Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Hiranur Aygar davasında adalet yerini bulmadı: 'Çocukları koruyamayan düzene isyan ediyoruz'

Mersin'de katledilen 16 yaşındaki Hiranur Aygar davasında karar açıklandı. Faillerin aldığı cezalar ve tahliye kararları sonrası adliye önünde bir araya gelen Kadın Dayanışma Komitesi, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği ile Mersin Barosu, "Ruhsatsız silahların bakkaldan ekmek gibi alındığı bir ülkede, çocukları koruyamayan düzene karşı isyan için buradayız" dedi. Karar istinafa taşınacak.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 08.05.2026 , 17:54 Güncelleme Tarihi: 08.05.2026 , 18:29

Mersin’de ruhsatsız ateşli silahla vurularak öldürülen Hiranur Aygar’ın (16) ölümüyle ilgili davanın karar duruşması Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 

Savcı duruşmada sanıklar Hüseyin Arda Ş. (19), çocuğu olası kastla öldürme suçundan müebbet hapis ve ruhsatsız silah bulundurma suçundan 2 yıl hapis cezası, Mustafa Z. (27) ve Nazmi Ç'ye (20), suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarından 4 ay hapis, hükmün açıklamasının geri bırakılması ve tahliyesine karar verdi.

Duruşmaya Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir, yönetim kurulu üyeleri, Mersin Barosu önceki dönem Başkanı ve 27. Dönem Mersin Milletvekili Av. Alpay Antmen, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği ile Mersin Kadın Dayanışma Komitesi gönüllü Avukatı Derya Demir, Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Duygu Akat Özkale, Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Gülce Dida Çavdar, Kadın Dayanışma Komitesi, dernek temsilcileri, Hiranur’un ailesi ve arkadaşları katıldı.

Duruşma sonrası yapılan basın açıklamasında konuşan Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir konuşmasında, “Mersin Barosu olarak, Çocuk Hakları ve Kadın Hakları Merkezimizle birlikte dosyanın sonuna kadar takipçisi olacağız. Maalesef bugün verilen karar, öncelikle adalet ve hukukun üstünlüğü yönünden bizleri tatmin etmedi. Vicdanları da rahatlatmadı. Biz, çocuklarımızın ölmemesi için kadına yönelik şiddetin son bulması için hukuk mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Mersin Barosu olarak, dosyanın hem istinaf aşamasında hem de Yargıtay aşamasında takipçisi olacağımızı ve adaletin tesisi için Mersin Barosu avukatları olarak gereğini yerine getireceğimizi kamuoyuna saygılarımızla bildiririz” diye konuştu.

Demir: 'Karar, ülkenin adaletinin temelden sarsıldığının ilanıdır'

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği ile Mersin Kadın Dayanışma Komitesi gönüllü Avukatı Derya Demir ise, “8 Aylık mücadelenin son günü ama aslında başka bir mücadelenin başlangıcı. Bugün maalesef vicdanları rahatlatan, adaletin yerini bulduğunu söyleyeceğimiz bir karar alamadık. Aldığınız karar sadece basit bir ceza mahkemesi kararı değil, çocuklarını koruyamayan, bu ülkenin adaletinin temelden sarsıldığının da ilanıdır. Ruhsatsız silahların bakkaldan ekmek gibi alındığı bir ülkede çocuklarını koruyamayan bir düzene karşı isyan için bir araya geldik. Bu karara itiraz edeceğiz. Bu kararı kabul etmeyeceğiz. Çocukların korunması için ve ölmemesi için mücadeleye devam edeceğiz. Canımız sıkkın ama elbette pes etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Antmen: 'Bir gecede çıkılan İstanbul Sözleşmesi'ne derhal dönmemiz gerekiyor'

Mersin Barosu önceki dönem başkanı ve 27. Dönem Mersin Milletvekili Av. Alpay Antmen ise, “Bizler kadınlarımızı koruyamıyoruz. Çocuklarımızı koruyamıyoruz. 6284 sayılı yasanın tüm hükümleriyle ve eksiksiz ve istisnasız uygulanması gerekiyor. Bu konuda iktidara büyük ve önemli görevler düşüyor. Fakat bundan da daha önemlisi, Bir gecede çıkılan İstanbul Sözleşmesi’ne derhal dönmemiz gerekiyor. Kadın cinayetleri, çocuk cinayetleri maalesef politiktir. Bunları da çözüme kavuşturmak en başta siyasi saiklerdir diyorum. Bundan sonra böyle acılar yaşanmasın” şeklinde konuştu.

Hiranur’un annesi Gülten Tan: 'Bir annenin feryadını duyun'

Kararın ardından Hiranur Aygar’ın annesi Gülten Tan da açıklama yaptı. Kızının ölümüne ilişkin davanın son duruşmasının görüldüğüne işaret eden Tan, “Bir anne olarak yüreğim paramparça. Benim kızımı başından vurarak hayattan koparanlardan sadece biri müebbet ceza aldı, diğer iki kişi serbest bırakıldı. Bu nasıl bir adalet, ben anlamıyorum” dedi.

Ben evladımı toprağa verdim. Onun sesi, gülüşü, nefesi artık yok” diyen anne, sanıklardan ikisinin serbest bırakılmasının acısını katladığını ifade etti. “Bir annenin yüreği bunu nasıl kaldırsın?” diye soran Tan, adalet talebini şu sözlerle dile getirdi:

“Ben adalet istiyorum. Sadece kendi evladım için değil, başka annelerin de aynı acıyı yaşamaması için istiyorum. Hira’nın hayatı bu kadar değersiz değildi. Onu elimden alanların hak ettiği cezayı almasını istiyorum. Buradan herkese sesleniyorum; benim evladım için, Hira için ses olun. Bu haksızlığa sessiz kalmayın. Bir annenin feryadını duyun. Ben susmayacağım. Evladım için sonuna kadar mücadele edeceğim.”

 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.