Breadcrumb
Her şey patronlar için: 14 yaşındaki Arda MESEM’de öldü, soruşturma bir yıl sonra tamamlandı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 21.02.2025 , 14:46 Güncelleme Tarihi: 21.02.2025 , 15:51
AKP iktidarının çeşitli teşvik ve düzenlemelerle öğrenci sayılarını büyük ölçüde artırdığı Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM), çocuk emeği sömürüsüne yönelik “kurumsal” merkezler olarak kurgulandı. Patronların kârını artırmayı hedefleyen eğitim politikalarının önemli bir parçası olan uygulama, Yusuf Tekin döneminde daha da yaygınlaştı. Öğrencilerin emeği, bir miktar "harçlık" karşılığında haftanın dört günü fabrikalarda ve atölyelerde patronların hizmetine sunuldu.
Bununla da yetinilmedi ve Yusuf Tekin, "Bu kadar uzun bir süre standart bir eğitime çocukları tabi tutmak doğru olmayabilir” sözleriyle zorunlu eğitimin süresini tartışmaya açtı.
Sonrası malum...
Gerici oluşumlar zorunlu eğitime karşı çalıştay düzenledi, yandaş medya da “Liseler zorunlu olmaktan çıksın, üç yıla düşürülsün” manşetleriyle propaganda faaliyetlerine başladı.
Emekçileri sömürme özgürlüğü
İçinden geçmekte olduğumuz günlerde AKP iktidarının kimi adımları nedeniyle "demokrasi" ve "özgürlük" kavramları yeniden tartışılmaya başlanmıştı. Ancak bahsedilen kavramlar çoktan kirletilmişti, savunulan ve arkasına sığınılan sermayenin ve patronların demokrasisiydi.
Patronların dokunulmazlığı, talan ve yağma serbestiyeti, emekçileri dilediğince sömürme özgürlüğüydü demokrasiden anlaşılan.
AKP'li yıllarda en az 978 çocuk, çalışırken hayatını kaybetti. Bu çocuklardan biri de MESEM kapsamında çalıştığı fabrikada hayatını kaybeden 14 yaşındaki Arda Tonbul'du.
16 dakika boyunca kimse fark etmedi
14 yaşındaki Arda, MESEM kapsamında İstanbul'un Büyükçekmece ilçesindeki Özkanlar Metal Demir Çelik Endüstrisi AŞ'de çalışıyordu. 9 Ocak 2024 tarihinde kafası sac büküm makinesine sıkıştı. Normalde gözetim eşliğinde çalışması gereken Arda'nın, 16 dakika boyunca makineye sıkıştığını kimse görmedi. Hastane kaldırıldığında, beynine oksijen gitmediği için kalbi duran Arda, kalp masajıyla yeniden hayata döndürüldü. Arda, altı gün boyunca hastanede yaşam savaşı verdi ve 15 Ocak günü daha 14 yaşındayken hayata gözlerini yumdu.
Arda hayata tutunmaya çalışırken, patron tarafı da kendi paçasını kurtarmaya çalışıyordu. 11 Ocak’ta şirket tarafından hazırlanan ve “Olaya ilişkin işyeri video kaydını gördüğümde oğlumun, habersiz olarak makinanın başına gittiğini ve maalesef makinayı kendisinin kurcaladığını ve kazanın meydana geldiğini üzülerek gördüm. Kazada oğlumun dikkatsizliğinin olduğunu gördüğümden şirket yetkilileri hakkındaki şikayetimden vazgeçiyorum” ifadelerine yer verilen dilekçe, Arda’nın babası Raşit Tonbul'a imzalattırılmaya çalışıldı.
Raşit Tonbul dilekçeyi imzalamadı, bunun üzerine devreye maddi imkanlar sokuldu. Raşit Tonbul'un hesabına 100 bin lira yatırıldı ve dekont kamuoyuna servis edildi, ardından aileye 1,5 milyon lira "kan parası" teklif edildi.
Yaşananların ardından fabrikanın sahibi 2 ay, işyeri güvenliği uzmanı ise 1 ay cezaevinde kaldı.
Soruşturma 1 yılda tamamlandı, mahkeme yeni bilirkişi raporu talep etti
Son zamanlarda yaşananlar, istenildiği taktirde ne kadar hızlı şekilde soruşturma açılabildiğini ve açılan soruşturmanın ne kadar kısa sürede tamamlandığını bir kez daha gösterdi. Ancak Arda'nın savcılık soruşturması, ölümün üzerinden bir yıldan fazla süre geçtikten sonra tamamlandı.
Gazete Duvar'ın aktardığına göre Arda Tonbul’un ölümü kayıtlara "iş kazası" olarak geçtiği için Bakırköy 53. İş Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşması dün yapıldı.
Soruşturmada yer alan bilirkişi raporuna göre işveren asli, işçi tali kusurlu sayıldı. Ancak bu rapordan sonra mahkeme yeni bir bilirkişi raporu talep etti. tanıkların dinledi ve duruşma 17 Haziran'a ertelendi.
Patron tarafının para teklifini hatırlatan baba Raşit Tonbul, “İşveren çocuğum öldüğünde hastaneye gelmemişti. Bize para teklif edip 15 taksitle ödemek istediler, kabul etmedik. Daha sonra bir bedeli olması için dava açtık” dedi. Raşit Tonbul, iş davasının yanında kamu adına açılan ceza davasında da şikayetçi olduğunu belirterek, “Duruşmalar seyrinde devam ediyor. Bir sonraki duruşma 17 Haziran’a ertelendi, o gün orada olacağım” diye konuştu.
Avukat Erdoğan İnan ise “Şirkete açtığımız tazminat davasında bugün tanıklar dinlendi. SSK da bir rapor düzenleyecek, onu bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
| 'Okumasınlar, evlensinler, çalışsınlar': Dinciler eğitimde nasıl patronların ekmeğine yağ sürüyor? |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.