Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Siirt'te kaybedilen Mekiye Akyel dosyası: Sığınakta başlayan tehdit, cinayeti karartma iddiası

Siirt'te boşandığı günün ertesinde kaybolduğu öne sürülen Mekiye Akyel'den aylardır haber alınamıyor. Eski eşi ve ailesinin tutuklandığı soruşturmaya yansıyan detaylar kadın sığınma evlerinin etrafında dahi failleri cesaretlendiren cezasızlık politikasını, şiddetin magazinleştirildiği medya düzenini ve cinayetleri örtbas etmek için kullanılan gerici ilişkiler ağını bir kez daha gündeme getirdi.

Soldaki fotoğraf: Mekiye Akyel ve ablası Halime Pirgil (Bianet, Evrim Kepenek)-Sağdaki fotoğraf: Eski eş İsa Güç, kayınpeder İhsan Güç (ATV canlı yayını)

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 21.07.2026 , 12:54

Gerici şiddet sarmalından kurtulmaya çalışan Mekiye Akyel, 17 Ekim 2024'te eşinden boşandıktan bir gün sonra Siirt’te kayıplara karıştı.

Şubat 2026’da eski eş İsa Güç, kayınpeder İhsan Güç ve kayınbirader Hüseyin Güç "kasten öldürme" şüphesiyle tutuklandı.

Ancak basına yansıyan detaylar, olayın münferit bir "adli vaka"dan ziyade devletin kadını korumayan politik tercihlerin ve gerici toplumsal ilişkilerin bir sonucu olduğunu kanıtladı.

Sığınak etrafında tur atan faillerin ‘diri diri yakacağız’ tehdidi cezasız kaldı

Bianet’ten Evrim Kepenek’in haberine göre, nüfusta vefat eden ablasının kimliğiyle kaydedildiği için resmiyette 30 yaşında görünen Mekiye, henüz 17 yaşındayken Bitlis'ten Siirt'e gelin edildi.

Evliliğinin daha üçüncü ayında "kuma" dayatmasıyla ve ağır fiziksel şiddetle karşılaşan Akyel, devlete sığınarak Batman ve Siirt'teki kadın konukevlerinde kalmaya başladı.

Ancak devletin konukevlerinde de tehdide maruz kalan Akyel korunamadı.

Abla Halime Pilğir, kardeşinin yaşadığı o ağır süreci şu sözlerle anlattı:

“Siirt Jandarma Komutanlığı aradı. 'Mekiye kayboldu' dediler. Ertesi gün Mekiye bulunmuştu. Sağ kolu çatlaktı. Şiddet görmüştü. Kardeşimi Siirt Kadın Sığınma Evi'ne yerleştirdiler. Ama orada da rahat bırakmadılar. Eski eşi, kayınpederi ve iki kayınbiraderi araçlarla sürekli sığınma evinin etrafında dolaşıyorlardı. 'Seni öldüreceğiz, diri diri yakacağız' diyorlardı. Orada kalan kadınlar da buna şahit.”

Suçluların kamu kurumlarının çevresinde bu tehditleri sürdürebilmesi, mevcut iktidarın cezasızlık politikalarının ve “aileyi” önceleyen yasal uygulamalarının bir yansıması.

Kayınpederin ilk vukuatı değil iddiası: '2021'de de bir kadını yaktı, suçu üç harflilere attılar'

Mekiye Akyel davası, bölgedeki aşiret yapılanmalarının ve gerici zihniyetin kadın katliamlarını meşrulaştırma biçimlerini de ifşa etti.

Abla Halime Pilğir'in Sabah gazetesine anlattığı iddialar, bu aile ve çevresindeki şiddet ağının ilk vukuatı olmadığını gösterdi.

Pilğir, daha önce yaşananları şöyle dile getirdi:

“Saynur Süyüncü 4 çocuk annesiydi. 2021 yılında Mekiye'nin eski kayınpederi İhsan Güç, Saynur'u da yaktı. Saynur'un eşi tarafı İhsan Güç'e para vermiş. İhsan Güç de gidip kadın evde uyurken üzerine benzin dökerek ateşe vermiş. Olayı, 'Üç harfliler yaktı' diyerek kapatmaya çalıştılar. Saynur'un ailesini yeniden şikayetçi olmaya ikna ettim. Dosyayı tekrar başsavcılığa taşıdık.”

Bu cinayetin bölgede "Üç harfliler yaktı" denilerek dini ve doğaüstü kılıflarla örtbas edilmeye çalışılması; gelenek, tarikat ve aşiret üçgeninde sıkıştırılan kadınların hayatlarının nasıl hiçe sayıldığının kanıtı.

Mahkemede değil ekranda aranan adalet

Mekiye'nin kayboluş sürecinde yaşanan bir diğer boyut ise işlemeyen adalet mekanizmasının yarattığı boşluğun televizyon programlarıyla doldurulmasıydı.

Ailenin başvurusu üzerine konu, ATV'de yayınlanan gündüz kuşağı programı "Müge Anlı ile Tatlı Sert"e taşındı.

Abla Halime Pilğir, olayı şu sözlerle aktardı:

“Yayına bağlanan bir tanık o gün İsa'nın ailesinin evinde geceden sabaha kadar tandırın hiç sönmediğini anlattı. Bizim oralarda hiçbir tandır sabaha kadar yanmaz. İnsanlar sorduğunda gülerek, 'Kavurma yapıyoruz' demişler. Benim kardeşimi kavurma yaptılar. Kardeşimin cansız bedeni halen bulunamadı.”

Ağır şiddet iddialarının ve cinayet şüphelerinin yasal zeminde soruşturulmadan televizyon stüdyolarında magazin malzemesine dönüştürülmesi, şiddetin sıradanlaşmasına hizmet ediyor.

Çocuğuna şiddet uygulayıp tuzağa çekti: 'Bakanlık o yavruları o evden derhal almalı'

Failler, cinayetin ve şiddetin sinyallerini boşanma gününde açıkça verdi. Abla Halime Pilğir, o günü şu ifadelerle anlattı:

“Boşandığı gün eski eşi, kayınpederi, kayınbiraderi ve görümcesinin eşi birlikte kardeşimi babamın evine bıraktılar. Eski eşi, babamın kulağına eğilip, 'Baba, kızına ve oğluna sahip çık. Abilerim, eniştelerim sizi öldürecek' dedi.”

Boşanmayı kabullenmeyen eski eş İsa Güç, iddialara göre küçük çocuğuna şiddet uygulayıp sesini telefonda Mekiye'ye dinleterek onu Siirt'e çekmeyi başardı. Pilğir, o son görüşmeyi şöyle anlatıyor:

"Farklı bir numaradan telefon açtı, 'Abla, Umut'u ve Ela'yı görmeye gidiyorum' dedi. 'Yanındaki kim?' diye sordum. 'İsa' deyince içime ateş düştü. O telefondan sonra kardeşime bir daha ulaşamadım."

Abla Halime Pilğir ölüm tehditlerine ve kendisine gönderilen satır fotoğraflarına rağmen sürecin peşini bırakmadı. Pilğir yeğenleri için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na çağrı yaptı:

“Buradan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na sesleniyorum; o çocukları, o yavruları bize teslim edin! Çocuklar orada asla güvende değil. Şüphelilerin yakınları, bize sürekli çocukların fotoğraflarını atıp psikolojik şiddet uyguluyor, tehdit ediyorlar. Annelerini hayattan koparan, çocuklara şiddet uygulayarak anneyi tuzağa çeken o zihniyetin elinde bu çocukların büyümesine izin vermeyin. Çocukları derhal o evden alın.”

Pilğir'in sözleri, adalet arayışının mevcut sistemde nasıl karşılıksız bırakıldığını gözler önüne serdi:

“Bizim tek bir talebimiz var; bize kardeşimizin nerede olduğunu söylesinler. Gidip başında ağlayabileceğimiz, dua edebileceğimiz bir mezarımız olsun. Başka mağdurlar 'Bugün mezarlığa gittik' dediklerinde canım yanıyor. Benim bayramda gidebilecek bir mezarım yok. Kardeşimin kemiklerini bile olsa bana versinler.”


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.