşık yüzde 60’ına sahip. Bölgedeki 400’den fazla tesis dünya genelinde üretilen arıtılmış suyun yaklaşık yüzde 40’ını sağlıyor.
Bu yazı bu ay soL'da okuduğunuz 10'inci yazı. Düzenli okurlar bizi çok mutlu ediyor. soL’a katkıda bulunmak istemez misiniz?
Başka bir ifadeyle bu tesisler bir altyapı olmaktan öte, Körfez ülkeleri için doğrudan bir hayatta kalma meselesi.
Su ve elektrik aynı sistemin parçası
Körfez’deki arıtma tesislerinin bir başka özelliği ise çoğunun elektrik santralleriyle entegre çalışması.
Elektrik üretimi sırasında ortaya çıkan buhar ve ısı, deniz suyunun arıtılması için kullanılıyor. Bu nedenle elektrik santralleri ile arıtma tesisleri çoğu zaman aynı kompleks içinde yer alıyor.
Bu model enerji verimliliğini artırsa da askeri açıdan ciddi bir zafiyet yaratıyor. Çünkü böyle bir kompleksin hedef alınması aynı anda iki kritik kaynağı birden kesebiliyor.
Bir arıtma tesisinin devre dışı kalması yalnızca su üretimini durdurmakla kalmıyor. Elektrik üretimi de ciddi biçimde etkilenebiliyor.
İran’ın Körfez ülkelerine mesajı: 'ABD'ye kapı açmanın maliyetini gör'
İran’ın Bahreyn’deki tesisi hedef alması yalnızca askeri bir karşılık değil, aynı zamanda siyasi bir mesaj olarak yorumlanıyor.
Tahran uzun süredir ABD’nin bölgedeki askeri operasyonlarını Körfez monarşilerinin topraklarından yürütmesine tepki gösteriyor. İran yönetimi bu ülkelerin fiilen savaşın parçası haline geldiğini savunuyor.
Buna rağmen İran bugüne kadar Körfez ülkelerindeki su arıtma tesislerini hedef almaktan özellikle kaçınmıştı. Çünkü bu tür tesislerin devre dışı kalması doğrudan sivil halkın yaşamını tehdit eden sonuçlar doğuruyor.
Keşm’deki saldırının ardından atılan adım ise İran’ın yaklaşımını net biçimde ortaya koydu: İran yönetimi, kendi altyapısı hedef alındığında ABD unsurlarının bulunduğu ülkelerdeki aynı tür hedeflere karşılık vereceğini göstererek bölgedeki hükümetlere ağır bir uyarı gönderdi.
Tehlikeli bir eşik
Ortadoğu’da savaş uzun süredir enerji altyapısı üzerinden yürütülüyor. Petrol rafinerileri, boru hatları ve limanlar sık sık hedef alınan tesisler arasında yer alıyor.
Ancak su arıtma tesislerinin hedef haline gelmesi farklı bir eşik anlamına geliyor.
Çünkü bu tesisler doğrudan sivil yaşamın devamı için gerekli. Uluslararası hukukta sivillerin hayatta kalması için gerekli altyapının hedef alınması savaş suçu kapsamında değerlendiriliyor.
Keşm saldırısı, Ortadoğu’daki ABD saldırganlığının artık yalnızca askeri ve enerji hedeflerini değil, doğrudan toplumların yaşam kaynaklarını da hedef alan bir aşamaya girdiğini gösteriyor. İran misillemelerinin de Körfez için kritik mesajlar barındırdığı açık.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.