Sayfa yolu
Göz göre göre gelen kadın ölümleri: Koruma kararı, şikayetler yetmiyor
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 23.07.2026 , 13:14 Güncelleme Tarihi: 23.07.2026 , 13:17
Son günlerde yine kadın cinayeti haberlerini arka arkaya okuyoruz.
Geride bıraktığımız 48 saatte Manisa, Karabük ve Isparta'da kadınların öldürüldüğünü öğrendik. Son iki haftada tablo daha ağır: Muğla, Antep, Bursa, Düzce, Urfa, Kırklareli, Kilis, Konya.. Üstelik şüpheli ölümler ve basına yansımayanlar da var.
Kadınlar hepimizin gözü önünde, kamusal alanlarda ve çoğunlukla eski eşleri tarafından öldürüldü.
Bazılarının koruma kararı vardı.
Kimindeyse cinayet için "boşanma isteği" bahane edildi.
Şiddet görüyordu, uzaklaştırma kararı aldırdı, öldürüldü
Manisa’nın Salihli ilçesi Yörük Mahallesi'nde 55 yaşındaki Sultan Gürel Gök, 62 yaşındaki eşi Himmet Gök tarafından, evinde, 5 kez bıçaklanarak katledildi.
Sultan Gürel Gök, emniyetteki ifadesinde suçunu itiraf eden Himmet Gök'ten yaklaşık bir hafta önce şikayetçi olmuştu. Eşinin kendisini darp ettiğini söyledi ve uzaklaştırma kararı aldırdı
DHA'nın verdiği haberde, Himmet Gök’ün eve girdiği ve bu karara sinirlendiği için eşini öldürdüğü ifade edildi.
Anadolu Ajansı kadının şikayetini ve uzaklaştırma kararını haberde geçirmedi bile.
3 çocuk annesi kadın evinde bıçaklandı
Karabük’ün Yenice ilçesinde 29 yaşındaki Tutku Burcu Köseoğlu, birlikte yaşadığı 48 yaşındaki Yusuf Berber’in bıçaklı saldırısı sonucu hayatını kaybetti.
Köseoğlu'nun 7 ila 10 yaşları arasında değişen 3 çocuğundan biri, annesinin kapıyı açmaması üzerine polis çağırdı. Balkondan eve giren ekipler, Tutku Burcu Köseoğlu'nu evde yerde hareketsiz buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde bıçaklandığı ve hayatını kaybettiği belirlendi.
6 suç kaydının bulunduğu öğrenilen Berber tutuklandı.
Boşanma aşamasındaki eşi tarafından katledildi
Kilis'teyse geçtiğimiz hafta 40 yaşındaki Hülya Eser, boşanma aşamasındaki eşi Hikmet Eser tarafından öldürüldü.
Hülya Eser çay bahçesinde herkesin gözü önünde ve tabancayla vuruldu.
Ağır yaralanan kadın kurtarılamadı.
İstismara, şiddete, cinayete kapı aralayanlar..
Bu cinayetlerin ortak noktası aslında devlet tarafından korunamayan yurttaşlar.
Üstüne bir de gerici iktidar zihniyetinin cinayetleri meşrulaştıran, kadınları suçlayan açıklamaları, cezasızlık, kadının adalet sisteminde ikinci planda kalması eklenince; kadın cinayetleri "adli vakalar" olmaktan çıkıyor.
Kadınların katilleri de bu tablonun farkında. "Devlet hangi kadını korumuş ki seni koruyacak..." diyen saldırgan hâlâ hatırımızda. Her duruşmada hakimin yüzüne "bedel ödeyecek" diyen saldırganlar sokakta.
'Çocuklarımla özgürce yaşamak istiyorum...'
Şiddet mağduru kadınlarsa bu göz göre göre gelen saldırılardan birinde hayattan koparılmanın endişesiyle ayakta.
Bir yandan yoksullukla mücadele edip bir yandan çocuklarına bakan Irmak'ın sözlerini hatırlayalım:
Bunu bize yapan ilk önce devlet. Ben defalarca polise gittim ama beni korumadılar. İfademi bile almadılar. 'Çok sıra var, bekleme, çocuklarınla perişan olursun' dedi polisler. Beni dinleyip bizi korusalardı, şimdi bu durumda olmazdık. Koruma kararına rağmen kaç kadın öldürüldü, çocuklarımla özgürce yaşamak istiyorum. Benim gibi başka kadınlar var ve onlara yardım etmek istiyorum.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.