Sayfa yolu
İliç faciasında yargı sürecine tepki: 'Koskoca devlet bir maden şirketine söz geçiremiyor mu?'
Fotoğraf: Dilan Kutlu
Yayın Tarihi: 29.07.2026 , 17:01
Erzincan'ın İliç ilçesinde Anagold Madencilik’e ait Çöpler Altın Madeni'nde 13 Şubat 2024’te yaklaşık 10 milyon metreküp siyanürlü toprağın kayması sonucu 9 işçi yaşamını yitirmişti.
İliç faciasının ardından yaşanan gelişmeler ve özellikle yargılama sürecine dair alınan kararlar, yakınlarını kaybeden ailelerde endişe ve tepkiye neden olmaya devam ediyor. Sadece iki kişi tutuklu yargılanırken, bu kişilere önce ev hapsi verilmesi ve sonrasında kararın bozularak tekrar hapse alınmaları soru işaretlerini artırdı.
Faciada kardeşi Uğur Yıldız'ı kaybeden Duygu Yıldız, süreci soL'a anlattı.
Yaklaşık 2,5 senedir mücadele ettiklerini ifade eden Duygu Yıldız, facianın ilk günlerinde ilk etapta bakanların canlı yayınlarda gündemi takip ettiklerini ancak zaman içinde konuya dair kamuoyunda ilginin ve takibin azaldığını ifade etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın bütün suçluların cezasını çekeceğine yönelik söylemlerini hatırlatan Yıldız, "Kimse cezasını çekmiyor. Tutuklular serbest bırakıldı, sonra tekrar alındı. Bu gelişmeler hayra alamet değil. Biz yakınlarını kaybedenler olarak bu sürecin sağlıklı ilerlediğini düşünmüyoruz" dedi.
Dava sonuçlanmadan maden sahası Cengiz Holding'e devredildi
Henüz yargılama süreci tamamlanmadan ve gerekli raporlar incelenmeden sahanın Cengiz Holding'e devredilmesine dikkat çeken Duygu Yıldız, buradaki hukuki boşluklara işaret etti.
Yıldız, "Şu an biliyorsunuz Anagold'un işlettiği saha Cengiz Holding'e devredildi. Yani diyorlar ki davanın sonucu ne olursa olsun bundan sonra bu firma burayı işletecek. İyi ama bu sürece gelinmesinde kim hatalıydı? Ne eksikti? Bundan sonra neye dikkat edeceğiz? Bunların bir önemi yok mu? Yani burada bir katliam mı yaşandı başka bir şey mi oldu önemi yok. Bundan sonrası artık yetkililerin gündeminde" ifadelerini kullandı.
'Katliam birden bire olmadı göz göre göre geldi'
Bütün raporlarda ve bilirkişi raporunda olayın bir günlük bir şey olmadığının, devam eden ihmaller zincirinden kaynaklandığının yazdığını belirten Duygu Yıldız, sürecin göz göre göre geldiğini vurguladı.
"Bu firma, yetkililer, uzmanlar hiçbir şey yapmamış. Facia göstere göstere gelmiş zaten işçiler de her gün uyarmışlar" diyen Yıldız şunları aktardı:
Yani aynı gün içinde yaşananlar da bunun göstergesi. Sahanın sol tarafındaki işleri durduruyor, sağ taraftaki işler devam ediyor. Benim abim kamyonu içinde can verdi, 200 metrelik açık ocağa düştü. Firma tehlike nedeniyle sahanın bir kısmında faaliyeti durdururken diğer tarafta işler devam etmiş. Bu bile facianın olduğu gün dahi ortada bir sorun yönetme durumu olmadığını gösteriyor. Şimdi kalkıp hukuki süreci bir parantez gibi görüp sonrasını planlıyorlar."
'Koskoca devlet bir maden şirketine söz geçiremiyor mu?'
Duygu Yıldız'ın tepkisini dile getirdiği esas sorun bu süreçteki hukuk boşlukları ve adil yargılanmaya dair endişelerin olması.
Yaşanan olaydan sonra avukatların sahayı bir kez dahi görmesine izin verilmediğini hatırlatan Duygu Yıldız, yakınlarını kaybeden ailelerin artık bazı talimatların ya da alınan kararların ardından hukuki süreçlerin ilerlediğini düşünmeye başladıklarını ifade ediyor.
Her şeyin ortada olduğunu ancak çıkar, rant ve sermaye uğruna bir şeylerin görmezden gelindiğini söyleyen Yıldız, "Halkı görmezden geliyorlar, ailelerin taleplerini, acılarını görmezden geliyorlar. Ama biz adalet istiyoruz. Kendimiz için de değil üstelik. Hem bizim için hem toplum için talep ediyoruz. Yani koskoca devlet bir maden şirketine söz geçiremiyor mu gerçekten? Anagold'un hiç suçu yok mu şimdi yaşananlarda?" dedi.
Her ne olursa olsun, her şeye rağmen Anagold ile mücadelelerine devam edeceklerini vurgulayan Yıldız, sözlerini şöyle noktaladı: "Bıkmayacağız, yorulmayacağız. Hem abim hem ülkemiz için. Yaşadıklarımızın mağduru olmasın diye gelecek nesiller, devam edeceğiz."
Ne olmuştu?
Erzincan'ın İliç ilçesinde Anagold Madencilik tarafından işletilen altın madeninde 13 Şubat 2024 tarihinde liç yığınının çökmesi sonucu 9 işçi tonlarca toprağın altında kalarak hayatını kaybetmişti. Faciaya giden süreçte kapasite artışına verilen onaylar ve denetim eksiklikleri uzun süre tartışılırken, hazırlanan bilirkişi raporları madendeki zincirleme ihmalleri gözler önüne sermişti. Soruşturma kapsamında açılan davada tutuklu sayısının giderek azalması ve maden sahasının başka bir şirkete devredilmesi gibi adımlar, kamuoyunda ve hayatını kaybeden işçilerin ailelerinde adaletin sağlanamayacağına dair derin endişeler yaratmaya devam ediyor.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.