Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Hepsi AKP'de birleşiyor: ‘Ampul ampuldur yani, bunun başka izahı olur mu?’

Siirt seçimlerinden "laiklik tehlikede değil" çıkışına, Yenikapı ruhundan çözüm sürecine, NATO’nun genişleme oylamasından emperyalizmle işbirlikçiğe uzanan bir yol var. Yani ortada bir “şaşırma” hali yok. AKP’nin nasıl bir misyona sahip olduğunu, bizzat Erdoğan’ın taktığı rozetin ne anlama geldiğini son derece iyi biliyorlar. Erdoğan’ın dediği gibi, ‘Ampul ampuldur yani, bunun başka izahı olur mu?’

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 14.08.2026 , 18:00 Güncelleme Tarihi: 14.08.2026 , 21:08

AKP kurulduktan hemen sonra partinin simgesinin ne anlama geldiğini soranlara başlıktaki yanıtı vermişti Erdoğan.

Bugün aradan tam 25 yıl geçti.

25 yılın sonunda AKP’nin de simgesinin de ne anlama geldiği çok açık olsa gerek.

Cumhuriyet'in tasfiyesi, Yeni Osmanlıcılık, gericilik, emperyalizmle işbirliği gibi başlıklarda bir hayli yol aldı iktidar partisi.

Bunu yaparken de en büyük gücü söylendiği üzere “halktan” değil, patronlardan, tarikatlardan ve tabii ki Meclis’teki diğer düzen partilerinden aldı.

Sadece bugün yaşananlara baktığımızda dahi AKP’nin gücünü nereden aldığını çok net şekilde görebiliyoruz.

Halkın oylarını “oyunu bize ver, yoksa boşa gider, AKP’ye gider” diye toplayanların sıraya dizilmiş şekilde AKP’ye katıldığına şahitlik ediyoruz.

AKP'nin çerçevesini çizdiği sürece, tüm partilerin "balıklama" şekilde dahil olduğunu, AKP tarafından nasıl hizaya sokulduklarını görüyoruz.

Hem de son derece "doğal" şekilde.

Neler oluyor?

*CHP’nin Ankara Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu
*CHP'den istifa eden Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere
*CHP'den istifa eden Eceabat Belediye Başkanı Saim Zileli
*CHP’den istifa eden Tekirdağ Hayrabolu Belediye Başkanı Tuncer Başoğlu
*İYİP Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban
*İYİP Aydın Milletvekili Ömer Karakaş
*Gelecek Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici

Bu isimlerin tamamı bugün AKP’ye katılıyor.

CHP’li Ankara Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı’nın da kısa süre içinde AKP’ye katılması bekleniyor.

İYİP vekili olup sonrasında CHP’ye katılan Ümit Dikbayır’ın da bugün AKP’ye katılması bekleniyordu, belli ki AKP tarafından reddedildi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da bugün AKP’ye katılacaktı, tepkilerden korkunca çekinip şimdilik “bağımsız” kalma kararı aldı.

Bunlar sadece bir güne sığanlar.

Daha bundan iki hafta önce CHP’nin İstanbul’daki üç ilçe belediye başkanı AKP’ye katılmıştı.

Sonuç olarak tüm bu istifaların ardından tam 24 CHP’li belediye başkanı AKP’ye katılmış oldu.

Yine CHP oylarıyla Meclis’e giren birçok sağcı vekil de AKP’nin yolunu tuttu.

Seçimlerden 268 vekille çıkan AKP bu sayede tam 280 vekile ulaştı.

İlerleyen günlerde AKP’nin hem vekil hem de belediye başkanı sayısının artması bekleniyor.

Hem CHP’den hem Yeni Parti’den hem de diğer sağcı partilerden AKP’ye geçiş hiçbir şekilde sürpriz görünmüyor.

Şu anda AKP’ye katılan CHP’li belediye başkanlarının tamamını 31 Mart seçimlerinde bizzat Özgür Özel yönetimi aday göstermişti. AKP’ye katılmak için sıraya giren sağcı vekillerin CHP listelerinden seçime girmesini sağlayan isim de Kılıçdaroğlu’ydu.

İki isim de AKP’yi geriletmek için talep ettikleri oylarla kazanılan koltukları AKP’ye teslim etmiş oldu.

Nasıl oluyor?

Akıllardaki soru bu.

Nasıl oluyor da AKP’ye karşı onca açıklama yapan ve tepki gösteren isimler, en ufak tehdit ya da menfaat uğruna partisinden ayrılıp AKP'ye katılabiliyor.

Aslında o kadar basit ki bu sorunun yanıtı.

AKP, düzen siyasetinin tüm kodlarını baştan aşağı yeniden yazdı.

Meclis’teki partilere bakın, hemen hepsi programsızlık, ilkesizlik vaaz ediyor; siyaseti programa ve ilkeye değil, kahramanlara ve tabii ki paraya havale ediyorlar.

Hepsi AKP’nin ilkelerle ve programla değil ilkesizlikle ve daha da sağcılaşarak geriletileceğini söylüyor.

Bunları söyleyip böyle davranınca da çürüme de her yanı sarıyor, daha fazla AKP’ye benziyorlar.

AKP’ye benzedikçe de geriye sadece rozetin takılması kalıyor.

Siirt seçimlerinden "laiklik tehlikede değil" çıkışına, Yenikapı ruhundan çözüm sürecine, NATO’nun genişleme oylamasından emperyalizmle işbirlikçiğe uzanan bir yol var.

Yani ortada bir “şaşırma” hali yok.

AKP’nin nasıl bir misyona sahip olduğunu, bizzat Erdoğan’ın taktığı rozetin ne anlama geldiğini son derece iyi biliyorlar.

Erdoğan’ın dediği gibi, ‘Ampul ampuldur yani, bunun başka izahı olur mu?’


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.