Sayfa yolu
Halep'te çatışmalar şiddetlendi: SDG ve HTŞ'nin karşılıklı saldırılarında can kaybı artıyor
Fotoğraf: Anadolu Ajansı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 07.01.2026 , 01:30
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) yönetimi ile Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) arasında pazar günü Şam’da gerçekleşen üst düzey görüşmelerden nihai bir sonuç çıkmadı. 10 Mart mutabakatı kapsamında 2025 yılı sonuna kadar tamamlanması öngörülen entegrasyon sürecinin tıkanmasıyla birlikte, Halep merkezli başlayan gerilim bugün itibarıyla topyekun çatışmaya dönüştü. Halep’in doğusundaki Deyr Hafir ve Tişrin Barajı çevresinde yoğunlaşan saldırılarda, her iki taraftan da can kayıpları bildiriliyor.
Yerleşim alanları ateş altında: En az 7 kişi öldü
Çatışmaların odağında yer alan Halep’te, Kürt nüfusun yoğun yaşadığı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahalleleri ile Beni Zeyd bölgesi ağır silahlarla hedef alındı. SDG kanadı, HTŞ’ye bağlı grupların sivil yerleşim yerlerini topçu ateşiyle vurduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı:
“Şam hükümetine bağlı birden fazla grup, nüfusun yoğun olduğu Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerini topçu ateşiyle hedef alıyor. Bu, yerel halkın hayatını tehdit eden düşmanca bir saldırıdır ve uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlalidir.”
Açıklamada, saldırılar sonucu 2’si kadın 3 kişinin yaşamını yitirdiği, aralarında 2 ve 3 yaşındaki çocukların da bulunduğu 17 kişinin yaralandığı bilgisi paylaşıldı.
HTŞ kanadı ise karşı bir açıklama yayımlayarak SDG’nin Halep’teki Şihan Kavşağı yakınlarını hedef aldığını öne sürdü. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, 3'ü sivil 1'i HTŞ askeri olmak üzere 4 kişi hayatını kaybetti, 15 sivil de yaralandı.
Deyr Hafir hattında gerilim tırmanıyor
Halep’in doğu kırsalındaki Deyr Hafir bölgesinde de askeri hareketlilik giderek yükseliyor. HTŞ yönetimine bağlı Suriye Savunma Bakanlığı Medya ve İletişim Dairesi, SDG’nin askeri polis noktalarını insansız hava araçlarıyla vurduğunu iddia ederek, “Suriye Arap Ordusu bu saldırıya uygun şekilde karşılık verecektir” ifadelerini kullandı. Suriyeli askeri kaynaklar ise SDG’ye ait İHA fırlatma merkezlerinin hedef alındığını ve bu saldırılara verilen karşılığın “sınırlı” tutulduğunu ileri sürdü.
SDG Basın Merkezi ise iddiaları reddederek, bölgenin “Amşat” ve “Hamzat” gibi Şam yönetimine bağlı ve uluslararası yaptırım listelerinde bulunan gruplarca rastgele bombalandığını savundu. SDG’den yapılan açıklamada, “Bu bombardımanlar sivillerin hayatını ciddi şekilde tehlikeye atmaktadır. Güçlerimizin, halkını ve savaşçılarını korumak adına tam ve meşru savunma hakkı bulunmaktadır. Bu suçların ve ihlallerin tüm sonuçlarından saldırgan taraflar sorumludur” denildi.
4 Ocak görüşmesi kırılma noktası oldu
Çatışmalar, aylardır süren siyasi uzlaşı çabalarının ardından tırmandı. SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi liderliğindeki heyetin 4 Ocak’ta Şam’a yaptığı ziyaretin başarısızlıkla sonuçlanması, sahadaki kırılganlığı tetikledi. PYD tarafından yapılan açıklamada, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik ağırlaştırılan kuşatma kınanarak, “Temel gıda, günlük ihtiyaçlar ve maddi kaynaklara erişimde ciddi eksiklikler yaşanmaktadır” uyarısında bulunuldu. PYD, 10 Mart mutabakatı ve 1 Nisan’daki anlaşmaya sadık kalınması çağrısını yineledi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.