Sayfa yolu
Göz göre göre gelen elektrik cinayetleri: 'Mazgal niyetine mayın döşediler'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Yayın Tarihi: 16.10.2026 , 00:08
Alsancak Vapur İskelesi’nin karşı sokağında bulunan Enver Dündar Başar Sokak’ta yer altından geçen elektrik kabloları ölüm tehlikesi saçıyor. Her gün çok sayıda insanın Kıbrıs Şehitleri Caddesi’ne ulaşmak için kullandığı Enver Dündar Başar Sokak’ta yerin altından geçen elektrik hattı dışarıya sızma yapıyor. Bir buçuk metrelik bir alanda meydana gelen elektrik kaçağı nedeniyle, sokak taşları sürekli sıcak kalıyor. Elektrik kaçağından pek çok insan yürürken çarpılırken olası bir can kaybı yaşanmasından korkuluyor. Esnaf, uzun süredir burada elektrik kaçağının yaşandığını ve bir sokak köpeğinin bu nedenle can verdiğini söyleyerek yetkililerin ilgisizliğinden şikayet etti.
Bu sözler İzmirli Ege Telgraf gazetesinin 19 Ocak 2019 tarihli haberinden.
Muhabir Utkucan Akkaş "Çözüm için illa biri mi ölmeli?" diye başlık attığı haber göz göre göre gelen faciayı haber vermiş.
İzmir'in en kalabalık yerlerinden biri Konak'ın Alsancak semti.
Kalabalık olması da gerekmezdi ama vapur iskelesine çıkan sokaktaki elektrik kaçağı yıllarca önemsenmedi. Şikayetlere kulak tıkandı. Yaralananlar, çarpılanlar oldu, esnaf defalarca durumu yetkililere bildirdi.
Yağmurda yalnızca karşıdan karşıya geçmek isteyen, elektrik akımına kapılan Özge Ceren Deniz ile ona yardım etmeye çalışırken akıma kapılan İnanç Öktemay hayatını kaybetti. Yaşanan olaya ihmal demek zor. 20 metre mesafede restoran işleten Ahmet Güner'se sıkıntılı bölgede senelerdir arıza olduğunu 2024 yılında şöyle ifade etmişti:
Elektrik borularının kablolarının geçtiği bir nokta. Bundan birkaç ay önce, yine yağmurlu bir günde orada su birikintisinin içinde böyle fokur fokur elektrik kaçağından dolayı suyun kaynadığını gördüm. Gelip, müdahale de ettiler o anda. Ama anladığım kadarıyla sorun çözülmemiş.
İnsanlar ölüyor, kimse sorumluluk almıyor...
Sorumlular belliydi, öncelikle Gediz Elektrik ve İZSU.
Her iki kurum da sorumluluğu birbirine attı.
Faciada mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda İZSU’yu aklama çabası haberlere yansıdı. Bilirkişi heyetindeki bir ismin daha önce CHP’den milletvekilliği ve belediye meclis üyeliği için aday adayı olduğu ortaya çıktı.
Elektrik şirketlerinin zaten bakım, onarım gibi işlere "yatırım" yapmadığı biliniyor. Sadece sel değil, yangın, deprem gibi felaketlerde de bunun ne kadar can yakan bir hale gelebildiğini, yurttaşları canından edebildiğini gördük. Ancak rant ve paradan başka şey düşünmeyen yalnızca şirketler değil.
Üstelik bu gelişmelerin ardından, şimdilerde AKP'ye transfer olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay İZSU'nun bazı hizmetlerini özelleştirme yoluna gitti.
Elektrik kaçağından bir ölüm daha
İzmir'de tablo bu haldeyken altyapısı yetersiz, rantın ve çarpık kentleşmenin zirve yaptığı bir diğer kent İstanbul 2 gündür su baskınlarıyla boğuşuyor.
Yurttaşlara "bodrum katından çıkın" diyen kent yöneticilerinin yetersiz adımları Fatih'te Balat Mahallesi Çukurbostan Parkı’nda yürüyen 14 yaşındaki Mahmut Işıldak'ın yaşamına mal oldu.
Işıldak'ın ayakkabılarının ıslanmaması için çıkararak yalın ayak yürüdüğü iddia edildi.
İstanbul Valiliği, 14 yaşındaki çocuğun ölümündeki ihmallerin araştırılması üzere soruşturma başlatıldığını duyurdu. Bu soruşturmaların ne kadar ilerletildiği, sorumluların ceza alıp almadığı konusu başka bir tartışma konusu.
soL Haber, görünenin arkasındakilere, gerçeklere odaklanıyor. Hiçbir yerde görmediğiniz içerikler hazırlıyor. Bu haberlerin daha da artması, güçlenmesi okurumuzun verdiği destekle mümkün. Siz de abone olun, soL'un haberlerine güç verin.
Parçalanan elektrik dağıtımı: Kamu yararı değil şirket kârları esas
Türkiye’de enerji sektörü, iletiminden dağıtımına kadar özel şirketlerin yağmasına açılmış durumda. Kamusal bir hak ve temel bir hizmet olması gereken elektrik hizmeti parçalanarak farklı sermaye gruplarına devredilirken, altyapısızlığın ve denetimsizliğin faturası sokak ortasında can veren yurttaşlara çıkarılıyor.
İstanbul’da Avrupa Yakası’nın elektriğini dağıtan BEDAŞ ile Anadolu Yakası’nı üstlenen AYEDAŞ gibi devlerin hüküm sürdüğü bu sistemde, kamu yararı değil şirket kârları esas alınıyor. Tıpkı İzmir'i Gediz Elektrik’e teslim eden zihniyet gibi, İstanbul’u da parçalayıp bu holdinglerin insafına bırakan piyasacı anlayış, kentleri adım adım birer ölüm tuzağına dönüştürüyor. Bakım, onarım ve altyapı yenileme yatırımlarını kârlılık cetvellerinde "maliyet" kalemi olarak gören dağıtım şirketleri milyarlık bilançolar açıklarken, kamusal güvenlik ikincil plana itiliyor.
Bu tablonun tek sorumlusu kâr hırsıyla hareket eden elektrik dağıtım şirketleri değil. Enerjiyi baştan aşağı piyasalaştıran, kamusal denetimi tamamen ortadan kaldıran ve özel şirketleri koruma zırhıyla kuşatan iktidar da, yaşanan tüm bu ölümlerin birincil faili. Altyapıyı Cengiz’in, Kolin’in, Sabancı’nın veya Gediz Elektrik’in sermayesine terk eden, denetim görevini "unutan" ve her felaketin ardından holdinglerin arkasına hizalanan iktidar İzmir’de de İstanbul’da da can alan bu düzene doğrudan ortak.
Süreç yalnızca kâr odaklı hareket eden özel dağıtım şirketleriyle sınırlı kalmıyor. Enerji sektörünü tamamen piyasa koşullarına açan, kamusal denetim mekanizmalarını işlevsizleştiren ve özel sektörü mevzuat zırhıyla koruyan siyasi iktidar da yaşanan can kayıplarının birincil sorumluları arasında yer alıyor. Kent altyapılarını Cengiz, Kolin, Sabancı veya Gediz Elektrik gibi sermaye gruplarının yönetimine bırakan ve her altyapı felaketinin ardından denetim sorumluluğunu göz ardı eden politik hat İzmir’den İstanbul’a uzanan bu tablonun doğrudan ortağı konumunda.
'Mazgal niyetine mayın döşediler'
İzmir'deki facia da soruşturmanın hangi noktaya geldiğine önemli bir örnek.
Davada şu anda tutuklu yargılanan yok.
30 sanığın istinaftaki yargılaması sürerken, mahkeme heyeti üçüncü bilirkişi raporunu istedi.
Hayatını kaybeden kızı Özge Ceren Deniz'i kaybeden baba Ahmet Abi'ye son durumu sorduk. Ahmet Abi de elektrik kaçağının bilindiğini hatırlattı:
İzmir'de Ege Telgraf gazetesi Mart 2019 tarihinde burada elektrik kaçağı olduğunu haber yapıyor. Ne Gediz elektrik ne de İZSU dikkate alıyor.
İZSU buraya su birikiyor diyerek 3 tane mazgal niyetine 3 tane mayın döşemiştir. Önlenebilir bir ihmal sonucu benim kızım vefat etti. Bugün benim kızım yarın sizlerin de çocukları ihmaller sonucu vefat edebilir. Memur olmayanların davası istinafta 20 Kasım 2026'da, memurların yargılanması 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 8 Ocak 2027'de devam edecek.
'Bu dava emsal olmalı'
Abi yine de yargılamadan umudunu kesmiş değil. Emsal bir dava olması için elinden geleni yapacağını vurguluyor:
Ben bu davanın Türkiye'de emsal bir dava olmasını, kamu vicdanını rahatlatacak en ağır cezanın verilmesini istiyorum. Verilecek ceza suç işleme potansiyeli olan işçiler, memurlar, belediyeler ve elektrik dağıtım şirketleri için caydırıcı olacaktır.
Türkiye'de kimse yolda elektrik çarparak ölmesin diye bütün duruşmalara katıldım. Bu davalar bütün Türkiyenin sahip çıkması gereken davalar. Çünkü hepimiz sokakta yürüyoruz. Sokaklarımızın güvenli olması gerekiyor. Benim kızım ihmaller sonucu vefat etmeseydi bugün doktor olarak bu memlekete hizmet edecekti. İnsanların canını kurtaracaktı.
'Kimsenin yolda yürürken elektrik akımına kapılmadığı bir ülke diliyorum'
Ahmet Abi İstanbul'da hayatını kaybeden çocuğu da hatırlattı, "İstanbul Fatih'te yaşanan elektrik faciası haberini izleyince çok üzüldüm. Vefat eden gencimizin ailesine başsağlığı dilerim. Allah sabırlarını arttırsın. Kimsenin yolda yürürken elektrik akımına kapılmadığı, sokaklarımızın güvenli olduğu bir Türkiye diliyorum" dedi.
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
İLGİLİ HABER
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.