Sayfa yolu
İmbat Madencilik’te göz göre göre gelen ölümleri işçiler anlattı: 'Tedbir alınsaydı olmayacaktı, bu bir cinayet!'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Fotoğraf: Anadolu Ajansı
Yayın Tarihi: 02.10.2026 , 16:29
Manisa'nın Soma ilçesinde İmbat Madencilik tarafından işletilen linyit ocağının hazırlık aşamasındaki Doğu-5 ayağında meydana gelen göçükte, beş maden işçisi hayatını kaybetti, iki işçi ise sağ kurtarıldı.
Madenlerdeki göçükler, kayıplar ülkenin normali gibi yaklaşılıyor ancak sebep hep aynı: patronların açgözlülüğü.
İmbat Madencilik'teki göçük sırasında madende olan bir işçinin anlattıkları da "kaza"nın göz göre göre geldiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
soL'a konuşan madenci, gerekli önlemlerin alınması halinde göçüğün engellenebileceğini belirtti:
Doğu-5 panosunda ayak hazırlığında 7 metre uzunluğu 3 metre yüksekliği olan alanda çalışma esnasında hızlandırma amacıyla orada bulunan direklerin taş altları boşaltılarak tahkimat yapılıyordu. O esnada dizel monoraylar montaja oluk getiriyordu. 18'er tonluk ağırlığa sahip olukların dizel monoraylar aracıyla geçtiği esnada göçük meydana geldi.
5 maden işçisi arkadaşımız cansız bedeni göçükte kaldı. Eğer bu kasaların tabanı alınmasaydı bu katliam olmayacaktı. Bu bir ihmaldir, bu bir cinayettir.
Eski İmbat Madencilik işçisi: Müfettişler denetim öncesi haber veriyordı, çalıştığımız yerler kapatılmış gibi yapılıyordu
Daha önce İmbat madencilik'te çalışan işçinin anlattıkları da çok farklı değil.
Madencinin söylediğine göre şirket, denetimlerden önceden haberdar oluyordu.
Denetim öncesi önlem alan firma çalışanları güvencesiz alanları çalışmıyormuş gibi kapatıyordu:
Lanet olası o müfettişler gelmeden önce, artık 2 hafta öncesinden, 1 ay öncesinden haber veriyorlardı. 'Biz denetlemeye geleceğiz, hazırlığınızı yapın' diye. Böyle alçakça, aşağılıkça bir yönetim olabilir mi?
Müfettişler gelmeden çalışması riskli olan bölgeleri muşamba bezleriyle, çuvallarla kapatıyorlardı. Üzerine de eskiymiş görüntüsü verilirdi. Oradaki bulunan mevcut çamur ve şılamlarla üstlerini çamurlanıp üzerlerine çarpı işaretleriyle 'Girilmez' levhası asılırdı. Müfettiş geldiğinde 'orada çalışma yok' diye içeriye hiçbir şekilde kimseyi sokmazlardı. Müfettişler gittikten 2 saat sonra o brandaları söküp çalışmayı devam ettiriyorlardı.
Mevzuata aykırı. Neden aykırı? Çünkü basık, artık göçük riski olan, çalışmaya uygun olmayan alanlar olduğu için, onay alamayacaklarından dolayı 'Biz zaten burada, buradaki çalışma müfredata uymadığı için çalışmaları durdurduk. Bu bölgede çalışma yok' diye bir görüntü veriyorlardı. Müfettişler gittikten 2 saat sonra her şey eski haline dönüyordu.
Maden işçisi "Eski makineler kullanıyorlardı. Sözde 'Sulu sistem' diyorlardı, hepsi yalan... Müfettişler geldiği zaman monarayları tamamen yukarı çıkartıp çalıştırmıyorlardı" diye konuştu. Amirlerinin eziyeti ve baskısına maruz kaldıklarını da anlatan işçi, "İş bitsin diye çok baskı yapılıyordu. İşçiler yevmiye cezasıyla tehdit ediliyordu" dedi. İş kıyafetlerinin ve güvenlik önlemlerinin yetersizliğini vurguladı.
Sadece soL Haber'de yer alan bu haberleri desteklemek, güç vermek için tüm okurlarımızı soL Haber'e abone olmaya davet ediyoruz.
Sorumlu ödüllendirilmiş: 'İSG uzmanı 2020'deki patlama öncesi uyarmıştı'
Kazaların ardından sorumlu kişilerin adeta ödüllendirildiğine dikkat çekti, İSG uzmanının 2020 yılındaki patlama öncesi uyarı yaptığını belirtti:
2020 yılında üç arkadaşımı kaybettim. Aynı şekilde göçük oldu. Sorumlu olan kişi cezaevine girdi, çıktı. Bu adamı müdür olarak tayin ettiler başımıza. Vardiya amirliğine yükselttiler.
İSG bu patlama öncesi uyarmış. 'Bak burası her an göçebilir, çalışmayı durdurun' demiş. Ama dediği halde üretim sevdalarına devam etmişler. Göz göre göre gelen kazalar...
İmbat Madencilik'teki iş cinayetleri yeni değil...
Madende dün yaşanan iş cinayetleri ilk değil, belli ki son da olmayacak:
- Eylül 2014: Maden ocağı içinde vagon ile direk arasına sıkışan Metin Keskin hayatını kaybetti.
- Ocak 2017: Gece vardiyasında çalışan işçi İsmail Kahraman, iş makinesinin (kepçe) altında ezilerek yaşamını yitirdi.
- Ağustos 2019: Ana desenderede (yeraltı bağlantı yolu) bant temizliği yaptığı esnada tambura sıkışan maden işçisi Selahattin Göktepe yaşamını yitirdi.
- Ocak 2019: Maden ocağında kömür tozu patlaması meydana geldi. Patlamada madenci Emin Karaçam kömür tozunun altında kaldı. Karaçam ve onu kurtarmak isterken yaralanan Ramazan Çüm, Soma Devlet Hastanesine kaldırıldı. İşçilerden Karaçam, hastanede hayatını kaybederken, ayağından yaralanan Çüm ise tedavi altına alındı.
- Nisan 2020: COVID-19 pandemisi sebebiyle üretime ara verilen dönemde, zorunlu "bakım ve onarım" çalışmaları yürütüldüğü sırada galeride göçük meydana geldi. Bu kazada Ersin Özdoğan, Salih Ayber ve Erdinç Karaveli isimli 3 maden işçisi yaşamını yitirdi, bir işçi de yaralandı.
- Ekim 2022: Kömür sahasında döküm faaliyeti yürüten iş makinesinin (kepçe) altında kalan Durmuş Şahan hayatını kaybetti.
- Son olarak dünkü göçükte 5 işçi yaşamını yitirdi.
Bunlar 2014-2026 yılları arasında kayıtlara geçen "ölümlü" iş cinayetleri. Bilmediklerimiz dışında bir de küçük-büyük çok sayıda yaralanmayla sonuçlanan kaza da madenlerin rutini haline geldi.
İmbat Madencilik de bunlardan biri.
Resmi verilere göre 2014 yılından bu yana iş güvenliği yetersizlikleri yüzünden en az 13 maden işçisi yaşamını yitirdi.
Nasıl büyüdüler?
İmbat Madencilik'in küçük bir ticaret firmasından Türkiye’nin en büyük sanayi devleri (İSO 500) arasına girmesini sağlayan büyüme hikayesi, ülkedeki maden özelleştirmeleri ve rödovans (kiralama) sistemi ile doğrudan ilişkili.
Şirketin kırılma noktası, Soma Eynez bölgesindeki zengin kömür yataklarını Türkiye Kömür İşletmeleri'nden (TKİ) rödovans (sahayı kiralayarak pay verme) yöntemiyle devralması sonucu gerçekleşti. Havzadaki en büyük oyunculardan biri haline gelen firma, devlet garantili bu model sayesinde çok hızlı ve muazzam bir sermaye akışı sağladı. Yılda yaklaşık 4,5 milyon ton kömür üretim kapasitesine ulaştı.
İmbat Madencilik borç sarmalına nasıl girdi?
Soma'da bir süredir maden şirketleri çeşitli sebeplerle borç sarmalına girdi. Sermaye el değiştirmeye başladı.
Süreç Konya Şeker’in (TORKU) sahibi olduğu Soma B Termik Santrali’nin borç sarmalına girmesiyle başladı. TKİ Genel Müdürlüğü, Koç Holding’in madencilik şirketi Demir Export-Fernas ortaklığı ile İmbat Madencilik’le Soma B’ye elektrik üretimi amaçlı kömür sağlamak üzere Mayıs ayında bir sözleşme imzaladı. Sözleşmelerde belli bir dönem için santralda elektrik üretim sürekliliğini sağlayacak miktarda kömür alımı öngörüldü. Konya Şeker, TKİ’ye, elektrik üretiminde kullanmak üzere aldığı kömürün parasını ödeyemedi. Konya Şeker’in borcu, faiziyle birlikte 20 milyar TL’yi aştı.
TKİ, Soma B Termik Santrali’nde elektrik üretimin durma noktasına gelmesi üzerine Koç-Fernas ve İmbat Madencilik’ten kömür alımını durdurdu. Sözleşmeler, iptal edildi.
4 bin 200 kadar çalışanı bulunan İmbat Madencilik, 2025 yılını yaklaşık 3 milyar TL zararla kapattığını duyurmuştu. Firmanın bankalara, çok yüklü miktarda borcu bulunuyor.
Tüm bu tablo bahane edilerek işçilerin maaşları da uzun süredir gecikmelerle ödeniyor.
Madenciler haklarını almak için zaman zaman eylem de yapıyor. En son 25 Şubat’ta Türkiye Maden İşçileri Sendikası Ege Bölge Şubesi, İmbat Madencilik’te eylem kararı almıştı. İmbat Madencilik işçileri, toplu sözleşmeden doğan hakların verilmediği ve enflasyon zammının uygulanmadığı gerekçesiyle iş bırakmıştı.
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.