Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Göz göre göre geldi, önüne geçilmedi: Ankara Gar Katliamı’nın 11. yılı

Neredeyse tüm detayları devlet tarafından önceden bilinen katliamlardan biriydi 10 Ekim. Saldırganın "helalleşerek" yola çıktığına kadar bilinen ama engellenmeyen katliamın 11. yılı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 10.10.2026 , 10:52 Güncelleme Tarihi: 10.10.2026 , 10:53

Ankara’da yapılan, çağrıcıları DİSK, KESK, TTB ve TMMOB olan Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi için ülkenin dört bir yanından gelen binlerce kişi, Tren Garı önünde toplanmıştı. 

Saatler 10.04’ü gösterirken peş peşe patlayan iki canlı bomba, onlarca insanın hayatını kararttı.

Türkiye’de intihar eylemi yapabilecek kişilerin belli bir listesi dahi var. Takip ediyorsunuz ama bu eylemi gerçekleştirme noktasına kadar şey yaptığınızda başka bir protestoyla karşılaşıyorsunuz… Biliyorsunuz bu, bir eylem hazırlığı içinde ama bunu gerçek bir eyleme dönüştürmedikçe veya elinizde o eylemin olabileceğine dair bir veri olmadıkça tutuklayamazsınız.

Bu sözler, 10 Ekim’de 104 yurttaşımızın yaşamını yitirdiği, yüzlerce kişinin yaralandığı büyük saldırının ardından dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu tarafından söylendi.

Yani “canlı bombaları takip ediyoruz, ancak eyleme geçmediği için yakalayamıyoruz” diyordu Davutoğlu…  

Saldırı bekleniyordu: Suruç bağı

Önce Diyarbakır, ardından Suruç ve sonrasında 10 Ekim’de Gar binası önünde yapılan IŞİD saldırılarının tamamının ortak noktası, saldırıyı gerçekleştiren isimlerin birbirleriyle olan bağlantısı, bu isimlerin birçoğunun istihbarat takibinde olduğunun kayıtlara geçecek kadar net olduğu ve saldırıların hepsinin öyle gizleye gizleye değil açık açık geldiğiydi.

Suruç’ta 33 genci öldüren canlı bomba Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün abisi Yunus Emre Alagöz, elini kolunu sallayarak geldiği Ankara’da Suriye uyruklu bir diğer canlı bombayla birlikte 103 kişiyi öldürüyor, ancak Suruç’tan bu yana Adıyaman’da örgütlenen ve takip altında olan "Dokumacılar" grubu adlı çeteye dokunulmuyor…

'Helalleştiğine kadar' biliyorlardı...

Yunus Emre Alagöz’ün ailesiyle “helalleştiğine” kadar bilgi sahibi olan ve helalleşmeyi Türkiye içinde sansasyonel bir eylemde kullanılabilir şeklinde uyarı notuna döken, yani Alagöz’ü dinleyip takip altına alanların sorumluluğu aradan geçen 11 yılın ardından hâlâ orta yerde duruyor.

MİT’in 10 Ekim’den hemen önce saldırı olacağına dair hazırladığı bilgi ve istihbarat notları, Emniyet’e gelen istihbaratlar ve süreç içinde ortaya çıkan onlarca diğer belge.

Ancak aradan geçen onca zamana karşın tıpkı diğer katliam davalarında olduğu gibi bu davada da asıl sorumlular hesap vermedi. Katliam alanından yaralıları taşımaya çalışırken atılan gaz bombaları, TOMA’yı alana sürenler görmezden gelindi.

Üstelik 10 Ekim mahkemelerinde bir sanık kendisini "AKP üyesiyim" diye savundu, 10 Ekim'e "katliam" diyen gazeteci “devleti alenen aşağılama” iddiasıyla hapis cezası aldı.

a

10 Ekim Katliamı'nın planlayıcılarındandı: IŞİD'in Türkiye yapılanmasını anlattı

Geçtiğimiz aylarda 10 Ekim Katliamı'nı yapan ve planlayan isimler arasındaki IŞİD'lilerden bazılarının yakalandığı haberleri gündeme geldi. 

Katliamın planlayıcılarından Ömer Deniz Dündar, IŞİD'in Türkiye yapılanmasını anlatmıştı. Silah sevkiyatından Avrupa bağlantılarına, şifreli veri trafiğinden "Türkiye Vilayeti"ne uzanan ağın ayrıntılarını anlatan Dündar, Mustafa Dokumacı'nın ölümünden sonra örgütün "Faruk Ofisi"nin başına getirildiğini, Türkiye'ye silah ve mühimmat geçirildiğini, Kosova ve Britanya bağlantılarıyla temas kurulduğunu söylemişti.

Dündar'ın anlattıkları IŞİD'lilerin ülkemizde ne kadar rahat dolaştığını ve nasıl yapılandıklarını bir kez daha ortaya koymuştu.

3

'Yol verilmiş, göz yumulmuş, Ankara’ya kadar gelip bombalarını patlatmışlar'

Yakınlarını kaybedenlerse Ankara Gar Katliamı’nı hatırlatmaya devam ediyor.

Oğlu Korkmaz Tedik’i kaybeden yurttaş geçtiğimiz yılki anmada soL'dan Özkan Öztaş'a konuşmuş ve şöyle demişti:

Biz şunu çok iyi biliyoruz. Bu iş sadece Ankara’da patlayan bir hadise değil. Antep’te yol verilmiş, göz yumulmuş. Ankara’ya kadar gelmişler, bombalarını patlatmışlar. Çünkü iktidar 7 Haziran’da kaybettiğini anladı. O dönem bir seçim dönemi idi. Sonra da gözdağı verdiler. Davutoğlu çıktı, ‘Yananlardan sonra oylarımız arttı’ demedi mi?


soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.